<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vidicat.Net Hayatın Anlamı &#187; Aşk Hikayeleri</title>
	<atom:link href="http://www.vidicat.net/category/hikayeler/ask-hikayeleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.vidicat.net</link>
	<description>Hayatı Anlayan Blog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 May 2011 07:54:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</title>
		<link>http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 18:23:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[dön]]></category>
		<category><![CDATA[ger]]></category>
		<category><![CDATA[geri dön]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[sevdam]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[


 Yine  aralık  yine  sonbahar  yine  seni  soluyorum , gözlerim  senin  için  dalıyor  dipsiz  rüyalara  ellerim  yine  soğuk  solyanım  ise  ateşler  içinde  yanarken  yüzüme  senin  hasretin  vuruyor  biran&#8230;
 
Yinne  bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img457.imageshack.us/img457/3787/sezenaksugeridndg5.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><em>Yine  aralık  yine  sonbahar  yine  seni  soluyorum , gözlerim  senin  için  dalıyor  dipsiz  rüyalara  ellerim  yine  soğuk  solyanım  ise  ateşler  içinde  yanarken  yüzüme  senin  hasretin  vuruyor  biran&#8230;<span id="more-349"></span></em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Yinne  bir  aralaık  be  sinsice  ayrılık  vuruyor  kalbimi  gözleim  senin  için  yine  dalıyor  hayaline  bir  an  düşünüyorum   geçmişi  keşke  böyle  olmasaydı  diyorum  keşke  sensizlik  vurmasaydı  beni  sensizlikle  sınanmasaydım </em></strong></p>
<p><strong><em>O  soğuk aralık  akşamı  hiç çıkmıyor aklımdan  keşke  bana  ayrılık  demeseydin  ve  sessizce  gitseydin  belkide  bu  karar  sevmezdim  seni  bu  kadar  bağlanmazdım  hayaline  o aralık  akşamı nda  bana  söylediğin   ayrılık  sözleri  geliyor  aklıma  ve  inan  beynimden  vurulmuşa  dönüyorum   ve  şimdi  sensiz  geçirdiğim  her ana isyan  ediyorum </em></strong><strong><em>dudaklarımdan  bu aralık  akşamı</em></strong><strong><em> </em></strong><strong><em>sadece  iki  kelime  döküldü  yine</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN </em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum" rel="bookmark">Seni Seviyorum Ömrüm</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail-ile-konusulanlar" rel="bookmark">Ölüm anında Azrail İle Konusulanlar</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UMUTSUZ BEKLEYİŞ</title>
		<link>http://www.vidicat.net/umutsuz-bekleyis</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/umutsuz-bekleyis#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 18:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] 
5  YILIMI  ÇÜRÜTTÜM  SENİN  YOLUNA,
 
BİR  ÜMİT  GÖRSEM  5 YIL  DAHA  FEDA
 
BİR  SÖZÜN  YETER  BU  CANIM  FEDA,
 
SENSİZ  YAŞAMAK  ZATEN  HARAM  BANA.. 
Benzer Yazılar:GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖNBy_UsLaNMaZ™ Adın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://img211.imageshack.us/img211/522/kopyasjasminandchristiaxq7.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p><strong><em>5  YILIMI  ÇÜRÜTTÜM  SENİN  YOLUNA,</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>BİR  ÜMİT  GÖRSEM  5 YIL  DAHA  FEDA</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>BİR  SÖZÜN  YETER  BU  CANIM  FEDA,</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>SENSİZ  YAŞAMAK  ZATEN  HARAM  BANA..</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don" rel="bookmark">GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/by_uslanmaz%e2%84%a2-adin-dilimde-ezberim-olmus-izle" rel="bookmark">By_UsLaNMaZ™ Adın Dilimde Ezberim Olmuş... İzle</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail" rel="bookmark">Ölüm Anında Azrail</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/umutsuz-bekleyis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seni Seviyorum Ömrüm</title>
		<link>http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 17:40:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ömrüm]]></category>
		<category><![CDATA[seni]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[
Yine yeniden merhaba ömrüm&#8230;. Eskiye dair ne kadar yanlış varsa attım kirlilerimin arasına… Yine yeniden ömrüm olanı çağırmak istedim… Beni koru, beni kolla, beni sakın yalnız bırakma diye… Bu kez olmanı beklemeden, bu kez sancılar ortasında gezinmeden, sadece sevmeyi dilercesine sevmek istiyorum… Evet, yine, yeniden sana uzanmak istiyorum… Yine Yeniden Merhaba Ömrüm; sancılarımdan bir köprü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img89.imageshack.us/img89/189/adszya1mb3.png" border="0" alt="" width="150" height="150" /><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-size: small;">Yine yeniden merhaba<strong> ömrüm</strong>&#8230;. Eskiye dair ne kadar yanlış varsa attım kirlilerimin arasına… Yine yeniden ömrüm olanı çağırmak istedim… Beni koru, beni kolla, beni sakın yalnız bırakma diye… Bu kez olmanı beklemeden, bu kez sancılar ortasında gezinmeden, sadece sevmeyi dilercesine sevmek istiyorum…<span id="more-335"></span> Evet, yine, yeniden sana uzanmak istiyorum… Yine Yeniden Merhaba Ömrüm; sancılarımdan bir köprü yaptım aylarca evvel… Yalnızlığın sınırında kol gezmedim, sevebilirsek bize fayda etmez zulüm demiştim… Çok askıya alındık… Ama yüreğimde yeniden bir kıpırtısın şimdi… Çok acı verdi o ilk yağmur, o ilk sancı çok küstürdü beni hayata… Çünkü ömrümü benden uzağa taşımak istedim, ihanet bayrağını çektim… Ama gelmeyecektin, gelecek miydin? Ne olursa olsun beklemeliydim… Sana seni sorup çekip gittim, acıtıp acıtmayacağıma bakmadan… Ama gelmeyecektin, gelecek miydin? Yalan bir sevdaya kaptırdım kendimi sonra, sonrasında yalan oldum… <strong>Merhaba</strong> ömrüm; beni kabul eder misin bu defa? Zorluklardan mutluluk aşılar mıyız şimdiden sonra? Çok çaresizim, çok yaslı, gözyaşlarım da çok yaşlı… Acıyor en dipte bir yara var, yangınım… Artık çok ama çok gülmek, artık çok sevdiğini söylemek yasak… Tılsımını yitirdi her şey… Her şeyin ölçüsü oldu o yangın… Seni çağırmışken ilkim olmalıydın son yangınım olmalıydın, hepim ol, tekim ol ama ol demiştim her şeyim ol… <strong>Sen gittin</strong> ömrüm… Ben gittim, yalanlarla helalleşemeden değiştim… Şimdi yine sana sesleniyorum uzunca bir zaman geçti, çok geçti ve ben yine karşındayım… Yangını oynuyorum şimdi ömrüm… Yangını oynuyorum… Ben artık çok yananım… Sana gel diyemem, seni mutlu edemem, ipleri çekildi ömrüm o delice aşkın… Korkusuz değilim ben… Ömrümü aldatırken, ömrümden oldum sonunda… Artık <strong>kimsesiz</strong> bir o kadar da yalnızım ömrüm… Korkularından uzak olmak istiyorsan gel demiştim… Artık ben cesaretimi yitirdim bu yollarda çok ruhsuzum, suskunum… Mürekkebimle aldattım seni, ilkim, tekim, hepim, sonum olmanı dilerken bir başka masala saldım kendimi, yüreğimdeki kurşunla vurdum seni… Şimdi affedebilecek misin ömrüm? Affetme… Şimdi duyar mısın beni, duyma… Şimdi sevebilir misin? Fakir bir gönlüm var… Kanmaya hazırsan, bu kez yanmaya hazırsan gel… Çok bekletsen de, çok sızlatıp çok ah ettirsen de yine de gel… Senden sonra attığım adımların hepsi çamura bulandı, mutluluk bahçesiyle bir türlü selamlaşamadım… Seni üzdüm mü ömrüm? Ömrüm; çekingen ömrüm… Yakılan, yıkılan bir yürek var şimdi… Korkularından uzak bana yakın olmak istiyorsan, gerçekten istiyorsan haydi sen de bu sözü fısılda… Seni Seviyorum Ömrüm… Yürekten yüreklerini ortaya koymuş fakat bir zaman sonra başka bir masalda yalan olmuş, asil sevebilen yüreklerini ağlatan, soylu dilencilere kanıp da yanan sevdalılara… </span></span></p>
<p>Yazar:  Dilara AKSOY</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don" rel="bookmark">GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gül ve Onun Kokusu</title>
		<link>http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 20:17:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[onun]]></category>
		<category><![CDATA[seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[turgutlu]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[Onlarla yıllar önce tanıştım. Bir bar veya diskotek yada gece kulübü, yani yemekten sonra dans edip, eğlenmeye, müzik dinlemeye gidilebilen bir yerde. Ben masalardan birinde, tek başıma vazonun içinde duruyordum. Canım sıkılıyordu aslında. Özel olarak bu iş için, evleri, barları, restoranları ve işyerlerini süslemek, insanlar tarafından sevdiklerine hediye edilmek üzere yetiştiriliyordum. Benim kaderimde de buraya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img.blogcu.com/uploads/1001resim_kadehte-gul-ask-resimleri.jpg" alt="" width="150" height="200" /><strong>Onlarla yıllar önce tanıştım. Bir bar veya diskotek yada gece kulübü, yani yemekten sonra dans edip, eğlenmeye, müzik dinlemeye gidilebilen bir yerde. Ben masalardan birinde, tek başıma vazonun içinde duruyordum. Canım sıkılıyordu aslında. Özel olarak bu iş için, evleri, barları, restoranları ve işyerlerini süslemek, insanlar tarafından sevdiklerine hediye edilmek üzere yetiştiriliyordum. Benim kaderimde de buraya satılmada vardı, sevdiklerimden ayrılmış, bu vazoya yerleştirilmiştim. <span id="more-270"></span>Can sıkıntısı içinde akibetimi bekliyordum daha ne kadar yasayacağımı bilmeden. Kimse benimle ilgilenmiyordu. O gelene kadar&#8230; Çok güzel bir kadındı. Simsiyah saçları, düzgün vücudu, sade elbisesi ve benim kadar kırmizi dudakları kadar yıldız gibi parlıyordu. Kapıdan içeri girer girmez gözüm takıldı. Onun elinde, saçında veya yakasında olmak isteğiyle dolup taştım birden. Boş masama otursunlar diye dua ettim. Yanında birileri vardı, etrafa bakıyorlardı. Bende bakındım ve kalbim çarpmaya başladı, benden başka boş masa yoktu, demek ki bana geleceklerdi. Yanılmamıştım. Oturur oturmaz beni fark etti. Tanrım ne güzel bir kırmızı gül diyerek önce beni seyretti, sonra yapraklarıma yumuşak elleriyle dokundu, daha sonra burnuna götürdü beni. Ben onun dokunuşları ve kokusuyla ürperirken oda benim kokuma bayılmıştı. Eline alıp, uzunca bir süre tuttu beni. Arada bir kokladı, kokumu içine çekti. Erkeklerden ikisi benim güzelle ilgileniyordu. Aralarında gizli bir rekabet vardı. İkisi de arkadaştılar, daha doğrusu iş ilişkileri vardı ama güzel kadın yüzünden birbirlerinden nefret ediyorlardı. Bir ara adamlardan esmer olanı dansa kaldırdı kadını. Beni yerime bırakıp eşlik etti adama. Uzaktan izledim onları, konuşmalarını duymuyordum ama anladığım kadarıyla tam anlamıyla asılıyordu. Benimkide gülümsüyor, arada bir başını eğiyor, bir şeyler söylüyor, çoğu zamanda bakışlarını adamdan kaçırıyordu. Sıkıldığını anlamıştım. Tam oturmuşlardı ki, sarışın olani kaldırdı dansa. Onu da kırmadı. Aşağı yukarı ayni şeyler cereyan etti. Ama bu adam daha kibardı ve sanırım ondan daha cok hoşlanmıştı. Derken&#8230; Derken o çıkageldi. Hiç beklemediğim, ummadığım bir anda masaya geldi. Diğerlerinin arkadaşıymış kadınla ilk kez tanışıyorlardı. Küçük bir merasimden sonra kadının yanına oturdu. Ben yine onun ellerindeydim&#8230; Birden kadının kulağına eğilip, &#8220;kırmızının sana çok yakıştığını biliyor musun?&#8221; dedi. Sesi çok ateşliydi. Doğrusunu isterseniz, ben bile etkilenmiştim. Gözlerini kaldırıp ona gülümsediği an bakışlarının son derece çarpıcı olduğunu gördüm. Benim ki daha etkilenmişti. İkimizde dikkatlice incelemeye başladık adamı. Kendini beğenmis bir havasi vardı. Yakışıklıydı Allah için, Şık ve iyi giyimli, ağzı laf yapan biriydi. Sık sık kulağına bir şeyler söylüyor, oda çapkına gülümsüyordu. Meğer oda benim gibi kapıdan içeri girdiği andan itibaren güzel kadını izlemiş. Birkaç dakika sonra iş isten geçmişti. Tahmin ettiğim şey gerçekleşti. Yukarılarda dolaşan Eros, ikisini görür görmez oklarını kalplerine sapladı. O andan itibaren yalnızca ikisi vardı orada. Birlikte dans ettiler, sarıldılar, konuştular&#8230; Bende mutluydum ama birazdan onların gideceğini düşünmek acı veriyordu. Daha goncaydım, en azından bir haftalık ömrüm vardı, ama bundan sonraki günlerimi burada, bu karanlık yerde geçirmek istemiyordum. Beni alırmıydı giderken? Yanında götürürmüydü? Ben bu duygularla doluyken kalkmakta olduklarını fark ettim. Tanrım gidiyordu! Gidiyorlardı. Adam geldikten sonra benimle hiç ilgilenmemişti. Beni unutmuştu. Ayağa kalktı, çantasını aldı, ceketini omuzlarına attı ve yavaş yavaş uzaklaştı masadan. Beni bırakarak&#8230; Kahrolmuştum. Bütün ümitlerim sona ermişti. Ona son bir kez veda etmek üzereyken, genc adamın masaya döndüğünü gördüm. Bir şey unutmuştu herhalde. Geldi bana uzandı. Yoksa&#8230; Beni aldı, önce kokladı, kokumu onun yaptığı gibi içine çekti ve onun yanına gitti&#8230; Gözlerinin içine bakarak &#8220;bütün bir gece çok hoş bir ikiliydiniz, onu yalnız mı bırakacaksın&#8221; diyerek beni uzattı. Daha önce biraz kıskanmıştım, ama o anda çok sevdim bu adamı. Sarılıp öpmek geldi içimden. O gece ve sonrası onlarla birlikte aşkı, mutluluğu, tutkuyu, ihtirasi yasadım. Çok büyük bir aşka tanık oldum. Ama korkuyordum. Hislerim bu aşkın uzun sürmeyeceğini söylüyordu. Evet çok seviyorlardı birbirlerini ama başka dünyaların insanıydılar&#8230; Her şeyleri farklıydı. Bu ilişki onları tüketecekti&#8230; Beni bir hafta boyunca vazoda baktı. Her gün suyumu değiştirdi, uzun yaşamam için vitaminlerle besledi beni. Her sabah yataktan kalkınca okşadı, sevdi, kokladı. Her akşam eve geldiğinde benimle ilgilendi. Yapraklarımın dökülmekte oldugunu fark edince kurumamamı, yapraklarımın dökülmemesini sagladı. ömrümü uzattı. Aradan yıllar geçmesine rağmen hala yaşıyordum. Hala onunla beraberim. Onun yatağının başucundayım. Ben onunlayım ama buluşmamızı sağlayan bizimle değil artık. Korktuğum başıma geldi. Bir yıl sürdü ilişkileri. Aşk dolu geceler yerini kavgalara bırakti. Hic istememe ragmen birbirlerini kirmalarina sahit oldum. Onunla birlikte bende ağladım. Her kavga, daha tutkulu bir barışmayla sonuçlanıyordu. Ama sonra bir gün gitti ve bir daha hiç aramadı&#8230; Ama o günden sonra her gün bir arkadaşım geldi evimize. Her gün kırmızı bir gül getirdi çiçekciler. Kimden geldiğine dair hiçbir not olmadı güllerin üzerinde. Ama oda bende kimin gönderdiğini biliyorduk. Aradan yıllar geçti, başkaları geldi gitti eve. Ama o hiç gelmedi. Gülü hep geldi. O da güllerin hiçbirini atmaya kıyamadı. Hepsini yaprakları dökülmeye basladıktan sonra kuruttu, yaprakları ufaladı, banyoda, odalarda sakladı. Saklamaya devam ediyor&#8230; Bu güzel kokulu evde ben öldüm bir gün ve&#8230; benimle birlikte o güzel kadın da öldü.<br />
Ama ev hala onun kokusuyla doluydu&#8230;</strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/benim-canim-sevgilim" rel="bookmark">Benim Canım Sevgilim...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</title>
		<link>http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 20:14:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkım]]></category>
		<category><![CDATA[budur]]></category>
		<category><![CDATA[kalbimin]]></category>
		<category><![CDATA[sahibisin]]></category>
		<category><![CDATA[taraflı]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[ Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya başlamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi&#8230; Canını feda edecek birini arıyorlardı&#8230;Genç kız ise her gün hastane odasında biraz daha solmaktaydı.
Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu&#8230;Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://www.kalbimsin.net/resim/kalp/06.jpg" alt="" width="150" height="150" /> Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya başlamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi&#8230; Canını feda edecek birini arıyorlardı&#8230;Genç kız ise her gün hastane odasında biraz daha solmaktaydı.<br />
Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu&#8230;Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı dökmekten bıkmıştı&#8230; <span id="more-267"></span>Yinede engel olamadı pınar gibi çağlayan gözyaşlarına. Sevdiği geldi aklına, fakir ama onu seven sevgilisi&#8230; Her gün aynı şeyleri düşünüyor, anıları bir film şeridi gibi gözünün önünden geçiyordu&#8230;<br />
&#8220;Param yok ama sana verebileceğim sevgi dolu bir kalbim var&#8221; demişti delikanlı&#8230; Genç kızda zaten başka birşey istemiyordu&#8230;Sevgiye muhtaç biri, sevdiğinin sevgisinden başka ne isteyebilirdi ki&#8230; Ama olmamıştı<br />
işte, dünyalar kadar olan sevgilerinin arasına, o lanet olasıca para girmeyi bilmiş, onları ayırmıştı&#8230; İşte paranın geçmediği zamanlara gelmişlerdi.. Ne önemi vardı artık? Şu son günlerinde, sevdiği yanında olsa yeterdi&#8230;<br />
Ayrılıklarından bu yana 5 bitmeyen, çile dolu yıl geçmişti&#8230;Her günü zehir, her günü hüsran&#8230;Ama genç kız hep sevgisini yüreğinde taşımış,kalbini kimseyle paylaşmamıştı. Sevdiğini düşündü işte o an.. Acaba o neler yapmıştı bu kadar sene boyunca.. Kimbilir kiminle evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştı&#8230; Gözlerinden bir damla yaş daha damladı kurumuş, bitmiş ellerine. Ellerine baktı, bir zamanlar ellerinin, elerini tuttuğunu hayal edip, her gün saatlerce ellerini seyrederdi&#8230; En çokta saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş, koklamıştı onları. Her bir tanesi koptuğunda, kalbine bir ok daha saplanıyordu. Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Belki sevdiği yanında olsa, kalbi bu kadar yorulup, veda etmezdi yaşama&#8230; Zaten artık ölüm umrunda değildi genç kızın. Sevdiğinden ayrı yaşamanın ölümden ne farkı vardı ki.. Tekrar o geldi aklına&#8230; Keşke keşke yanımda olsa dedi. Son bir kez elini tutsa yeterdi. Gözlerini son bir kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi artık&#8230;<br />
Gözleri pınar gibi çağlamaya başladı. Sevdiğini son bir kez göremeden ölmek istemiyordu.. Ufakta olsa ondan bi hatırasını almadan bu dünyadan göçmek istemiyordu&#8230; Oysa sevdiği, kimbilir kiminle beraberdi. Kendi sevgi dolu kalbinin kimseyle paylaşmayı düşünmemişti bile, ama acaba o paylaşmış mıydı ? Onun sevgisini silmiş atmış mıydı acaba kalbinden ? İçi birden nefretle doldu. Üstüne büyük bir ağırlık çöktü. Onu düşündükçe her dakikasının zehir olması artık çok daha ağır geliyordu genç kıza&#8230; Ölmek istedi,<br />
artık yaşamak istemiyordu bu dünyada.. Ama sevdiğinden bir hatıra almadan ölmeyeceğine and içmişti. Tekrar gözlerini açtı. Kimbilir belki de sevdiği onu unutmuştu.. Bu düşünceler içinde derinliğe daldı&#8230;Birden babası girdi odaya, kızına kalp nakli için bir gönüllü bulduklarını müjdeleyecekti. Fakat genç kız çoktan uykuya dalmıştı.. Bir meleği andıran masum yüzü, sevdiğinin özleminden sırılsıklamdı&#8230;<br />
O gece biri gözlerini dünyaya kapadı, genç kız ameliyata alındı. Tekleyen ve görevini yerine getirmeyen kalbi değiştirilmişti. 1 hafta sonra tekrar gözlerini açtı dünyaya genç kız. Ama dünya daha farklı geldi ona. Sanki bir şeyler eksikti&#8230; Aradan aylar geçmiş genç kız artık iyice iyileşmişti. Ama içindeki burukluğu bir türlü atamıyordu. Sevdiği aklına gelince kalbi eskisinden daha çok sızlıyordu.. Bir kere, bir kere görebilsem diye mırıldandı&#8230;Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Yeni kalbi onu iyileştirmişti ama nedense her gece aniden hızlanıyor, onu uykusundan uyandırıyor ve sanki yerinden çıkacakmış gibi atmaya başlıyordu&#8230; Genç kız bir anlam veremediği bu durumu doktora anlatmış, ama ameliyat kolay değil, bir aydan geçer demişti doktor.<br />
Aylar geçmişti ama hala aynıydı durum. Çiçeklerinin yanına gitti. Her gün onlarla saatlerce dertleşiyor, zaman zaman ağlıyordu onlarla.. En çokta kan kırmızısı gülünü seviyordu. Çünkü kırmızı gülün onun için yeri apayrı idi.<br />
Oda genç kızla beraber gülüyor, onunla beraber ağlıyordu. Onu sevdiği gibi görüyordu genç kız. Ve gülünü sevdiğini ilk gördüğünde ona hediye edeceğine dair yemin etmişti. Başka türlü paylaşamazdı gülünü kimseyle&#8230;<br />
Kapı çaldı aniden. Kapıyı açtı ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz zarfa ilişti. Yavaşça eğilip zarfı yerden aldı. Birden kalbi deli gibi atmaya başladı. Ne olduğunu anlayamıyordu. Zarfın üzerinde ne bir isim, ne bir adres vardı. Zarfı açtı, içinden beyaz bir kağıda yazılmış bir mektup çıktı. Kalbi daha hızlı atmaya başladı. Onun kokusu vardı kağıtta. Evet, onun kokusu vardı. Yıllar yılı özlemini çektiği, yanında olabilmek için canını bile verebileceği<br />
sevdiğinin kokusu vardı mektupta.. Başı dönmeye başladı. Koltuğuna geçip oturdu yavaşça&#8230;Kağıdı açtı. Ve elleri titreyerek okumaya başladı.<br />
&#8220;Sevgilim, senden ayrıldıktan sonra, bir kalbe 2 sevginin sığmayacağını bildiğimden dolayı, ne bir kimseyi sevebildim, nede kimseye bakabildim&#8230; Her günüm diğerinden daha zor geçti, çünkü her gün özlemin dahada artıyordu.. Sana kitapları dolduracak kadar şiirler yazdım. Her biri diğerinden daha da hüzünlüydü. Yazdım, okudum, ağladım&#8230; Her gün yazdım, her gün okudum, senelerce ağladım&#8230; Her gece seni düşündüm sabahlara kadar, her gece senin yanında olmayı istedim. Ve her gece sensizliğe lanet ettim, uykuları haram ettim kendime, sensiz olmanın acısını gözlerimden çıkardım&#8230; Ve bir gün her şeyi değiştirecek bir fırsat çıktı önüme. Bunu fırsatı değerlendirmeyip, kendime haksızlık edemezdim&#8230;Ve değerlendirdim&#8230; Senden çok uzaklara gittim, belki seni unuturum diye..Ama tam tersi oldu. Seni daha çok özlüyorum artık&#8230; Senden çok uzaklardayım belki, ama yinede seni görmek için uzaklardan gelebiliyorum. Hem de her gece&#8230;Seni seviyor, seyrediyor ve eğilip sen uyurken yanağına bir öpücük konduruyorum.. Bazen gözlerini açıp bakıyorsun, geldiğimi bildiğimi sanıyorum ama yine o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Yarın birbirimizi sevmemizin 6. senesi&#8230; Hep ben geldim şimdiye kadar senin yanına, yarında sen gel olur mu sevgilim.. Ha, unutmadan, sana hep sözünü ettiğim, kalbime iyi bak olur mu ? Çünkü göz yaşlarımla, adını yazdım ona&#8230;Seni senden bile çok seven bir sevgi var kalbinin içinde&#8230; Unutma, kırmızı gülü de unutma olur mu ??&#8230;<br />
Seni Seviyorum, Yanıma Gelinceye Kadarda Seveceğim&#8230;<br />
SEVGİLİN !!! </strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</title>
		<link>http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:45:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[gitarcının]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[verici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=258</guid>
		<description><![CDATA[
Sabah erkenden  				gitarını alıp evden çıktı&#8230;posta kutusu boştu gene. Yoo, hayır.  				Beyaz birşeyler vardı. Kalbi hızla çarparken, kutuyu  				açıverdi.Elektrik faturası gelmişti&#8230;hem de herzamankinden  				&#8220;hoş&#8221; bir miktarda&#8230;Başka birşey olmadığını bildiği halde, gene  				kutunun içine bakti&#8230;Bo$&#8230;Dışarısı, ne soğuk ne de  				sıcak&#8230;kapalı bir havaydı.Yağmur yağmaması için dua  				etti&#8230;şemsiye evde kalmıştı ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://ilef.ankara.edu.tr/fotograf/galeri/data/media/14/DSC_2531.JPG" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p align="left"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Sabah erkenden  				gitarını alıp evden çıktı&#8230;posta kutusu boştu gene. Yoo, hayır.  				Beyaz birşeyler vardı. Kalbi hızla çarparken, kutuyu  				açıverdi.Elektrik faturası gelmişti&#8230;hem de herzamankinden  				&#8220;hoş&#8221; bir miktarda&#8230;Başka birşey olmadığını bildiği halde, gene  				kutunun içine bakti&#8230;Bo$&#8230;Dışarısı, ne soğuk ne de  				sıcak&#8230;kapalı bir havaydı.Yağmur yağmaması için dua  				etti&#8230;şemsiye evde kalmıştı ne de olsa&#8230;<span id="more-258"></span>Karşıya geçmek için  				trafik lambalarının yanında durdu&#8230;önünden son sürat geçen  				araba, bütün çamuru sıçrattı&#8230;en sevdiği siyah pardesüsü de  				batmıştı&#8230;karşıya geçti.Karnı açtı&#8230;Her pazar sabahı uğradığı  				cafe&#8217;ye gitti&#8230;&#8221;tadilat nedeniyle kapalıyız&#8221; yazısını okurken,  				gülümsedi&#8230;aklına mezar taşına yazılabilecek bir şey geldi  				&#8220;Tadilat nedeniyle oldu&#8230;açlıktan&#8221;&#8230;neyse dedi kendi kendine&#8221;  				o kadar da aç değildim&#8221;&#8230;sonra bi yerlerde yerim diye düşünerek  				yürümeye başladı. Derken yanından geçen bir grup çocuk, ona  				sertçe çarptı. Yere yığıldı.Karşısında, evin balkonunda oturan  				bir grup genç kız, gülüyorlardı&#8230;ona gülüyorlardı&#8230;Ayağa  				kalkarken, cebindeki bozuklukların düştüğünü farketti. Herbiri  				ayrı bir yöne yuvarlanıyor&#8230;çatlaklardan, deliklerden düşüp  				kayboluyordu.Parası da gitmişti.Bi gitarı, bi de canı  				vardı&#8230;Yemek yiyecek,eve gidecek parası kalmamıştı&#8230;yorgundu.  				Mektup yazmayan, arayıp sormayan, çok sevdiği o kızla bir  				zamanlar gittikleri parkı hatırladı&#8230;orada küçük çocuklar  				bileklik, kolye gibi hediyelik eşya satarlar&#8230;müzisyenler  				maharetlerini gösterir, para kazanır,kızlara hava  				atarlardı&#8230;Parktaki o eski nese kalmamıştı.Yolun kenarına  				geçti. Elindeki gitar çantasını yere koydu. Gitarını çıkarıp, o  				&#8220;en&#8221; hüzünlü besteyi çaldı&#8230;sonra, o kıza bestelediği  				parçayı&#8230;ve bir başkasını&#8230;ve bir başkasını&#8230;çaldı&#8230;çaldı.  				Kulağına gelen takırtı sesleriyle kafasını kaldırdı. Gitar  				çantasına para dolmaya başlamıştı. Sonra, neşeli bir parça  				çaldı&#8230;para geldikçe,şarkılar daha bir hareketli, daha bir  				neşeli oluyordu&#8230;Güneş batmaya başladı&#8230; İleride zabıtalar  				göründü&#8230;daha fazla kalamazdı orada.Gitarı çantaya koydu ve  				kalktı&#8230;eve gidecek, yemek yiyecek parası vardı&#8230; belki kirayı  				hala veremeyecekti, bu ay&#8230;ama, hiç değilse düşürdüğünü  				karşılıyordu bu miktar&#8230;</strong></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Derken yağmur başladı&#8230;Eve daha çok var,                 diye geçirdi içinden. Ne zordu hayat!Yağmur altında yürümeyi                 severdi&#8230;ama yalnızken değil.Yalnızken,daha bi ağır yağıyordu sanki yağmur&#8230;Daha                 bir soğuk&#8230; Eve vardığında, kuşu öterek karşılamadı onu&#8230;sessizlik                 dolu ev, o an ürpertti&#8230;kafesin yanına gittiğinde, minik kuşu kafesin                 tabanında yatıyordu hiç kıpırdamadan&#8230;öylece&#8230;&#8221;ölüm&#8221;                 dedi&#8230;&#8221;sürprizleri seviyor&#8221; Islak giysilerini çıkardı&#8230;kuş                 gibi o da ölecekti, bu sefil hayatta.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Gitar çantasını açtı, kalan bozuklukları               almak için. Arada beyaz bir kağıt gördü&#8230;Açar açmaz, yazı tanıdık               geldi&#8230;o beyaz ellerin yazdığı notu okurken, önce heyecanlandı, sonra üzüldü&#8230;Notta:               Demek hala bizim parçamızı çalıyorsun&#8230;ve yine çok hüzünlü bir şekilde.               Beraber aldığımız kuşları hatırlıyor musun? Bendeki bu sabah öldü&#8230;ayrılığa               dayanamadı herhalde&#8230;ama, biz insaniz, dayanabiliriz degilmi? Yarın               gidiyorum bu şehirden&#8230;kendine iyi bak&#8230;hoşçakal! Anladı o an, işlediği               hatayı&#8230;ne kadar da bencil olmuştu bugüne kadar. O bu şehirdeydi&#8230;ve hiç               aramamıştı&#8230;o arar diye. Şimdi aynı şehirde bile olmayacaklardı. Gün               batışını aynı anda izleyemeyecek, aynı ortamda aynı havayı               solumayacaklardı&#8230;ama, o da affetmezdi ki&#8230;yoksa eder miydi?Dal rüzgarı               affeder, ama kırılmıştır bir kere, diye geçirdi içinden&#8230;Kapı çaldı&#8230;ne               de çok istedi o an için, kapıdakinin o olmasını&#8230;Bu nedenle açmadı kapıyı&#8230;o               umudu taşımak istedi hep içinde&#8230;sonra uykuya daldı&#8230;uyanmamak üzere&#8230;</strong></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong> <img src='http://www.vidicat.net/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /><br />
</strong></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/msndeki-virusleri-temizleme-yontemleri" rel="bookmark">Msndeki Virüsleri Temizleme Yöntemleri</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun" rel="bookmark">Erkekler Sevmez Diyenler Okusun...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur" rel="bookmark">Aşkın Aydınlatamayacağı Karanlık Yoktur.</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekler Sevmez Diyenler Okusun&#8230;</title>
		<link>http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:31:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşık]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[budur]]></category>
		<category><![CDATA[diyenler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[okusun]]></category>
		<category><![CDATA[sever]]></category>
		<category><![CDATA[sevmez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=255</guid>
		<description><![CDATA[Sedef Çiceği
Mahkeme salonunda,             seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı             bakışlarla suskun, Nine&#8217;nin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözleri             ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2008/08/berfinberil_yaslilar.jpg" alt="" width="150" height="150" /><em><span style="font-family: arial black,avant garde;"><strong>Sedef Çiceği</strong></span></em></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Mahkeme salonunda,             seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı             bakışlarla suskun, Nine&#8217;nin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözleri             ve keskin çizgileriyle bıkkın bakışları süzüyordu etrafını&#8230;Ve             Hakimin tokmak sesiyle sustu uğultu ve tok sesiyle, sözü yaşlı             kadına verdi, hakim&#8230;</span></strong></p>
<p><strong>&#8220;Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun&#8230;?&#8221;<span id="more-255"></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Yaşlı kadın derin bir nefes çektikten             sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp,<br />
kısılmış sesiyle konuşmaya başladı&#8230;</span></strong></p>
<p><strong>&#8220;Bu herif yetti gari, 50 yıldır bezdirdi hayattan&#8230;&#8221;<br />
Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu mahkeme salonunda&#8230; Sessizlik             bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla             bozuldu, kimbilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın             ardından&#8230;Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı, kadın neler             diyecekti..Herkes onu<br />
dinliyordu.. Yaşlı kadının gözleri doldu&#8230;Ve devam etti&#8230;</strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;Bizim bir sedef çiçeği vardı,             çok sevdiğim&#8230;O bilmez&#8230;50 yıl önceydi.. O çiçeği bana             verdiği çiçeklerin arasından kopardığım bir yaprağı             tohumlamıştım, öyle büyüttüm..Yavrumuz olmadı, onları             yavrum bildim&#8230;Bir süre sonra çiçek<br />
kurumaya başladı. O zaman adak adadım&#8230; Her gece güneş açmadan             önce bir<br />
tas suyla suluycam onu diye&#8230;İyi gelirmiş dedilerdi&#8230;50 yıl             oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben sulayım             demedi&#8230; Taki geçen geceye kadar&#8230;o gece takatim kesilmiş..uyuyakalmışım&#8230;Ben             böyle bir adamla 50 yıl geçirdim&#8230; Hayatımı, umudumu herşeyimi             verdim&#8230;Ondan hiçbirşey göremedim..Bir kerecik olsun, benim             bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim&#8230;. Onsuz daha             iyiyim, yemin ederim.&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Hakim, yaşlı adama dönerek ;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;Diyeceğin bir şey var mı             baba&#8221; dedi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü             kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın<br />
utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle hakime yöneldi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;Askerliğimi, reisicumhur köşkünde             bahçevan olarak yaptım, o bahçenin görkemli görünümüyle büyümesi             için emeklerimi verdim&#8230; Fadimemi de orada tanıdım&#8230;Sedefleri             de&#8230; Ona en güzel çiçeklerden büketler verdim&#8230;O çiçeklerle             doludur bahçesi&#8230;Kokusuna taptığım perişan eder yüreğimi&#8230;İlk             Evlendiğimiz günlerin birinde boyun ağrısından onu hekime götürdüm&#8230;<br />
Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa boynundaki kireç sertleşir,<br />
kötüleşir dedi..Her gece uykusunu bölüp, uyansın, gezinsin             dedi&#8230; Hekimi<br />
pek dinlemedi, bizim hatun&#8230;lafım geçmedi&#8230; O günlerde tesadüf             bu çiçek<br />
kurudu&#8230;Ben ona gece sularsan geçer dedim..Adak dilettim&#8230;Her             gece onu uyandırdım. Ve onu seyrettim&#8230; O sevdiğim kadının             yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim&#8230;Her gece o çiçek             ben oldum&#8230;Sanki&#8230;Ona bu yüzden tapabilirdim&#8230;&#8221; dedi adam o             yaştaki bir adamdan beklenmeyecek<br />
ifadelerle&#8230;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;Her gece O yattıktan sonra             uyandım&#8230; Saksıdaki suyu boşalttım&#8230; Sedef gece sulanmayı             sevmez, hakim bey..Geçen gece de&#8230; Yaşlılık.. Ben de uyanamadım..             Uyandıramadım&#8230;Çiçek susuz kalırdı amma , kadınımın boynu             yine azabilirdi&#8230; Suçlandım..Sesimi çıkartamadım&#8230;&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">O an Mahkeme salonunda herşey             sustu&#8230;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Ertesi sabah gazeteler &#8220;Sedef             susuz kaldı&#8221; diye yine yalnızca neticeyi<br />
haber yaptılar&#8230;</span></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/msndeki-virusleri-temizleme-yontemleri" rel="bookmark">Msndeki Virüsleri Temizleme Yöntemleri</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/erkekler-annesinden-niye-ayrilamaz" rel="bookmark">Erkekler Annesinden Niye Ayrılamaz</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bana-aski-anlat" rel="bookmark">Bana Aşkı Anlat</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternette aşk ve Sonucu</title>
		<link>http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:19:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[internette]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[msn]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sonucu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=252</guid>
		<description><![CDATA[
Saatlerdir             bilgisayarın başında oturuyordu, hala bekledigi mail gelmemişti.
Silkindi. Kac saat olmuştu bilgisayar başına oturalı? İki             saatten fazla olmuş, koskoca iki saat? Arkadaşları yemeğe davet        [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://www.kalem.biz/images/A%C5%9EK_0_2567.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p style="line-height: 150%;" align="left"><span lang="TR"><em><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: small;">Saatlerdir             bilgisayarın başında oturuyordu, hala bekledigi mail gelmemişti.<br />
Silkindi. Kac saat olmuştu bilgisayar başına oturalı? İki             saatten fazla olmuş, koskoca iki saat? Arkadaşları yemeğe davet             etmişti, Sinan sinemaya, oda arkadaşları ise fal partisine.. Hiçbirini             kabul etmemisti. Şimdi bu ücra internet cafede gelecek o maili             bekliyordu. Daha ne kadar sürecekti? Kimbilir belki bugün hesabına             bile girmemişti, girmeyecekti? Girse bile yazacağı daha önemli             insanlar vardı belki&#8230; Belki de onun ona<br />
önem verdigi gibi o ona önem vermiyordu? <span id="more-252"></span>Yok canım! O da en az             Sevgi kadar<br />
değer veriyordu Sevgi&#8217;ye, yazdiğı her mesajin karşılıgı             ertesi güne geliyor, hadi ertesi gün olmadı birkaç gün içinde             gecikmenin özürünü de içeren mail hesabında bekliyordu             Sevgi&#8217;yi. Aylar olmuştu yazışmaya başlayalı, bir kez bile             aksamamıştı mailler. Ta ki bu haftaya kadar. Hafta başından             beri tek bir satır gelmemişti ondan. Tuhaf! Oysa kendisi yazacak             bir şey bulamasa ki bu da ayda yılda bir olurdu !  forward             edilmis mesajlar gönderirdi, güzel sözler, fıkralar ya da ufacık             bir e-kart. Üçüncü gün dayanamamış, onu merak ettiğini söylediği             bir mail göndermişti: Heeeey, öldün mü kaldın mı? Haber             verseneeeee! diye şakalaşmıştı üstelik. Ses seda yoktu yine             karşı tarafta, beşinci gün iyiden iyiye meraklanır olmuştu,             hatta bir sapığın onun hesabına girip gelen mesajları ondan önce             okuyup sildiğini bile düşünmüştü. İyisi mi oturup bütün gün             bekleyecekti bilgisayar başında, hem icinde de bir şüphe             kalmayacaktı böylece. Bugün sekizinci gün de bitmişti. Yine en             ufak bir yazı bile gelmemişti. Unuttu beni diye geçirdi içinden.             Tabii, ne bekliyordun ki! diye kızdı kendi kendine. Alay etti bir             süre bu cocukluğuyla. Hiç görmediği, sadece yazılarıyla, şiirleriyle             tanıdığı biriydi karşıdakı ve hep öyle uzakta öyle bilinmez             kalacaktı. Ne bekliyordu ki? Kendisi de<br />
bilmiyordu. Hayalinde bu yazıları yazan kişiyi bir türlü             canlandıramıyordu. Ne<br />
zaman gözlerini kapasa sadece bir çift el görüyordu, klavyenin             tuşlarına dokunan güzel parmaklar&#8230; Bu elin kime ait olduğunu görmeye             çalışıyor didiniyor ama hayali bir anda dagılan sis gibi yok             oluyordu. Ertesi gün soluğu yine bilgisayar başında aldı.             Bekledi, bekledi. Birkac arkadaşından gelen mailleri yanıtladı             hemencecik. Aslında böyle beklemek fena da olmuyordu hani.Zaten             tatildeydi yapacak başka bir işi<br />
yoktu, arkadaşlarından çoğu eve dönmüştü kalanlar ise onu çağırsa             da o<br />
pek istemiyordu. Bu düşüncelere dalmışken yeni bir mesaj geldi.             Hayret adres pek yabancıydı ona.  Biraz tereddüt ettikten             sonra yüreği korku içinde açtı. Mail &#8220;Merhaba ben Akin&#8217;in             çok yakın arkadaşıyım. Kendisini trafik kazasında<br />
kaybettik, telefon defterinin arasında sizin mail adresinizi bulduk             ve haber vermeyi uygun gördük. Başımız sağolsun&#8221; diyor ve             devam ediyordu ama mailin devamı onu ilgilendirmiyordu artık.             Okuyacağını okumuştu zaten. Kaçıncı ölum haberiydi bu, bu kaçıncı             değer verdigi insandı yitip giden? Bazen bütün uğursuzluğun             kendinde olduğunu düşünüyordu. Sonra saçma geliyordu düşündükleri,             ama ne farkederdi ki işte<br />
çok sevdiği, her gün yazdıklarıyla onun gününe renk katan o             kişi artık yoktu. Kötü bir şaka olamaz mıydı? Ne yapacaktı             şimdi? Beklediği mail gelmiş miydi? Ne yani kalkıp gidecek ve             bir daha gelmeyecek miydi? Bir daha o güzel mesajları hiç göremeyecek             bir daha o elleri hayal edememenin üzüntüsüyle doğruldu. &#8221;             Cebinden size henüz yollamadığı, yollamak için doğum gününüzü             beklediği bir şiir bulduk. Tıpkı sahibine ulaşmamış bir             mektup gibi duruyordu oracıkta. Aşağıda onun sizin için yazdığı             son şiiri bulacaksınız.&#8221;<br />
</span></em></span></p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td width="68%" valign="middle"><span lang="TR"><em><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: small;"> <span style="color: #ff0000;"><br />
VAR MISIN?<br />
</span><span style="color: #000080;">Biliyorum şasıracaksın,<br />
Son sözler gibi gelecek kulağına,<br />
Yoo yanılmıyorsun , son sözler bunlar<br />
Bu uzaklığı kaldırmak için ortadan sadece bir ufacık bir             histik<br />
Sen bana ben sana iki satır laf iki misralık şiirdik,<br />
Bir gülücüktük, bir soru işareti,<br />
Oysa daha fazlasını istemek bencillik mi?<br />
Anla artık! sözler var ama satırlar yetersiz,<br />
Düşünceler var ama sayfalar yetersiz,<br />
Duygular var ama mısralar yetersiz,<br />
Anla artık, biliyorum bir sen var bir de ben ,<br />
Uzak uzak yerlerde ayrı ayrı şehirlerde<br />
Ama desem ki sana, biz demeye var mısın?<br />
Desem ki ne sen olsun ne de ben,<br />
Bir biz olalım Var mısın?<br />
</span><span style="color: #800080;"> Akın Yıldız<br />
</span></span></em></span></td>
<td width="32%" valign="middle"><img src="http://www.sevgidunyam.com/image/kalp.gif" border="0" alt="" width="200" height="100" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="line-height: 150%;" align="left"><span lang="TR"><em><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: small;">Şaşırmıştı, istemezdi etraftakilerin gözü önünde ağlasın.             Hiç adeti değildi ne de olsa. Oysa Akin hep &#8220;Nasıl             hissediyorsan öyle ol başkalarını boşver &#8221; derdi. İşte her             zamanki gibi yine dinlemişti onun sözünü. Demek o da ayni şeyleri             hissetmiş, o da artık bu uzaklığı kaldırmak istemişti. Doğum             günü geçmişti, hem de yine bilgisayar başında.Yeni bir yaşa             daha girmişti işte, yepyeni bir yaş, yepyeni umutlar, acılar, mutluluklar.             Her yas olgunlaştırırmış biraz daha insanı, belki de en cok bu             yaşa girdiğinde olgunlaştığını anlayacaktı yıllar sonra             arkasına dönüp baktığında kimbilir.<br />
Akin! Kahretsin, seni şimdiden özledim diyerek hıçkırıklara gömüldü.             Neden?<br />
sonra eli yanıta gitti. Akin&#8217;a gec kalmiş bir yanıttı             bu.<br />
Sadece tek bir sözcük yazdı:<br />
<span style="color: #800080;"> VARIM!</span></span></em></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/10-02-2010-atv-yayin-akisi" rel="bookmark">10.02.2010 Atv yayın akışı</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum" rel="bookmark">Seni Seviyorum Ömrüm</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Maddiyat Değildir..</title>
		<link>http://www.vidicat.net/ask-maddiyat-degildir</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/ask-maddiyat-degildir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[hediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuzluktur]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=249</guid>
		<description><![CDATA[Tam bir dolar seksen yedi senti vardı. O kadar ne bir eksik, ne bir fazla. Della, paraları üç defa saydı. Bir dolar seksen yedi sent, o kadar. Halbuki ertesi gün yeni yıla adım atılacaktı. Della&#8217;nın evi, haftada sekiz dolara tutulmuş mobilyalı bir apartman. Tasvire değer bir hali yok. Tam bir fakirhane. Gözyaşları dindikten sonra Della [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://i35.tinypic.com/2zidd81.jpg" alt="" width="150" height="150" /><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Tam bir dolar seksen yedi senti vardı. O kadar ne bir eksik, ne bir fazla. Della, paraları üç defa saydı. Bir dolar seksen yedi sent, o kadar. Halbuki ertesi gün yeni yıla adım atılacaktı. Della&#8217;nın evi, haftada sekiz dolara tutulmuş mobilyalı bir apartman. Tasvire değer bir hali yok. Tam bir fakirhane. Gözyaşları dindikten sonra Della eline bir ponpon alarak yüzünü pudraladı pencerede durarak apartmanın o kasvetli arka avlusundaki parmaklıklar üzerinde yürüyen bulut renkli kediyi aptal aptal seyretti. Ertesi günü Yılbaşıydı ve kocası, sevgilisi Jim&#8217;e hediye alabileceği sadece bir dolar seksenyedi senti vardı.<span id="more-249"></span> Bu parayı da aylardır yavaş yavaş biriktirmişti . Halbuki şimdi hiçbirişe yaramadıklarını görebiliyordu. Sevgili Jim&#8217;ine güzel bir şey almak hususunda hülyalar kurarak birçok mesut anlar yaşamıştı. Pencereden uzaklaşarak kendini aynanın karşısına attı. Gözleri pırıl pırıl parlıyordu, ama yirmi saniye içerisinde rengi uçuvermişti. Saçlarını çözerek omuzlarının üzerine döktü. İftar ettikleri iki şeyleri vardı. Biri Jim&#8217;in büyükbabasından kalan altın saat, diğeri de Della&#8217;nın omuzları üzerine dökülen saçları. Della&#8217;nın saçları altın renkli bir çağlayan gibi parlayarak ve dalgalanarak dizlerine kadar döküldü ve elbise gibi vücudunu örttü. Bir aralık bir an durdu. Tereddüt eder gibi oldu. Yerdeki kırmızı tüyleri dökük halıya iki damla gözyaşı aktı. Della, gözlerinin yaşı kurumadan kapıdan fırladı. &#8220;MM. Sofronie. Her nevi saç levazımı &#8221; ibaresi taşıyanbir tabelanın önünde durdu. Bir hamlede içeri girdi. &#8220;Saçlarımı satın alır mısınız ? &#8221; diye sordu. Madam, saçları pişkin bir alıcı eliyle yokladıktan sonra &#8221; 20 dolar &#8221; dedi. Della, &#8220;Peki,derhal&#8221; cevabını verdi. Ondan sonraki iki saati pembe bir bulut üzerinde uçar gibi sevinçle nasıl geçirdiğini bilmiyordu. Jim için almak istediği hediyeyi bulmak için dükkanların altını üstünü getirdi. Nihayet bulabildi. Altın saat zinciri. Zincir, Jim&#8217;in o emsalsiz saatine layık derecede güzeldi. Eve gitti, saçlarına baktı. Jim&#8217;in bu hayalini beğenmesi için dua etti. Az sonra Jim kapıyı açıp içeri girdi. Gözlerini sevgilisine dikmiş sadece bakıyordu. Sonra, hediyesini uzattı. Della paketi açtığında, ipek gibi saçları için uzun zamandır beğenip alamadığı bir çift tarak gördü. Gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Kendisini toparladı, tatlı bir tebessümle Jim&#8217;e hediyesini uzattı. Jim, paketi açtığında saat zincirini gördü. Ama artık saati yoktu. Çünkü, Della&#8217;nın güzelim saçlarına çok beğendiği tarakları alabilmak için o da saatini satmıştı. Üzülmediler&#8230; çünkü önemli olan tek şey vardı sevgileri.. O da ne satılır nede satın alınabilirdi&#8230;..</strong></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olumsuz-kirmizi-gullerin-aska-bakisi" rel="bookmark">Ölümsüz Kırmızı Güllerin Aşka Bakışı</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/ask-maddiyat-degildir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</title>
		<link>http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:04:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkıma]]></category>
		<category><![CDATA[bitmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[budur]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[hüzünlü]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[süper]]></category>
		<category><![CDATA[turgutlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=246</guid>
		<description><![CDATA[
 :..  								Bitmeyen Sevgi ::..
 Genç adam                                  ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak         [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" title="Sonsuz Sevgi" src="http://img443.imageshack.us/img443/9623/dene441xnxf1nk7.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: x-large;"> </span><strong>:..  								Bitmeyen Sevgi ::..</strong></p>
<p style="line-height: 150%;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong> Genç adam                                  ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak                                  geldi&#8230; Gözleri şöyle bir sahilde gezindi,                                  aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup                                  sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde yine her                                  zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en                                  sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı,                                  kan kırmızısı güller&#8230; Sanki dalından yeni                                  koparılmış gibi tazeydiler, buram buram                                  kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk kokuyor en                                  önemliside özlem ve hasret kokuyordu güller&#8230;                                  <span id="more-246"></span>Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor                                  gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki                                  onlarla konuşuyormuş gibi, &#8221; Neden ağlıyorsunuz,                                  bakın ben ne kadar mutluyum &#8221; dedi. Az sonra                                  sevdiğini göreceği için kalbi yine deli gibi                                  atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse, onunla                                  buluşacağını hayal etse kalbi yine böyle                                  yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Senelerdir                                  birbirlerini sevmelerinde rağmen ikiside                                  sevgisinden hiç birşey kaybetmemişti.. Onları                                  hiç birşey ayıramazdı&#8230; Ne hasret, ne ayrılık,                                  nede ölüm&#8230; Genç adam telaşla saatine baktı.                                  Sevdiği yine geç kalmıştı, 1 dakika geç                                  kalmıştı. Üstelik o, sevdiğini bekletmemek için                                  dakikalarca önce koşarak geliyor, onu beklemeyi                                  bile seviyordu. Oysa o her zaman bunu yapıyordu.                                  Devamlı kendisini bekletiyordu. Herkesin bir                                  kusuru olurmuş diye düşündü&#8230; Ve gözlerini                                  önündeki uçsuz bucaksız denize dikti.. Denizin                                  sonu yok gibiydi, tıpkı sevdiği kıza olan aşkı                                  gibi denizinde sonu yoktu. Sonsuzluğa                                  uzanıyordu&#8230;Aslında bugün onlar için çok özel                                  bir gündü. Kendi aralarında sözleneceklerdi.                                  Delikanlı öncebunu sevdiğine açmış, sonrada                                  gidip 2 tane yüzük almıştı. Bu kadar önemli bir                                  günde bari, onu bekletmemeliydi.. Ama alışmıştı                                  artık beklemeye, zararı yok biraz daha beklerim                                  diye düşündü. Güllerin yaprakları nedense hala                                  yaşlı idi. Bir türlü anlamıyordu onları. Herşey                                  bu kadar güzelken neden ağlıyorlardı ki ? İşte                                  az sonra sevdiği gelecek, ona sarılacak,                                  kucaklaşacaklardı&#8230;Sonra söz yüzüklerini takıp,                                  evliliğe ilk adımlarını atacaklardı. Genç adam                                  öyle heyecanlıydı ki sevdiğine kavuşmak için can                                  atıyordu&#8230; Martılara baktı, birbirleriyle                                  oynaşıp, uçuşan martılara&#8230; Ne kadar güzel                                  dansediyorlardı havada. Tekrar saatine baktı                                  genç adam. Endişelenmeye başlamıştı. Sevgilisi                                  yine geç kalmıştı, hemde çok&#8230; Bu kadar geç                                  kalmaması gerekiyordu. İşte hergün burada                                  buluşmak için sözleşmiyorlar mıydı? Her gün                                  sahilde, martılara bakarak, denizin onlara                                  anlattığı masalları dinleyerek birbirlerine                                  sarılıp hasret gidereceklerine söz vermiyorlar                                  mıydı ? O zaman neden gelmemişti yine ??&#8230;                                  Aklına kötü düşünceler gelmeye başladı. Hayır..                                  hayır..olamazdı. Sevdiğine birşey olamazdı.                                  Onsuz hayat yaşanmazdı ki&#8230; O ölse bile devamlı                                  benimle yaşar diye düşündü genç adam. Bunun                                  düşüncesi bile hoş değildi. Gözlerini yere                                  indirdi. Gözyaşlarını kimsenin görmesini                                  istemiyordu. Zaten nedense etrafındaki insanlar                                  ona sanki kaçık gibi bakıyorlardı. Rahatsız                                  olmaya başladı bakışlardan. Artık bıkmıştı&#8230;                                  Yine sevgilisi geldi aklına.. Neden gelmedi                                  acaba diye düşünmeye başladı. Gözlerini kapattı.                                  7 sene oldu dedi. 7 senedir hergün bu                                  sahildeydi, sevdiğini bekliyordu. Daha fazla                                  dayanamadı. Kalbi parçalanacak gibi oluyordu.                                  Gözlerinden bir damla daha yaş güllerin üzerine                                  damladı&#8230; Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben                                  onun evine gidiyim diye mırıldandı&#8230;Hiç olmazsa                                  gülleri her zamanki gibi yanına koyar, ona                                  vermiş olurdu&#8230; Genç adam ayağa                                  kalktı.Sevdiğiyle buluşmak üzere, yeşil tepenin                                  ardındaki kabristana doğru yürümeye başladı&#8230;</strong></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun" rel="bookmark">Erkekler Sevmez Diyenler Okusun...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

