<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vidicat.Net Hayatın Anlamı &#187; Aşk Adına</title>
	<atom:link href="http://www.vidicat.net/category/hikayeler/ask-adina/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.vidicat.net</link>
	<description>Hayatı Anlayan Blog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 May 2011 07:54:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yüreğimde Hep Sancı</title>
		<link>http://www.vidicat.net/340</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/340#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 17:43:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[sancı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgim]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz]]></category>
		<category><![CDATA[yüreğimde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[


 Yüreğimde  hep  bir  sacncı,
İçimdeki  dinmeyen  acı,
Gönlümün  sahibi  bir  yabancı.
Hem  yabancı  hemde çok  yalancı&#8230;
 
Seviyorum  deyip  sevmez, 
Seninim  deyip  gelmez,
Gönlümde  hasreti  dinmez 
O  yabancı  O  yalancı,
İşte  buda  bendeki  sancı&#8230;
Benzer Yazılar:Bedavaya Yabancı Dil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p><strong><em><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://stu.inonu.edu.tr/~kayaali/g%FCzel%20Resimm/sevgi3.jpg" alt="" width="150" height="150" />Yüreğimde  hep  bir  sacncı,</em></strong></p>
<p><strong><em>İçimdeki  dinmeyen  acı,</em></strong></p>
<p><strong><em>Gönlümün  sahibi  bir  yabancı.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hem  yabancı  hemde çok  yalancı&#8230;</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Seviyorum  deyip  sevmez, </em></strong></p>
<p><strong><em>Seninim  deyip  gelmez,<span id="more-340"></span></em></strong></p>
<p><strong><em>Gönlümde  hasreti  dinmez </em></strong></p>
<p><strong><em>O  yabancı  O  yalancı,</em></strong></p>
<p><strong><em>İşte  buda  bendeki  sancı&#8230;</em></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bedavaya-yabanci-dil-ogren" rel="bookmark">Bedavaya Yabancı Dil Öğren.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum" rel="bookmark">Seni Seviyorum Ömrüm</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/arsivcilik-bolumu" rel="bookmark">Arşivcilik Bölümü</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/lgs-lys-2010-sinav-tarihleri" rel="bookmark">Lgs-Lys 2010 Sınav Tarihleri</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/arkeoloji-ve-sanat-tarihi-bolumu" rel="bookmark">Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/340/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkta Renklerin Anlamları</title>
		<link>http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 18:24:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[anlatır]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[gökkuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[renkler]]></category>
		<category><![CDATA[renkleri]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] 
Arkadaşlar birçok arkadaşımız çok merak ettiği bir konu; renklerin anlamları nelerdir.. Bazen aşk hayatımızda bazende normal hayatımızda bu renklerin ne demek olduğunu merak etmişizdir.. Biz vidicat.bet ailesi olarak bu renkleri sizler için aradık bulduk neden hep kırmızı gül veririz aşkımıza ,sevdiklerimize nedeni tabiki var.. Birbirinden güzel renkler mevcut dünyamızda biz en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://images1.hiboox.com/images/3007/mprcuvkv.gif" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p>Arkadaşlar birçok arkadaşımız çok merak ettiği bir konu; <strong>renklerin anlamları</strong> nelerdir.. Bazen aşk hayatımızda bazende normal hayatımızda bu renklerin ne demek olduğunu merak etmişizdir.. Biz vidicat.bet ailesi olarak bu renkleri sizler için aradık bulduk neden hep kırmızı gül veririz aşkımıza ,sevdiklerimize nedeni tabiki var.. Birbirinden güzel renkler mevcut dünyamızda biz en önemlilerini aldık koyduk. Umarım hoşnut olursunuz;</p>
<p>işte renkler ve anlamları <img src='http://www.vidicat.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <span id="more-285"></span></p>
<p><strong>KIRMIZI</strong>:</p>
<p>Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir.</p>
<p>İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış bir inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır.</p>
<p><strong>YEŞİL</strong>:</p>
<p>Duygusal olarak bizi en çok etkileyen bir organımız olan kalp organının , bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın rengidir. Güven veren renktir. O yüzden bankaların logolarında hakim renktir. Yeşil yaratıcılığı körükler. Bu yüzden büyük lokanta mutfaklarında yeşil tercih edilir. Hastanelerde de yeşil rahatlatıcı özelliği nedeniyle kullanılır. Yeşil alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır.</p>
<p><strong>SİYAH</strong>:</p>
<p>Duygusallığı ve hüznü simgeler. Gücü ve tutkuyu temsil eder. Bizde ve batıda siyah matemi temsil ederken, Japonya&#8217;da siyah mutluluktur. Siyah fonda kullanılırsa karamsarlığı çağrıştırır. Einstein konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan odaları tercih ederdi.</p>
<p><strong>MAVİ</strong>:</p>
<p>Vücudumuzda boğaz bölgesini yansıtan bir renktir. Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir. Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı simgeler. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır.</p>
<p><strong>LACİVERT</strong>:</p>
<p>Kozmik renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği simgeler. O yüzden dünyadaki firmaların yarıdan fazlası logolarında laciverdi kullanır. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır.</p>
<p><strong>MOR</strong>:</p>
<p>Eskiden beri ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih , yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını korkuttuğu saptanmıştır. İntihar edenlerin beğendiği renktir.</p>
<p><strong>PEMBE:</strong></p>
<p>Uyum ,neşe , şirinliğin ve sevginin simgesi. Rahat hissettiren ve dinlendiren bir renktir. Bu yüzden bazı büyük mağazalar tezgahtarlarına pembe üniforma giydirir ki, müşteriler kendilerini rahat hissetsin diye. Pembe aynı zamanda çocuk rengidir.</p>
<p><strong>SARI:</strong></p>
<p>Sarı zeka , incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür.</p>
<p><strong>BEYAZ</strong>:</p>
<p>Temizliği ve saflığı temsil eder. İstikrarı, devamlılığı simgeler. Politikacılar beyazı pek severler, çünkü temiz, dürüst izlenimi vermek isterler&#8230;</p>
<p><strong>KAHVERENGİ:</strong></p>
<p>Gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. Kansas Ünv.de bir sergide, duvarların rengi değiştirilebilir hale getirilmiş. Fonda beyaz kullanıldığında insanlar sergide yavaş hareket etmiş. Fon kahverengiye döndüğünde ise insanlar müzede daha çok yeri daha az zamanda gezmişler. Kahverengi insanı hızlandırır. Bu yüzden fastfoodlar iç mekanda kahverengi kullanır. Kahverengi toprak rengidir. Kıyafetlerde pek tercih edilmez, çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta dikkat çekmezler.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/ilginc-bir-zihin-yonlendirmesi" rel="bookmark">İlginç Bir Zihin Yönlendirmesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/migren-hastaliginin-dusmanlari" rel="bookmark">Migren Hastalığının Düşmanları</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/karinca-ile-agustos-bocegi" rel="bookmark">Karınca İle Ağustos Böceği</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/akneler-ve-sivilceler-akne-ve-sivilce-nasil-gecer" rel="bookmark">Akneler ve sivilceler | Akne ve Sivilce Nasıl Geçer</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/robotlarin-ayaklanmasi-sonucu" rel="bookmark">Robotların Ayaklanması Sonucu</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bana Aşkı Anlat</title>
		<link>http://www.vidicat.net/bana-aski-anlat</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/bana-aski-anlat#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 14:08:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[anlat]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[bana]]></category>
		<category><![CDATA[birtanem]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilim]]></category>
		<category><![CDATA[sevinçli]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[Öyle anlat ki, ilk kez aşık oluyormuşcasına garip bir heyecanla tanışayım yeniden&#8230;Öyle anlat ki, tüm bildiklerimi unutayım bir otel odasında ve yola çıkmak gelsin içindem. Trenleri düşüneyim, uçakları değil, ayışığı gölgesinde geceler yasemin koksun usulca, bir çakıl okyanusların yosununu taşısın avuçlarıma; görmediğim kentler benim olsun, konuşmadığım diller anadilim&#8230;Dar zamanlara nice dünyayı sığdırayım da, geniş zamanlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 10px; border: black 10px solid;" src="http://img.blogcu.com/uploads/bahargozlum_17a.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Öyle anlat ki, ilk kez aşık oluyormuşcasına garip bir heyecanla tanışayım yeniden&#8230;Öyle anlat ki, tüm bildiklerimi unutayım bir otel odasında ve yola çıkmak gelsin içindem. Trenleri düşüneyim, uçakları değil, ayışığı gölgesinde geceler yasemin koksun usulca, bir çakıl okyanusların yosununu taşısın avuçlarıma; görmediğim kentler benim olsun, konuşmadığım diller anadilim&#8230;Dar zamanlara nice dünyayı sığdırayım da, geniş zamanlarda bir telefon sesine tutsak kalayım&#8230; <span id="more-273"></span>Aşkı anlat bana, öyle anlat ki, kalabalıklarda yalnız, yalnızlığımda kalabalık olayım; mutluluklardan ve mutsuzluklardan arınayım&#8230;Hep yağmur yağsın anlattığın aşkta, kapılar ardına kadar açılsın ve öyle unutulsun, akan bir tavan olsun çatı katında, terasta sardunyalar, sonra bir kedi olsun mutlaka, sokakta bulunup eve getirilmiş tekir bir kedi&#8230; </span></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun" rel="bookmark">Erkekler Sevmez Diyenler Okusun...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/msndeki-virusleri-temizleme-yontemleri" rel="bookmark">Msndeki Virüsleri Temizleme Yöntemleri</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/isimsiz-sevgi-bu-olsa-gerek" rel="bookmark">İsimsiz Sevgi Bu Olsa Gerek</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kedi-dis-bakimi-nasil-yapilir" rel="bookmark">Kedi dış bakımı nasıl yapılır ?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/bana-aski-anlat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsimsiz Sevgi Bu Olsa Gerek</title>
		<link>http://www.vidicat.net/isimsiz-sevgi-bu-olsa-gerek</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/isimsiz-sevgi-bu-olsa-gerek#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:56:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[budur]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek aşk]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[isimsiz]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[Size sevmesini öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler.Hep bekletmeyi.,.hep ertelemeyi&#8230;bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini ama hep uzakta olanı özledik,hiç dinmedi doyumsuzluğumuz,biz hep uzaktakini sevdik sevgili&#8230;yanımızdakini değil,odamızın duvarının arkasındakini değil,birşeyler paylaştığımızı değil,uzaklardakini,ulaşamadığımız kadar uzaklardakini sevdik&#8230;Yanımızdakileri kırıp geçirdik,incitip üzdük de, hep ulaşamadıklarımıza sakladık söyleyemediğimiz o güzel sözleri&#8230; Özlediğimiz sevgiden delice korktuk biz sevgili. Sevmek bizim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://www.resimlersokagi.com/data/media/239/www.harikasozler.net_-_Hareketli_Sevgi_1.gif" alt="" width="150" height="150" /><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Size sevmesini öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler.Hep bekletmeyi.,.hep ertelemeyi&#8230;bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini ama hep uzakta olanı özledik,hiç dinmedi doyumsuzluğumuz,biz hep uzaktakini sevdik sevgili&#8230;yanımızdakini değil,odamızın duvarının arkasındakini değil,birşeyler paylaştığımızı değil,uzaklardakini,ulaşamadığımız kadar uzaklardakini sevdik&#8230;Yanımızdakileri kırıp geçirdik,incitip üzdük de, hep ulaşamadıklarımıza sakladık söyleyemediğimiz o güzel sözleri&#8230; Özlediğimiz sevgiden delice korktuk biz sevgili. <span id="more-261"></span>Sevmek bizim için sınırlarımızdan hiç çıkmamaktı. Kendi sınırlarımızda sevmek hep kapana kısılmaktı.Bu korku yüzünden hep karşımızdaki insanların sevgisini eksik bulduk,küçümsedik onların sevgisini,yeni heyecanlar arama isteği vardı.Bir kişide takılı kalmak ne kadar basit diyorduk. Gözümüz hep uçan kuşlardaydı.Yüksek dağların en tepesinden bakıyorduk insanlara biz. Sorun bizdeydi sevgili. Sevgiye inançsız olan bizdik&#8230;Bir insan bizi sevmeye başladığında,yenildiğinde sevgimize;ondan uzaklaşır, nasıl da tiksinirdik sevgilerinden biz. Ama bizden biraz uzaklaşmaya görsünler onları yana yakıla nasıl da arardık. Çünkü biz sevilmeye alışmıştık, hatırlasana nasıl da ihtiyaç duyardık seslerine, kokularına. Kaybolmuştuk dağıttığımız sevgilerde. Kim bizi seviyordu, biz kimi seviyorduk. Sınırlar erir, karışırdı herşey. Öksüz sahipsiz bir sevgimiz vardı ama onu kime vereceğimizi şaşırdık. İnanırlardı bize,inanırlardı o öksüz, sahipsiz, başıboş sevgimize. Çünkü çevremizdeki herkes o kadar hasretti ki sevgiye&#8230;Çünkü onlar da bizim gibi sınırlar içinde büyümüşlerdi. açılamıyorlardı,kendilerini tanıyamadan çıkamazlardı, sınırdan izinsiz çıkış yoktu bize,sevgiye geçit yoktu.Kaç zamandır kendimizi kandırdık sevgili. Kimi sevenler şarkılarda yaşatır sevdiğini,kimi eski cüzdanındaki eski, soluk bir resimde, kimi ise hayallerle süslediği sınırlı dünyasında anlatacak çok şeyleri yoktur.Çok olan sadece çektikleri acılardır sınırlı dünyalarında.Bunu bilirler sevgili,ama kıramazlar zincirleri. Aşkı,sevmeyi,sevilmeyi kendimizi adamayı o kadar çok özlemişken,aynı zamanda ikiyüzlülükte içimize işlemişti.Kendimden biliyorum,gözümüzde hayatımızın zerre kadar önemi yoktu.Gerektiğinde hayatımızı hiçe sayacak kadar kahraman ama bir o kadar da yalancı ve riyakardık sevgili. Patlayıcı bir madde gibi taşırdık sevgileri.Kaygı dolu,ürküntü dolu bir sır gibi taşırdık sevgileri.Okuduğumuz yoksulluk romanlarında,gözyaşlarıyla seyrettiğimiz filmlerde anlatılan kahramanların hayatlarından daha berbattı hayatımız aslında.Ama kendimize duymadığımız şefkati onlara duyardık&#8230;Birbirimize ne kadar ne kadar üzüldüğümüzü gösteremediğimizden,birbirimizin derdine yeterince eğilemediğimiz için bu filmlerdeki kahramanların hayatlarına ağlardık doyasıya&#8230;. Aslında birbirimizi çok sevmek istiyorduk,ama nedense çok utanıyorduk bundan ve hep erteliyorduk.Yürürken sokakta karanlıklar eşlik ederdi yalnızlığımıza.Sokağın sonunda o gökyüzünün yalancılığı bizi de vururdu kaybolan o sahipsiz aşklarıda&#8230; Biliyormusun bugüne kadar hep seviyormuşum gibi yaptım ben.Aslında onları tanımıyordum ben,ama yinede ihtiyacım vardı sevgilerine .Bağışlasınlar beni ve unutmasınlar,onlar adına onlardan daha çok acı çektim ben&#8230; Bir tek seni tanıyorum aslında ben&#8230;Bir tek seni&#8230; Dinliyorum anlat hadi&#8230;Demek sonsuza dek kaçıyormuş insan kendisinden&#8230;&#8230;</strong></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/ask-ne-zaman-baslar" rel="bookmark">Aşk Ne Zaman Başlar?</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/ask-maddiyat-degildir" rel="bookmark">Aşk Maddiyat Değildir..</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olumsuz-kirmizi-gullerin-aska-bakisi" rel="bookmark">Ölümsüz Kırmızı Güllerin Aşka Bakışı</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/isimsiz-sevgi-bu-olsa-gerek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günün Ayazında Bir yürek</title>
		<link>http://www.vidicat.net/gunun-ayazinda-bir-yurek</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/gunun-ayazinda-bir-yurek#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2009 19:52:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[adına]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ayazında]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[günün]]></category>
		<category><![CDATA[hüzünlü]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yürek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=228</guid>
		<description><![CDATA[Ayazda Bir Yürek Var&#8230;
Bu sabah beni uyandırmadan işe gitti. Giyindiğini duydum, ama kalkmadım. Kalkmak istemedim. Bir ara yataga eğilip bir süre yüzümü seyretti. Soluğunu hissettim. Uyumadığımı farketti sanıyorum. Ama birşey demedi. Gözlerim kapalıydı, ama yüzüme umutsuz bir hüzünle baktigini hissettim. Günlerdir dogru dürüst birsey konusamıyoruz. Birbirimizden saklanarak yaşıyoruz sanki. Oysa bir yıl önce ne büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="color: #e84d17; text-align: left;"><strong>Ayazda Bir Yürek Var&#8230;</strong><br />
<img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" title="Aşk Adına" src="http://img2.blogcu.com/images/y/a/s/yasaminbutunrenkleri/girl0196ngov1.jpg" alt="" width="150" height="150" /><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Bu sabah beni uyandırmadan işe gitti. Giyindiğini duydum, ama kalkmadım. Kalkmak istemedim. Bir ara yataga eğilip bir süre yüzümü seyretti. Soluğunu hissettim. Uyumadığımı farketti sanıyorum. Ama birşey demedi. Gözlerim kapalıydı, ama yüzüme umutsuz bir hüzünle baktigini hissettim. Günlerdir dogru dürüst birsey konusamıyoruz. Birbirimizden saklanarak yaşıyoruz sanki. Oysa bir yıl önce ne büyük bir hevesle başlamıştık birbirimizi sevmeye&#8230; 5 aydır bende kalıyor. Günlük hayatın o basit, o bayağı ayrıntıları sevgimizi acımasızca kemiriyor. <span id="more-228"></span>Ama o bu konuyu açmaktan ısrarla kaçıyor. Ne zaman ilişkimizin nereye gittiğini konuşmak istesem, ya konuyu değiştiriyor, ya kaçamak cevaplar veriyor&#8230;<br />
Kalktığımda mutfakta notunu gördüm: Sevgilim, öyle güzel uyuyordun ki, uyandırmaya kıyamadım. Bu gece işyerinde nöbetçiyim. Beni merak etme. Sevgiyle, yazıyordu&#8230;<br />
Notunu okuyunca gözlerim doldu. Bir bıçağın ucu kalbimde hafifçe gezindi sanki&#8230; Ona karşi hoyrat davrandığımı hissettim bir an. İlişkimizin sürmesi için asıl çırpınan oydu sanki. Bir de bana bu aralar çok ihtiyaci vardı. Başka bir eve taşınacak gücü yoktu. Asıinda ben de onu hayatımdan kolay kolay çıkaramazdım. Bir tek onunla huzur içinde uyuyabiliyordum. Bu sevginin en gerekli koşullarından biridir, bilirsiniz. Ama başka bir sevgiliyi, başka bir aşkı özlüyordum. Ve bu kentten uzaklara, çok uzaklara gitmek istiyordum. Hem onsuz uyuyamıyordum, hem de çok yalnızdım. Ben ondan uzaklaştıkça, o da benden uzaklaşıyordu. Uzaklaştıkça ruhumuz üşüyor, üşüdükçe de örtünüyor, birbirimizden gizleniyorduk. Gizlendikçe daha bir yalnızlaşıyorduk&#8230; Bütün gün onu düşünüp içtim. Başka hiçbir şey yapmadım. Akşam oldu. Şehrin ışıkları yandı. Kalktım internetimin başına geçtim. Aslında yaptığım büyük bir hataydı. Bu ilişkiyi tamamen bitirebilirdim. Ama nedense kendime karşı koyamadım. Ve internette onun sayfasına girdim&#8230; Sayfasının ismi Ayazdaki Bir Yürek&#8217;ti. Fransız yönetmen Claude Saute&#8217;nin bu filmini birlikte gözyaşları içinde seyretmiştik&#8230; Filmin ismini günlerce sayıklayıp durmuştu. &#8220;Benim de yüreğim hep ayazdadır&#8221;, diyordu. Sinema tutkunuydu. Para bulduğunda çekmeyi düşündüğü birsürü senaryosu vardı&#8230; Ama parası hiç olmuyordu. Zamanının daraldığını düşünüyor, yaptığı işlerin onu asıl yapmak istediklerinden uzaklaştırdığını farkettikçe hırçınlaşıyor, bu yüzden çalıştığı yerlerde fazla barınamıyordu&#8230;<br />
Kendimi tiyatrocu Ümit olarak tanıttım ona&#8230; Dedim ya, yaptığım büyük bir hataydı diye&#8230;<br />
- Sizi tanımak istiyorum.. Ben tiyatroyla uğraşıyorum. Adım Ümit. Arada sırada dublaj yaparım. Adını söyledikten sonra, onu aramama iten nedenin ne oldugunu sordu.<br />
- Sitenizin ismi Ayazda Bir Yürek. Yanılmıyorsam bu bir filmin adı&#8230;<br />
- Evet, Claude Saute&#8217;nin filmi. Çok etkilenmiştim. Siz seyrettiniz mi?..<br />
- Seyrettim. Ben de çok etkilenmiştim. Sinemayla ilgilisiniz galiba.<br />
İlgili ne demek. Sinema benim tek tutkumdur. Senaryo yazıyorum. En büyük idealim yazdığım senaryoları çekebilmek&#8230; Ama para meselesi işte&#8230;<br />
- Şu an ne iş yapıyorsunuz?<br />
- Reklamcılıkla ilgili bir dergide editörlük yapıyorum. Çok sıkılıyorum ve atılmam an meselesi&#8230; Sizin işler nasil?<br />
- Pek iyi sayılmaz, hatta berbat diyebilirim. Tiyatro çevresini bilir misiniz, bilmem. Hep ahbap çavus iliskileri geçerlidir. Yoz, çürümüs bir dünya. İdealist, dürüst insanlara yer yoktur bu dünyada&#8230;<br />
-Desenize sinema dünyasından pek bir farkı yok. Peki söyler misiniz, bizim gibi insanlara ne zaman şans tanınacak?<br />
- İşimiz çok zor. Ya kurallara uyacağız, ya da köşemizde bekleyip hüzün biriktireceğiz&#8230;<br />
- Hayır, ben köşemde oturup beklemek istemiyorum. Mutlaka birseyler yapmalıyım.<br />
-Şu an neredesiniz?<br />
-Lanet olası işyerimdeyim. Bitirilmesi gereken sayfalar var. Yarın dergi baskıya girecek. Ya siz, siz neredesiniz?<br />
- Ben evimdeyim. Ve canım hiçbir şey yapmak istemiyor.<br />
-Yalnız mısınız?<br />
- Evet, yalnızım.<br />
- Birlikte oldugunuz kimse yok mu?<br />
-Neden sordunuz?<br />
- Hiç işte, öylesine sordum.<br />
- Hayatımda biri var. Ama şu an evde değil. Peki siz, sizin hayatınızda biri var mı?<br />
- Evet, var&#8230;<br />
- Ne iş yapıyor?<br />
- Yazar. Oldukça da tanınmıs bir yazar. Bir yılı aşkındır beraberiz.<br />
- Nerede yazıyor?<br />
- Nerede yazdığını söylemesem. Onu bilmenizi istemiyorum. Kitapları da var. Peki, siz ne zamandır birliktesiniz?<br />
- Ne tesadüf bizim de ilişkimiz bir yılı aşıtı. Ama yolunda gitmeyen şeyler var. Tıkandık. Galiba. Birbirimizden gizlenerek yaşıyoruz ne zamandır. Aynı evdeyiz, ama birbirimizden çok uzaktayız&#8230;<br />
-Bizim ilişkimiz de pek farklı sayılmaz. Biz de tıkandık. Ne zamandır yoğunlaşamıyor bana. Varsa yoksa yazıları ve okurları. Bazen beni görmediğini bile düşünüyorum. İlişkimiz tıkandıkça kendini yaptiği işe daha çok veriyor ve benden daha çok uzaklaşıyor.<br />
-Hayatında başka biri olabilir mi?<br />
-Biri degil, birileri var. Flört etmeyi çok sever. Ama ilişkiler biraz derinleşmeye, ciddileşmeye başlamaya görsün, hemen bitirir. Bağlanmaktan çok korkar.<br />
-Peki, nasıl katlanıyorsunuz bu duruma, çok zor olsa gerek. Ben olsam dayanamazdım. Ayrılmayı düşünmüyor musunuz?<br />
- Çok düşündüm. Ama bu konuda biraz korkağım galiba. Bir de ona çok alıştım. Yalnızca onunla uyuyabiliyorum.<br />
- Sizin de hayatınıza başkaları giriyor mu?<br />
- Evet, giriyor. Ama hiçbiri onun yerini tutmuyor. Hay Allah, neler konuşuyorum sizinle ben böyle&#8230; Ben en yakın arkadaşlarımla bile bunları rahat konuşamıyorum&#8230;<br />
- Ama bana rahatça anlatıyorsunuz&#8230;<br />
-Bilmiyorum, belki sizi hiç tanımadığım için, bana bir yabancı olduğunuz için bu kadar rahatım sizinle&#8230; Hiç tanımadığı insanlara daha kolay anlatıyor insan kendisini&#8230;<br />
Peki, siz birlikte olduğunuz insanla herşeyinizi konuşabiliyor musunuz?..<br />
- Evet, desem yalan olur. Ben de sizin gibi hiç tanımadıklarıma daha rahat anlatıyorum kendimi&#8230;<br />
-Sevgilinizin yerinde olmak istemezdim&#8230;<br />
-Ben de sizin sevgilinizin yerinde olmak istemezdim.<br />
- Hayatımız ne kadar yorucu değil mi? Belirsizlikler beni çok yıpratıyor. Herşey net olsun isterdim. Hiç tanımadığım birine en gizli şeylerimi anlatmak bana acı veriyor. Kendimden utanıyorum. Ama yine de yapıyorum. Ne kadar yalnızım demek ki, ne kadar susamışım birine kendimi anlatmaya&#8230; Sabah işe gelirken onu uyurken seyrettim. Öyle masum görünüyordu ki&#8230; Neden hiç başladığı gibi sürmez ilişkiler&#8230;<br />
- Aşk çok güzel birşeydir, ama kısa ömürlüdür.<br />
-Kısa ömürlü olduğuna inanmıyorum. Aşkta hata aramayalım. Aslında bizler benciliz. Sahip olduklarımızın değerini bilmiyoruz, hemen tüketiyoruz. İlk günlerimizi öylesine çok özlüyorum ki. Soluk alamazdım bazen. Kış günü bütün pencereleri açardım. Yanımdayken bile özlerdim. Soluksuz kalıp öleceğim sanırdım hep. Nereye dokunsam ona dokunmus gibi olurdum. Nereye gitsem beni gördügünü hissederdim. Tanrım gibiydi o. Bedenime dokunurdum ve dokunduğum yer hazla titrerdi. Çünkü kendime dokunduğumda ona dokunmuş gibi olurdum. Ama son zamanlarda onu öptüğümde bir boşluğu öper gibiyim&#8230; Artık birbirimize tahammül etmek zorundayız. Para biriktiriyorum,ayrı bir eve çıkmak için. Bir süre daha onun evinde kalmaya ihtiyacim var.<br />
- O bunları biliyor mu?<br />
-Biliyor, ama bunları hiç konuşmuyoruz onunla. Gitmemi bekliyor sanırım.<br />
Yalnızlığı ve yazılarıyla başbaşa kalmak istiyor ve uzaktaki bir sürü sevgilisiyle&#8230; Ayazda iki yüreğiz biz şimdi&#8230;<br />
-Soluksuz kalırdım, dediniz ya, aklıma birşey geldi. Gazetelerden birinde yazmıştı. Küçük bir çocuk karpuz yerken, çekirdeklerinden birini soluk borusuna kaçırmış. Aradan günler geçmis. Çocuk gittikçe soluk almakta zorlanıyormuş. Tıkanmaları artınca doktora götürmüşler. Röntgen çekilmiş ve soluk borusunda karpuz çekirdeğinin kök yaptığı görülmüş&#8230; Soluğunu tıkayan buymuş. Hemen ameliyata sokmuşlar ve bu kökü söküp almışlar. Çocuk rahat soluk almaya başlamış. Ama birkaç gün sonra ölmüş!.. Aşktan sözedilince hep bu olay gelir aklıma. Aşıkken soluk almakta zorlanırız, ama aşk olmayınca, onu bizden aldıklarında ölürüz. Ve kimse niye öldügümüzü anlamaz&#8230;<br />
- Çok kötü oldum. Bütün bedenim ürperdi. Bana ne yaptınız böyle. Herşeyi unutmaya çalışıyordum oysa. Bütün duygularım ayaklandı birden&#8230; Sizde anlayamadığım birşey var&#8230;<br />
- Nasıl birşey?<br />
- Sanki sizi çok eskiden beri taniyormuşum gibiyim&#8230; Biliyor musunuz, insanda uzun yola çıkmak duygusu uyandırıyorsunuz.<br />
- Aşık olduğumu hissettiğim anlarda uzun bir yola çıkmayı çok isterim..<br />
-En çok nereye mesela?..<br />
- Trabzon&#8217;daki Uzungöl&#8217;e&#8230; Orada hem kendinizi sonsuzluk içinde hissedersiniz, hem de acı veren, ama şefkatli bir korunaklılık içindesinizdir&#8230; Tıpkı aşk gibi&#8230;<br />
- İnanmayacaksaniz belki ama, ben de orasını düşünmüştüm. Ne tuhaf, internette kurulan dostluklara, yakınlıklara pek inanmaz, gülüp geçerdim. Ama şu an sizi görmeyi ve yüzyüze tanışmayı öyle çok istiyorum ki&#8230;<br />
- Farkında mısınız, sabah oluyor?..<br />
- Evet, vaktin nasıl geçtiğini farketmemişim bile. Peki siz, siz benimle yüzyüze görüşmek istiyor musunuz?<br />
- İstemiyorum, desem yalan olur.. Hatta ben sizinle hemen bugün Uzungöl&#8217;e yola çıkmak istiyorum..<br />
-Siz ciddi misiniz, yoksa benimle dalga mı geçiyorsunuz?<br />
- Hayır, hiç olmadığı kadar ciddiyim. Ama siz bu yolculuğa hazır mısınız, sorun o&#8230;<br />
- Hazırım&#8230; Ben biraz deliyimdir.Siz benim deli yanımı bilmiyorsunuz daha&#8230;<br />
- Peki işiniz, asıl önemlisi sevgiliniz&#8230;<br />
-İşimin canı cehenneme. Zaten bugün yarın çıkartacaklardı. Onlar atmadan ben ayrılırım şerefimle&#8230;<br />
- Peki sevgiliniz?..<br />
-Nasıldı o dizeler: Can çekişen aşkları vurmalı<br />
Vurmalı ve sıradan bir intihar süsü verilmeli&#8230;<br />
-Akif Kurtuluş&#8217;un dizeleri yanılmıyorsam..<br />
-Sevgilinizin yerinde olmak istemezdim&#8230;<br />
-Nerede ve kaçta buluşuyoruz?<br />
- Atatür Kültür Merkezi&#8217;nin önünde, saat 12.00&#8242;de&#8230; Peki sevgilinize ne diyeceksiniz?<br />
- Onu arar, herşeyi söylerim, o işi bana bırakın. Hadi, şimdilik hoşçakalın&#8230;<br />
Ve birkaç dakika sonra telefonum ardarda 2 kez çaldı. Açmadım tabii ki, telesekreter devreye girdi. Telesekreterin sesini iyice açtım. Konuşması tedirgindi. Beni incitmekten korktuğu belliydi: Canım, birbirimizi çok sevdik, ama ne zamandır sevgimiz bizi korumuyordu. Son günlerde ikimizde çok yalnızdık. Bitmesi ikimiz için de iyi olacak. Seni hep güzel anmak istiyorum. Uzun bir yola çıkıyorum. Beni merak etme ve bekleme. Belki bir gün seni ararım. Hiç beklemediğin bir anda&#8230; Seni incittiysem bağışla.<br />
Evet, ben de en az onun kadar deliydim. Hemen bavulumu hazırlamaya koyuldum. Beni görünce ya mahvolacak ya da uzun yola çıkacaktık. Birlikte ne zamandır çıkmayı düşlediğimiz ama bir türlü çıkamadığımız o uzun yola..</strong></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum" rel="bookmark">Seni Seviyorum Ömrüm</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/gunun-ayazinda-bir-yurek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölümsüz Kırmızı Güllerin Aşka Bakışı</title>
		<link>http://www.vidicat.net/olumsuz-kirmizi-gullerin-aska-bakisi</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/olumsuz-kirmizi-gullerin-aska-bakisi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2009 19:45:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[bakışı]]></category>
		<category><![CDATA[duygulu]]></category>
		<category><![CDATA[güller]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[ölümsüz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[ 
 Ö L Ü M S Ü Z   K I R M I Z I  G Ü L L E R
Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı. Zaten onlarla adaştı da Kocasının sevgili Rose idi&#8230;Her Sevgililer Gününde kapısının önünde bulduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı. Hiç aksamadan. Hatta, eşini kaybettiği yıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> <em>Ö L Ü M S Ü Z   K I R M I Z I  G Ü L L E R</em></strong><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" title="Kırmızı Gül" src="http://www.cicekresimleri.net/data/media/100/kirmizi-guller.jpg" alt="" width="150" height="150" /><br />
<strong>Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı. Zaten onlarla adaştı da Kocasının sevgili Rose idi&#8230;Her Sevgililer Gününde kapısının önünde bulduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı. Hiç aksamadan. Hatta, eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış, gülleri kucağına bırakılmışıtı.Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük bir kartla birlikte. Her yıl güllere iliştirdigi karta ayni cümleleri yazardı : &#8220;Seni bu sene, geçen senekinden daha çok seviyorum.&#8221; Birden, bunların son gülleri oldugunu düsündü.<span id="more-225"></span> Önceden ısmarlamış olmalıydı. Öleceğini nasıl bilebilirdi? Zaten her şeyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi.Gülleri özenle içeri taşıdı. Saplarını kesti, vazoya yerleştirdi.Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine, gülümseyen fotoğrafının yanına koydu. Orada kocasının koltuğunda oturup saatlerce gülleri ve fotografı seyretti. Sessizce&#8230; Bitmek bilmeyen bir yıl geçti. Yapayanlız ve hüzün dolu bir yıl&#8230;Sonra bir sabah kapı çalındı. Tıpkı eski günlerde olduğu gibi kıpkırmızı gülleri, üzerinde küçük kartıyla birlikte eşikteydi. Sevgililer Günü&#8217;nü kutluyordu. Gülleri içeri aldı. Saşkınlık içinde doğru telefona gitti. Çiçekçi dükkanını aradı.Onu bu kadar üzmeye kimin ne hakkı vardi? Biliyorum dedi, çiçekçi. Eşinizi geçen yıl kaybettiniz. Telefon edeceğinizi de biliyordum. Bugün size yolladığım gülleri çok önceden ısmarlayıp, parasını da ödemişti. Hep öyle yapardı zaten. Hiç şansa bırakmazdı. Dosyamda talimat var. Bu çiçekleri size her yıl yollayacağım. Bir de özel kart vardı. Kendi el yazısıyla. Bilmeniz gerek diye düşünüyorum. Ölümünden sonra çiçeklere iliştirmemi istedigi kart. Rose hıçkırıklar arasında teşekkür ederek telefonu kapadı . Parmakları titreyerek zarfı açtı. &#8220;Merhaba sevgilim&#8221; diye başlıyordu kart. &#8220;Bir yıldır ayrıyız. Umarım senin için çok zor olmamıştır. Yalnızlığını ve acılarını hissedebiliyorum. Giden sen,kalan ben olsaydim neler çekerdim, kim bilir ? Sevgi paylaşıldığında yaşamın tadına doyum olmuyor. Seni kelimelerle anlatılamayacak kadar çok sevdim. Harika bir eştin. Dostum, sevgilim, benim. Sadece bir yıldır ayrıyız. Kendini bırakma. Ağlarken bile mutlu olmanı istiyorum. Onun için bundan sonraki yıllarda güller hep kapımızda olacak.Onları kucağına aldığında paylaştığımız mutluluğu ve kutsandığımızı düşün. Seni hep sevdim.Her zaman da sevecegim. Ama yaşamalısın. Devam etmelişin. Lütfen mutluluğu yeniden yakalamaya çalıp. Kolay değil, biliyorum ama bir yolunu bulacağına eminim. Güller, senin kapıyı açmadığın güne dek gelmeye devam edecek. O gün çiçekçi beş ayrı zamanda gelip kapıyı çalacak, eve dönüp dönmediğini kontrol edecek. Beşinciden sonra emin olarak gülleri ona verdigim yeni adrese getirip seninle yeniden ve ebediyen kavuştuğumuz yere bırakacak.&#8221;</strong></p>
<p><strong>Şimdi bunu tüm sevdiklerinize gönderin LÜTFEN&#8230;.( aşağıdaki Facebook ve diğer bağlantılarını kullanabilirisiniz.. <img src='http://www.vidicat.net/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' />  )<br />
</strong></p>
<p><strong>Hayata İyi Bakın!!! </strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail-ile-konusulanlar" rel="bookmark">Ölüm anında Azrail İle Konusulanlar</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/olumsuz-kirmizi-gullerin-aska-bakisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim Canım Sevgilim&#8230;</title>
		<link>http://www.vidicat.net/benim-canim-sevgilim</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/benim-canim-sevgilim#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2009 19:35:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[aşka]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[canım]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesinden]]></category>
		<category><![CDATA[rosenbergerler]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=222</guid>
		<description><![CDATA[ROSENBERGLER
Benim canım sevgilim,
Beni saran kollarından koparken ne kadar isteksizdim, ahh.. Ve hücreme yaklaşırken adımlarım nasıl geri geri gidiyordu bilsen&#8230; Hücre- sessiz, acımasız ve umursamaz tavırlı, sahibinin gidişinin farkında değilmiş gibi görünen ama sonunda döneceğini bilerek böbürlenen hücre, orada beni bekliyordu. Dudaklarım, konulmaz bir açlık içinde seninkilerle kenetleneli yalnızca üç gün oluyor. Daha üç gün önce, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img70.imageshack.us/img70/3347/gzel1dg2.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong>ROSENBERGLER</strong></p>
<p><strong>Benim canım sevgilim,<br />
Beni saran kollarından koparken ne kadar isteksizdim, ahh.. Ve hücreme yaklaşırken adımlarım nasıl geri geri gidiyordu bilsen&#8230; Hücre- sessiz, acımasız ve umursamaz tavırlı, sahibinin gidişinin farkında değilmiş gibi görünen ama sonunda döneceğini bilerek böbürlenen hücre, orada beni bekliyordu. <span id="more-222"></span>Dudaklarım, konulmaz bir açlık içinde seninkilerle kenetleneli yalnızca üç gün oluyor. Daha üç gün önce, yıllardır sevdiğim, garip bir aşinalık, garip bir yabancılık duyduğum, sayısız geceler boyu yanında yattığım ve tatlı uyuduğum o varlığa kondu gözlerim. Takvime göre yalnızca üç gün, bana sorarsan aradan birçok evren çağı geçti ve ben seninle sanki hiç konuşmadım da konuştuğumu düşte gördüm. Sevgilim &#8220;kendimden geçtim &#8221; derken benim yerime de konuşmuş oluyorsun. Tırmandığın basamaklar, içeri girdiğimde beliren görüntün. Manny&#8217;nin kulağıma boğuk boğuk gelen sesi, içinde bulunduğumuz oda .. Hepsi ve herşey öyle çılgın bir gümbürtüyle bilincime aktı ki, ağzımı açamaz oldum . Sonra, fiziksel selamlaşmamızın acı veren eşsiz tadına daha tümüyle varmadan, bununla birlikte, içtikçe daha çok susadığımın bilincinde olarak ayrıldığımı ve kaldırılmaz bir masanın aramIıda olduğunu gördum..!<br />
Ahh, Monsieur, Je t&#8217;aime, Je t&#8217;adore. Büyük yalnızlık duyan karın Ethel ( Ethel ve Julius Rosenberg&#8217;lerin hapishanede birbirlerine yazdığı mektuplardan oluşan &#8220;Rosenbergler&#8221; kitabından..</strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don" rel="bookmark">GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olumsuz-kirmizi-gullerin-aska-bakisi" rel="bookmark">Ölümsüz Kırmızı Güllerin Aşka Bakışı</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/benim-canim-sevgilim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

