<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vidicat.Net Hayatın Anlamı &#187; Hikayeler</title>
	<atom:link href="http://www.vidicat.net/category/hikayeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.vidicat.net</link>
	<description>Hayatı Anlayan Blog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 May 2011 07:54:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Karabasan Gören Kişi&#8230;</title>
		<link>http://www.vidicat.net/388karabasan-goren-kisi</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/388karabasan-goren-kisi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 14:37:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[+18 Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[görülür]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[karabasan görmek]]></category>
		<category><![CDATA[karabasan görüntüsü]]></category>
		<category><![CDATA[karabasan hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[karabasan ne]]></category>
		<category><![CDATA[karabasan nedir]]></category>
		<category><![CDATA[karabasan resmi]]></category>
		<category><![CDATA[nerde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=388</guid>
		<description><![CDATA[


 
 Uyandiginiz halde yataktan kalkamamaniz, bir guc tarafindan hareketlerinizin engellenmesi, kipirdayamamaniz yada konusamamaniz, bagirmaya calistiginiz halde sesinizin tum cabalamalariniza ragmen cikmamasi, bu sure zarfinda cesitli sesler ve halusunasyonlar gormeniz yani, halk arasinda Karabasan diye tabir edilen olay.
 19 yasindaydim. O zamana kadar karabasanin ne adini ne sanini duymustum. Ilk yillar sesli ve goruntulu yogun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p style="color: #000000;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" title="Karabasan" src="http://img440.imageshack.us/img440/8345/karabasan2dr4.jpg" alt="Karabasan" width="150" height="150" /></span><strong><br />
<span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> Uyandiginiz halde yataktan kalkamamaniz, bir guc tarafindan hareketlerinizin engellenmesi, kipirdayamamaniz yada konusamamaniz, bagirmaya calistiginiz halde sesinizin tum cabalamalariniza ragmen cikmamasi, bu sure zarfinda cesitli sesler ve halusunasyonlar gormeniz yani, halk arasinda Karabasan diye tabir edilen olay.</span><span id="more-388"></span><br />
<span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> 19 yasindaydim. O zamana kadar karabasanin ne adini ne sanini duymustum. Ilk yillar sesli ve goruntulu yogun bir sekilde yasadim. Ailecek panik icerisindeydik. Caresizlikten herkezin verdigi akli uygulamaya koyulduk.Bu arada cok komik olaylar da yasadim. Dortyol agizlarina sekerli sular doktum, yatagimin altinda kuranla uyudum o olmadi bicakla uyudum o olmadi makasla uyudum o da olmadi hocaya gittik bana muska yazdi. O olaydan sonra yogunluk azaldiysa da tam olarak kesilmedi.Cahil insanlar da degiliz ama nedense o zamanlar hic aklimiza bir psikologa danismak gelmedi . Cunku birazdan anlatacagim seyler cok mistik doga ustu olaylardi.</span></strong></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Her olay sonrasinda yataga oturup &#8221; Neden Ben?&#8221; diye aglardim. Ne yapmistim acaba.Neden boyle korkunc olaylar beni bulmustu.Bu konuyu her ne kadar arastirdiysam da bir sonuca ulasamamistim. Gorduklerim ruya miydi acaba? Kendimi cok tahlil ettim .Her defasinda gozlerim acik bulundugum mekani cok iyi gorebiliyordum. Fakat bir turlu ne hareket ediyor ne de bagirabiliyordum.Hadi hareket edip bagiramiyorum tamam ama o anda duydugum sesler ya da gordugum goruntuler beni zivanadan cikariyordu . Yasadiklarimi arkadaslarima anlattigimda pek inanan olmadi.Benim gibi karabasanlar tarafindan basilanina da rastlayamamistim. Bulundugum mekani degistirirsem belki yarari olur deyip yurtdisina ciktim olmadi evlendim yine olmadi. Dindar bir teyzemize bu konuyu anlattim. Teyze bana Kuran dan bazi ayetler okudu. O gunden sonra olaylar kesildi.Arasira yine bu olayi yasasamda eskisi gibi degil artik..</strong></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Basimdan gecenleri bir internet sitesinde 4-5 satirla ozetledim.Bu konuda yuzlerce mesaj aldim.Bir kismi cinlerle ilintili oldugunu soylerken, diger kismi beyinsel fonksiyonlarla iniltili oldugundan bahsettiler. Buyuk cogunluk ise basindan bu tarz olaylar gecen insanlardan aldigim mesajlardi. Hepsi de benden bu konuda yardim istiyordu. Hal boyle olunca kayitsiz kalamadim ve bu siteyi yapmaya karar verdim.Benim yasadiklarim korkunctu hic bir yerde cevap bulamamistim daha da kotusu bu olayin yalnizca benim basima geldigini saniyordum.Ama simdi biliyorum ki bu olayi bir cok insan yasiyor .Turkiye&#8217;de bu konuyla ilgili ne bilimsel ne de dinsel bir bulguya rastlayamadim. Tahmin edersinizki bu olay yalnizca Turk insanin basina gelmiyor. Amerika&#8217;da bu olaya SLEEP PARALAYSIS adi verilmis.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Bir grup insan bu olayin cinler tarafindan yapildigini, diger bir grupsa bu konunun beyinle ilgili olup adinin uyku felci oldugunu savundular.Ben her iki grubun da aciklamalarina yer verecegim. Bu konuda bilgisi olanlarin bilgilerini bizimle paylasmalarini da isteyecegim.Ayrica basinizdan gecen deneyimlerinizi de bana yazabilirsiniz.Yalniz bildigimiz bir sey var ki her ne ise, Dunyanin her yerinde bu olayi insanlar yasiyorlar. Eger bu olaylar surekli basiniza geliyor ise benim size tavsiyem hastahanelerin neurology klinigine gidip bir beyin filmi cektirmeniz.Hepinize karabasansiz gunler dilerim.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>KARABASANLA iLK TANISMAM<br />
19 yasima gelene kadar Karabasan&#8217;in ne adini ne de sanini duymustum. Taki o geceye kadar&#8230; Gece uzerimde hissettigim iki elin baskisiyla uyanmistim.O iki el beni yatakta hafifce saga sola salliyordu. .Duvara dogru donuk yan yatmis vaziyette oldugum icin arkamdakinin kim oldugunu anlayamadim. Arkama donmek istedigimde kipirdayamadigimi farkettim.Hareket edemiyordum.Cok uykum oldugu icin fazla ustunde durmadim gelenin annem oldugunu zannedip uykuma devam ettim.O gun ilk karabasan deneyimimi yasamistim.<br />
ONA DOKUNDUM<br />
Ertesi gun gece bir durtuyle uyandim ve gordugum manzara karsisinda dehsete dustum. Kapkaranlik odanin icerisinde bir cift korkunc goz bana bakiyordu.Yerimden firlayip isigi acmak icin davrandim ama kipirdayamadigimi hissettim.Ne kadar cabalarsam cabalayim bir guc beni tutuyordu.Ciglik atmaya calistim nafile, sesim solugum cikmiyordu.Sadece gozlerimi oynatabiliyordum ve o seyle goz goze gelmemek icin baska yerlere bakiyor bir yandan da yataktan kalkmak icin ugrasiyordum.Bir muddet sonra cozuldugumu hissedip yataktan firladim.Annem yanima geldiginde agliyordum.Beraber yattik.Ben kolumu yataktan disari cikacak sekilde basimdan yukari dogru atip yatttim.Birden avucuma yumusak bis sey degmeye basladi.Sanki satene benzer yumusak bir kumasti.Giderek agirlasmaya ,agirligin etkisiyle de kolum yavas yavas assagi cekilmeye basladi. Kolumu hemen geri cekmek istedim ama o anda yine kipirdayamadigimi farkettim .Ama korkmuyordum, ne de olsa yanimda annem vardi.Icimden ufak capli bir kufur ettim.Iste o anda hayatimin hatasini yapmistim.Korku filmlerindeki tarzdan bir gurultu kulaklarimda yankilanmaya ve cinlamaya basladi neye ugradigimi sasirmistim ayni zamanda beni yatagin icinde bir saga bir de sola hizli hizli salliyordu..Yatagin icindeki sallantimdan annem uyanip beni tuttu ve o anda kendime gelebildim.Resmen carpilmistim.<br />
TELEFONDAKi SES<br />
Bir gece basucumdaki telefonun sesiyle uyandim telefona dogru hamle yapmak istedigimde kipirdayamadim.Telefonun acildigini hissettim telefonu goremiyordum.Ahizeden bir ses gelmeye basladi.Ses enistemin sesiydi ve sacma sapan seyler konusuyordu.O anda telefonun gercekte calmadigini ve o konusanin gercekte enistem olmadigini anladim .Yataktan firlayip kalktigimda telefon kapali duruyordu.<br />
KOLTUKTAN GELEN SES<br />
Ablam yurtdisinda yasiyordu .Bir gece yatarken acaba onu dusunsem telepati kurabilirmiyim dedim.O anda ayak ucumdaki tek kisilik koltugun uzerinden bir ses geldi . &#8221; Ohoooo kizim onlar coktan uyumustur&#8221; Birden koltuga baktim hic kimse yoktu ama orda birisinin oldugunu seziyordum yine hareket etmek, bagirmak icin cetin bir mucadele vermistim<br />
CADI<br />
Babaannemin bizde kaldigi bir gece, karsimda uyuyordu.Filmlerden de bildigimiz bir cadi tiplemesi vardir .Hani uzun burunlu ve ceneli, yuzunde kocaman et benleri olan,sivri kocaman sapkali ve supurgeli.Gece uyandigimda bir de ne goreyim o cadi babaannemin ustune cikmis ve kadinin bogazina yapismis bir sekilde cigliklar atiyor.O anda babaannemi oldurdugunu zannettim.Bagirmak istedim kalkmak istedim nafile .Dehset icinde hem onlari seyrediyor hemde kalkmak icin efor sarfediyordum.Kalkip isigi yaktigimda babaannemin misil misil uyudugunu gordum.<br />
BABAMIN KILIGINDA<br />
Bir aksam ustu annemlerin yatak odasinda uzanmis yatiyordum.Birden karabasanin geldigini anladim.Hareket edemiyor, kurtulmaya calisiyordum.O sirada babam iceri girdi.Uzerini cikarip, esofmanlarini giydi , aynanin karsisinda saclarini taradi.Ben hem onu seyrediyor hemde bagirmaya calisiyordum.Oda karanlik oldugu icin beni farkedemedigini dusunuyordum. Kendimi farkettirmek icin epey bagirmaya ugrastim.Bir turlu beni gormuyordu.Saclarini taradiktan sonra kapiyi acip cikti.Bir muddet sonra bulundugum durumdan kurtulup iceri gittim.Babami ariyordum ona alanlari anlatacaktim.Anneme babam nereye gitti diye sordugumda &#8216;Daha isten gelmedi ki !&#8217;dedi.<br />
SOGUKTAN TiTRiYORDU<br />
Arkadasimin evinde, sirtim duvara dogru donuk yan yatiyordum. Sabah yorganin hafifce acilip arkamdan birinin yataga girdigini ve titredigini hissettim.Ne oldugunu anlayamadim arkama donmek istedim hareket edemiyordum.Gelen arkadasim olamazdi o karsimdaki yatakta yatiyordu onu goruyordum.Arkamdaki kimse cok usuyordu.Son bi gayretle yataktan firladim ama baktigimda yatakta kimse yoktu.<br />
KENDiMi GORDUM<br />
Sabaha karsi karabasani hissedeerek uyandim.Ayak ucuma dogru duran tv nin ekranindaki yansimadan kendimi ve odayi gorebiliyordum.Birden yanima biri geldi ekrana iyice baktigimda bu kisinin kendim oldugunu gordum.Yatakta yatiyordum ama basucumda benim bir kopyam dikilmis bana bakiyordu.<br />
Yasadiklarim bu kadarla siniri degil ilk etapta aklima gelenler bunlar.Bazen de sessiz ve goruntusuz sadece kipirdayamama gibi durumlarla karsilastim.Geldiginde onemsemezsem yada korkmadigimi anlarsa uzerimdeki baskiyi iki katina cikarirdi.<br />
Hic bir sorunum ya da psikolojik problemlerim yoktu.Gencligimin en guzel en mutlu ve sorunsuz caglarinda baslayiverdi ve 6 yil yogun bir sekilde devam etti.Bunlar ruyada olan seyler degildi.Bir durtu ile uyaniveriyordum.Gozlerim acik gorebildigim kadar bulundugum ortami goruyordum.Korkunc gunler gecirdim.Ama civi civiyi soker derler.Dogru galiba.Onca basimdan gecen olaya ragmen evde tek basima kapkaranlik odalarda hic korkmadan kalabiliyorum.<br />
MUSKA<br />
Olaylar karsisinda caresiz kaldigimiz zaman bir hoca bana muska yazmisti.Psikolojik te olsa biraz rahatlarim diye ilk zamanlar muskayi taktim.Gercektente hergun basima gelen bu olay 4-5 gune inmisti.Uyku durumunda iken bu olay basima geliyor diye muskayi geceligime takiyordum.Gece bir guc tarafindan uyandirildim ustumde yogun bir baski vardi surekli bir ses kalk diyordu duymuyordum ama hissediyordum uykum cok oldugu icin hareket etmek icin direniyor epey ugrastiktan sonra kurtuluyor sonra geri uyuyordum o guc tekrar gelip beni esir aliyordu ben yine ayni mucaleyi verip daldigim anda yine ayni sey.Bir gariplik vardi bi turlu gitmiyordu.Abimin yanina gidip yattim ordada ayni olay surekli bana kalk diyordu. Uyutmuyordu.Aklima muska geldi elimi attim yerinde yoktu.Sonradan diger geceligimde oldugu aklima geldi .Annemi uyandirdim geceligimi sordum . Gece kalktiginda camasirlari makineye atmis benim gecelikte muskayla beraber camasir makinasinda yikaniyordu.Hemen makinayi durdurup muskayi cikardik.Ondan sonra deliksiz bir uyku uyudum.</strong></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun" rel="bookmark">Erkekler Sevmez Diyenler Okusun...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/msndeki-virusleri-temizleme-yontemleri" rel="bookmark">Msndeki Virüsleri Temizleme Yöntemleri</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/388karabasan-goren-kisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</title>
		<link>http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 18:23:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[dön]]></category>
		<category><![CDATA[ger]]></category>
		<category><![CDATA[geri dön]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[sevdam]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Yine  aralık  yine  sonbahar  yine  seni  soluyorum , gözlerim  senin  için  dalıyor  dipsiz  rüyalara  ellerim  yine  soğuk  solyanım  ise  ateşler  içinde  yanarken  yüzüme  senin  hasretin  vuruyor  biran&#8230;
 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img457.imageshack.us/img457/3787/sezenaksugeridndg5.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><em>Yine  aralık  yine  sonbahar  yine  seni  soluyorum , gözlerim  senin  için  dalıyor  dipsiz  rüyalara  ellerim  yine  soğuk  solyanım  ise  ateşler  içinde  yanarken  yüzüme  senin  hasretin  vuruyor  biran&#8230;<span id="more-349"></span></em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Yinne  bir  aralaık  be  sinsice  ayrılık  vuruyor  kalbimi  gözleim  senin  için  yine  dalıyor  hayaline  bir  an  düşünüyorum   geçmişi  keşke  böyle  olmasaydı  diyorum  keşke  sensizlik  vurmasaydı  beni  sensizlikle  sınanmasaydım </em></strong></p>
<p><strong><em>O  soğuk aralık  akşamı  hiç çıkmıyor aklımdan  keşke  bana  ayrılık  demeseydin  ve  sessizce  gitseydin  belkide  bu  karar  sevmezdim  seni  bu  kadar  bağlanmazdım  hayaline  o aralık  akşamı nda  bana  söylediğin   ayrılık  sözleri  geliyor  aklıma  ve  inan  beynimden  vurulmuşa  dönüyorum   ve  şimdi  sensiz  geçirdiğim  her ana isyan  ediyorum </em></strong><strong><em>dudaklarımdan  bu aralık  akşamı</em></strong><strong><em> </em></strong><strong><em>sadece  iki  kelime  döküldü  yine</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN </em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum" rel="bookmark">Seni Seviyorum Ömrüm</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail-ile-konusulanlar" rel="bookmark">Ölüm anında Azrail İle Konusulanlar</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UMUTSUZ BEKLEYİŞ</title>
		<link>http://www.vidicat.net/umutsuz-bekleyis</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/umutsuz-bekleyis#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 18:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[
5  YILIMI  ÇÜRÜTTÜM  SENİN  YOLUNA,
 
BİR  ÜMİT  GÖRSEM  5 YIL  DAHA  FEDA
 
BİR  SÖZÜN  YETER  BU  CANIM  FEDA,
 
SENSİZ  YAŞAMAK  ZATEN  HARAM  BANA.. 
Benzer Yazılar:GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖNBy_UsLaNMaZ™ Adın Dilimde Ezberim Olmuş... İzleKalbimin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://img211.imageshack.us/img211/522/kopyasjasminandchristiaxq7.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p><strong><em>5  YILIMI  ÇÜRÜTTÜM  SENİN  YOLUNA,</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>BİR  ÜMİT  GÖRSEM  5 YIL  DAHA  FEDA</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>BİR  SÖZÜN  YETER  BU  CANIM  FEDA,</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>SENSİZ  YAŞAMAK  ZATEN  HARAM  BANA..</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don" rel="bookmark">GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/by_uslanmaz%e2%84%a2-adin-dilimde-ezberim-olmus-izle" rel="bookmark">By_UsLaNMaZ™ Adın Dilimde Ezberim Olmuş... İzle</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail" rel="bookmark">Ölüm Anında Azrail</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/umutsuz-bekleyis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüreğimde Hep Sancı</title>
		<link>http://www.vidicat.net/340</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/340#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 17:43:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[sancı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgim]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz]]></category>
		<category><![CDATA[yüreğimde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[Yüreğimde  hep  bir  sacncı,
İçimdeki  dinmeyen  acı,
Gönlümün  sahibi  bir  yabancı.
Hem  yabancı  hemde çok  yalancı&#8230;
 
Seviyorum  deyip  sevmez, 
Seninim  deyip  gelmez,
Gönlümde  hasreti  dinmez 
O  yabancı  O  yalancı,
İşte  buda  bendeki  sancı&#8230;
Benzer Yazılar:Bedavaya Yabancı Dil Öğren.Seni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://stu.inonu.edu.tr/~kayaali/g%FCzel%20Resimm/sevgi3.jpg" alt="" width="150" height="150" />Yüreğimde  hep  bir  sacncı,</em></strong></p>
<p><strong><em>İçimdeki  dinmeyen  acı,</em></strong></p>
<p><strong><em>Gönlümün  sahibi  bir  yabancı.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hem  yabancı  hemde çok  yalancı&#8230;</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Seviyorum  deyip  sevmez, </em></strong></p>
<p><strong><em>Seninim  deyip  gelmez,<span id="more-340"></span></em></strong></p>
<p><strong><em>Gönlümde  hasreti  dinmez </em></strong></p>
<p><strong><em>O  yabancı  O  yalancı,</em></strong></p>
<p><strong><em>İşte  buda  bendeki  sancı&#8230;</em></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bedavaya-yabanci-dil-ogren" rel="bookmark">Bedavaya Yabancı Dil Öğren.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum" rel="bookmark">Seni Seviyorum Ömrüm</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/arsivcilik-bolumu" rel="bookmark">Arşivcilik Bölümü</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/lgs-lys-2010-sinav-tarihleri" rel="bookmark">Lgs-Lys 2010 Sınav Tarihleri</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/arkeoloji-ve-sanat-tarihi-bolumu" rel="bookmark">Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/340/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seni Seviyorum Ömrüm</title>
		<link>http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 17:40:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ömrüm]]></category>
		<category><![CDATA[seni]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[
Yine yeniden merhaba ömrüm&#8230;. Eskiye dair ne kadar yanlış varsa attım kirlilerimin arasına… Yine yeniden ömrüm olanı çağırmak istedim… Beni koru, beni kolla, beni sakın yalnız bırakma diye… Bu kez olmanı beklemeden, bu kez sancılar ortasında gezinmeden, sadece sevmeyi dilercesine sevmek istiyorum… Evet, yine, yeniden sana uzanmak istiyorum… Yine Yeniden Merhaba Ömrüm; sancılarımdan bir köprü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img89.imageshack.us/img89/189/adszya1mb3.png" border="0" alt="" width="150" height="150" /><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-size: small;">Yine yeniden merhaba<strong> ömrüm</strong>&#8230;. Eskiye dair ne kadar yanlış varsa attım kirlilerimin arasına… Yine yeniden ömrüm olanı çağırmak istedim… Beni koru, beni kolla, beni sakın yalnız bırakma diye… Bu kez olmanı beklemeden, bu kez sancılar ortasında gezinmeden, sadece sevmeyi dilercesine sevmek istiyorum…<span id="more-335"></span> Evet, yine, yeniden sana uzanmak istiyorum… Yine Yeniden Merhaba Ömrüm; sancılarımdan bir köprü yaptım aylarca evvel… Yalnızlığın sınırında kol gezmedim, sevebilirsek bize fayda etmez zulüm demiştim… Çok askıya alındık… Ama yüreğimde yeniden bir kıpırtısın şimdi… Çok acı verdi o ilk yağmur, o ilk sancı çok küstürdü beni hayata… Çünkü ömrümü benden uzağa taşımak istedim, ihanet bayrağını çektim… Ama gelmeyecektin, gelecek miydin? Ne olursa olsun beklemeliydim… Sana seni sorup çekip gittim, acıtıp acıtmayacağıma bakmadan… Ama gelmeyecektin, gelecek miydin? Yalan bir sevdaya kaptırdım kendimi sonra, sonrasında yalan oldum… <strong>Merhaba</strong> ömrüm; beni kabul eder misin bu defa? Zorluklardan mutluluk aşılar mıyız şimdiden sonra? Çok çaresizim, çok yaslı, gözyaşlarım da çok yaşlı… Acıyor en dipte bir yara var, yangınım… Artık çok ama çok gülmek, artık çok sevdiğini söylemek yasak… Tılsımını yitirdi her şey… Her şeyin ölçüsü oldu o yangın… Seni çağırmışken ilkim olmalıydın son yangınım olmalıydın, hepim ol, tekim ol ama ol demiştim her şeyim ol… <strong>Sen gittin</strong> ömrüm… Ben gittim, yalanlarla helalleşemeden değiştim… Şimdi yine sana sesleniyorum uzunca bir zaman geçti, çok geçti ve ben yine karşındayım… Yangını oynuyorum şimdi ömrüm… Yangını oynuyorum… Ben artık çok yananım… Sana gel diyemem, seni mutlu edemem, ipleri çekildi ömrüm o delice aşkın… Korkusuz değilim ben… Ömrümü aldatırken, ömrümden oldum sonunda… Artık <strong>kimsesiz</strong> bir o kadar da yalnızım ömrüm… Korkularından uzak olmak istiyorsan gel demiştim… Artık ben cesaretimi yitirdim bu yollarda çok ruhsuzum, suskunum… Mürekkebimle aldattım seni, ilkim, tekim, hepim, sonum olmanı dilerken bir başka masala saldım kendimi, yüreğimdeki kurşunla vurdum seni… Şimdi affedebilecek misin ömrüm? Affetme… Şimdi duyar mısın beni, duyma… Şimdi sevebilir misin? Fakir bir gönlüm var… Kanmaya hazırsan, bu kez yanmaya hazırsan gel… Çok bekletsen de, çok sızlatıp çok ah ettirsen de yine de gel… Senden sonra attığım adımların hepsi çamura bulandı, mutluluk bahçesiyle bir türlü selamlaşamadım… Seni üzdüm mü ömrüm? Ömrüm; çekingen ömrüm… Yakılan, yıkılan bir yürek var şimdi… Korkularından uzak bana yakın olmak istiyorsan, gerçekten istiyorsan haydi sen de bu sözü fısılda… Seni Seviyorum Ömrüm… Yürekten yüreklerini ortaya koymuş fakat bir zaman sonra başka bir masalda yalan olmuş, asil sevebilen yüreklerini ağlatan, soylu dilencilere kanıp da yanan sevdalılara… </span></span></p>
<p>Yazar:  Dilara AKSOY</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don" rel="bookmark">GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkta Renklerin Anlamları</title>
		<link>http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 18:24:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[anlatır]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[gökkuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[renkler]]></category>
		<category><![CDATA[renkleri]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[
Arkadaşlar birçok arkadaşımız çok merak ettiği bir konu; renklerin anlamları nelerdir.. Bazen aşk hayatımızda bazende normal hayatımızda bu renklerin ne demek olduğunu merak etmişizdir.. Biz vidicat.bet ailesi olarak bu renkleri sizler için aradık bulduk neden hep kırmızı gül veririz aşkımıza ,sevdiklerimize nedeni tabiki var.. Birbirinden güzel renkler mevcut dünyamızda biz en önemlilerini aldık koyduk. Umarım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://images1.hiboox.com/images/3007/mprcuvkv.gif" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p>Arkadaşlar birçok arkadaşımız çok merak ettiği bir konu; <strong>renklerin anlamları</strong> nelerdir.. Bazen aşk hayatımızda bazende normal hayatımızda bu renklerin ne demek olduğunu merak etmişizdir.. Biz vidicat.bet ailesi olarak bu renkleri sizler için aradık bulduk neden hep kırmızı gül veririz aşkımıza ,sevdiklerimize nedeni tabiki var.. Birbirinden güzel renkler mevcut dünyamızda biz en önemlilerini aldık koyduk. Umarım hoşnut olursunuz;</p>
<p>işte renkler ve anlamları <img src='http://www.vidicat.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <span id="more-285"></span></p>
<p><strong>KIRMIZI</strong>:</p>
<p>Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir.</p>
<p>İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış bir inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır.</p>
<p><strong>YEŞİL</strong>:</p>
<p>Duygusal olarak bizi en çok etkileyen bir organımız olan kalp organının , bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın rengidir. Güven veren renktir. O yüzden bankaların logolarında hakim renktir. Yeşil yaratıcılığı körükler. Bu yüzden büyük lokanta mutfaklarında yeşil tercih edilir. Hastanelerde de yeşil rahatlatıcı özelliği nedeniyle kullanılır. Yeşil alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır.</p>
<p><strong>SİYAH</strong>:</p>
<p>Duygusallığı ve hüznü simgeler. Gücü ve tutkuyu temsil eder. Bizde ve batıda siyah matemi temsil ederken, Japonya&#8217;da siyah mutluluktur. Siyah fonda kullanılırsa karamsarlığı çağrıştırır. Einstein konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan odaları tercih ederdi.</p>
<p><strong>MAVİ</strong>:</p>
<p>Vücudumuzda boğaz bölgesini yansıtan bir renktir. Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir. Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı simgeler. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır.</p>
<p><strong>LACİVERT</strong>:</p>
<p>Kozmik renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği simgeler. O yüzden dünyadaki firmaların yarıdan fazlası logolarında laciverdi kullanır. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır.</p>
<p><strong>MOR</strong>:</p>
<p>Eskiden beri ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih , yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını korkuttuğu saptanmıştır. İntihar edenlerin beğendiği renktir.</p>
<p><strong>PEMBE:</strong></p>
<p>Uyum ,neşe , şirinliğin ve sevginin simgesi. Rahat hissettiren ve dinlendiren bir renktir. Bu yüzden bazı büyük mağazalar tezgahtarlarına pembe üniforma giydirir ki, müşteriler kendilerini rahat hissetsin diye. Pembe aynı zamanda çocuk rengidir.</p>
<p><strong>SARI:</strong></p>
<p>Sarı zeka , incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür.</p>
<p><strong>BEYAZ</strong>:</p>
<p>Temizliği ve saflığı temsil eder. İstikrarı, devamlılığı simgeler. Politikacılar beyazı pek severler, çünkü temiz, dürüst izlenimi vermek isterler&#8230;</p>
<p><strong>KAHVERENGİ:</strong></p>
<p>Gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. Kansas Ünv.de bir sergide, duvarların rengi değiştirilebilir hale getirilmiş. Fonda beyaz kullanıldığında insanlar sergide yavaş hareket etmiş. Fon kahverengiye döndüğünde ise insanlar müzede daha çok yeri daha az zamanda gezmişler. Kahverengi insanı hızlandırır. Bu yüzden fastfoodlar iç mekanda kahverengi kullanır. Kahverengi toprak rengidir. Kıyafetlerde pek tercih edilmez, çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta dikkat çekmezler.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/ilginc-bir-zihin-yonlendirmesi" rel="bookmark">İlginç Bir Zihin Yönlendirmesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/migren-hastaliginin-dusmanlari" rel="bookmark">Migren Hastalığının Düşmanları</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/karinca-ile-agustos-bocegi" rel="bookmark">Karınca İle Ağustos Böceği</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/akneler-ve-sivilceler-akne-ve-sivilce-nasil-gecer" rel="bookmark">Akneler ve sivilceler | Akne ve Sivilce Nasıl Geçer</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/robotlarin-ayaklanmasi-sonucu" rel="bookmark">Robotların Ayaklanması Sonucu</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bana Aşkı Anlat</title>
		<link>http://www.vidicat.net/bana-aski-anlat</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/bana-aski-anlat#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 14:08:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[anlat]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[bana]]></category>
		<category><![CDATA[birtanem]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilim]]></category>
		<category><![CDATA[sevinçli]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[Öyle anlat ki, ilk kez aşık oluyormuşcasına garip bir heyecanla tanışayım yeniden&#8230;Öyle anlat ki, tüm bildiklerimi unutayım bir otel odasında ve yola çıkmak gelsin içindem. Trenleri düşüneyim, uçakları değil, ayışığı gölgesinde geceler yasemin koksun usulca, bir çakıl okyanusların yosununu taşısın avuçlarıma; görmediğim kentler benim olsun, konuşmadığım diller anadilim&#8230;Dar zamanlara nice dünyayı sığdırayım da, geniş zamanlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 10px; border: black 10px solid;" src="http://img.blogcu.com/uploads/bahargozlum_17a.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Öyle anlat ki, ilk kez aşık oluyormuşcasına garip bir heyecanla tanışayım yeniden&#8230;Öyle anlat ki, tüm bildiklerimi unutayım bir otel odasında ve yola çıkmak gelsin içindem. Trenleri düşüneyim, uçakları değil, ayışığı gölgesinde geceler yasemin koksun usulca, bir çakıl okyanusların yosununu taşısın avuçlarıma; görmediğim kentler benim olsun, konuşmadığım diller anadilim&#8230;Dar zamanlara nice dünyayı sığdırayım da, geniş zamanlarda bir telefon sesine tutsak kalayım&#8230; <span id="more-273"></span>Aşkı anlat bana, öyle anlat ki, kalabalıklarda yalnız, yalnızlığımda kalabalık olayım; mutluluklardan ve mutsuzluklardan arınayım&#8230;Hep yağmur yağsın anlattığın aşkta, kapılar ardına kadar açılsın ve öyle unutulsun, akan bir tavan olsun çatı katında, terasta sardunyalar, sonra bir kedi olsun mutlaka, sokakta bulunup eve getirilmiş tekir bir kedi&#8230; </span></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun" rel="bookmark">Erkekler Sevmez Diyenler Okusun...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/msndeki-virusleri-temizleme-yontemleri" rel="bookmark">Msndeki Virüsleri Temizleme Yöntemleri</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/isimsiz-sevgi-bu-olsa-gerek" rel="bookmark">İsimsiz Sevgi Bu Olsa Gerek</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kedi-dis-bakimi-nasil-yapilir" rel="bookmark">Kedi dış bakımı nasıl yapılır ?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/bana-aski-anlat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gül ve Onun Kokusu</title>
		<link>http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 20:17:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[onun]]></category>
		<category><![CDATA[seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[turgutlu]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[Onlarla yıllar önce tanıştım. Bir bar veya diskotek yada gece kulübü, yani yemekten sonra dans edip, eğlenmeye, müzik dinlemeye gidilebilen bir yerde. Ben masalardan birinde, tek başıma vazonun içinde duruyordum. Canım sıkılıyordu aslında. Özel olarak bu iş için, evleri, barları, restoranları ve işyerlerini süslemek, insanlar tarafından sevdiklerine hediye edilmek üzere yetiştiriliyordum. Benim kaderimde de buraya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img.blogcu.com/uploads/1001resim_kadehte-gul-ask-resimleri.jpg" alt="" width="150" height="200" /><strong>Onlarla yıllar önce tanıştım. Bir bar veya diskotek yada gece kulübü, yani yemekten sonra dans edip, eğlenmeye, müzik dinlemeye gidilebilen bir yerde. Ben masalardan birinde, tek başıma vazonun içinde duruyordum. Canım sıkılıyordu aslında. Özel olarak bu iş için, evleri, barları, restoranları ve işyerlerini süslemek, insanlar tarafından sevdiklerine hediye edilmek üzere yetiştiriliyordum. Benim kaderimde de buraya satılmada vardı, sevdiklerimden ayrılmış, bu vazoya yerleştirilmiştim. <span id="more-270"></span>Can sıkıntısı içinde akibetimi bekliyordum daha ne kadar yasayacağımı bilmeden. Kimse benimle ilgilenmiyordu. O gelene kadar&#8230; Çok güzel bir kadındı. Simsiyah saçları, düzgün vücudu, sade elbisesi ve benim kadar kırmizi dudakları kadar yıldız gibi parlıyordu. Kapıdan içeri girer girmez gözüm takıldı. Onun elinde, saçında veya yakasında olmak isteğiyle dolup taştım birden. Boş masama otursunlar diye dua ettim. Yanında birileri vardı, etrafa bakıyorlardı. Bende bakındım ve kalbim çarpmaya başladı, benden başka boş masa yoktu, demek ki bana geleceklerdi. Yanılmamıştım. Oturur oturmaz beni fark etti. Tanrım ne güzel bir kırmızı gül diyerek önce beni seyretti, sonra yapraklarıma yumuşak elleriyle dokundu, daha sonra burnuna götürdü beni. Ben onun dokunuşları ve kokusuyla ürperirken oda benim kokuma bayılmıştı. Eline alıp, uzunca bir süre tuttu beni. Arada bir kokladı, kokumu içine çekti. Erkeklerden ikisi benim güzelle ilgileniyordu. Aralarında gizli bir rekabet vardı. İkisi de arkadaştılar, daha doğrusu iş ilişkileri vardı ama güzel kadın yüzünden birbirlerinden nefret ediyorlardı. Bir ara adamlardan esmer olanı dansa kaldırdı kadını. Beni yerime bırakıp eşlik etti adama. Uzaktan izledim onları, konuşmalarını duymuyordum ama anladığım kadarıyla tam anlamıyla asılıyordu. Benimkide gülümsüyor, arada bir başını eğiyor, bir şeyler söylüyor, çoğu zamanda bakışlarını adamdan kaçırıyordu. Sıkıldığını anlamıştım. Tam oturmuşlardı ki, sarışın olani kaldırdı dansa. Onu da kırmadı. Aşağı yukarı ayni şeyler cereyan etti. Ama bu adam daha kibardı ve sanırım ondan daha cok hoşlanmıştı. Derken&#8230; Derken o çıkageldi. Hiç beklemediğim, ummadığım bir anda masaya geldi. Diğerlerinin arkadaşıymış kadınla ilk kez tanışıyorlardı. Küçük bir merasimden sonra kadının yanına oturdu. Ben yine onun ellerindeydim&#8230; Birden kadının kulağına eğilip, &#8220;kırmızının sana çok yakıştığını biliyor musun?&#8221; dedi. Sesi çok ateşliydi. Doğrusunu isterseniz, ben bile etkilenmiştim. Gözlerini kaldırıp ona gülümsediği an bakışlarının son derece çarpıcı olduğunu gördüm. Benim ki daha etkilenmişti. İkimizde dikkatlice incelemeye başladık adamı. Kendini beğenmis bir havasi vardı. Yakışıklıydı Allah için, Şık ve iyi giyimli, ağzı laf yapan biriydi. Sık sık kulağına bir şeyler söylüyor, oda çapkına gülümsüyordu. Meğer oda benim gibi kapıdan içeri girdiği andan itibaren güzel kadını izlemiş. Birkaç dakika sonra iş isten geçmişti. Tahmin ettiğim şey gerçekleşti. Yukarılarda dolaşan Eros, ikisini görür görmez oklarını kalplerine sapladı. O andan itibaren yalnızca ikisi vardı orada. Birlikte dans ettiler, sarıldılar, konuştular&#8230; Bende mutluydum ama birazdan onların gideceğini düşünmek acı veriyordu. Daha goncaydım, en azından bir haftalık ömrüm vardı, ama bundan sonraki günlerimi burada, bu karanlık yerde geçirmek istemiyordum. Beni alırmıydı giderken? Yanında götürürmüydü? Ben bu duygularla doluyken kalkmakta olduklarını fark ettim. Tanrım gidiyordu! Gidiyorlardı. Adam geldikten sonra benimle hiç ilgilenmemişti. Beni unutmuştu. Ayağa kalktı, çantasını aldı, ceketini omuzlarına attı ve yavaş yavaş uzaklaştı masadan. Beni bırakarak&#8230; Kahrolmuştum. Bütün ümitlerim sona ermişti. Ona son bir kez veda etmek üzereyken, genc adamın masaya döndüğünü gördüm. Bir şey unutmuştu herhalde. Geldi bana uzandı. Yoksa&#8230; Beni aldı, önce kokladı, kokumu onun yaptığı gibi içine çekti ve onun yanına gitti&#8230; Gözlerinin içine bakarak &#8220;bütün bir gece çok hoş bir ikiliydiniz, onu yalnız mı bırakacaksın&#8221; diyerek beni uzattı. Daha önce biraz kıskanmıştım, ama o anda çok sevdim bu adamı. Sarılıp öpmek geldi içimden. O gece ve sonrası onlarla birlikte aşkı, mutluluğu, tutkuyu, ihtirasi yasadım. Çok büyük bir aşka tanık oldum. Ama korkuyordum. Hislerim bu aşkın uzun sürmeyeceğini söylüyordu. Evet çok seviyorlardı birbirlerini ama başka dünyaların insanıydılar&#8230; Her şeyleri farklıydı. Bu ilişki onları tüketecekti&#8230; Beni bir hafta boyunca vazoda baktı. Her gün suyumu değiştirdi, uzun yaşamam için vitaminlerle besledi beni. Her sabah yataktan kalkınca okşadı, sevdi, kokladı. Her akşam eve geldiğinde benimle ilgilendi. Yapraklarımın dökülmekte oldugunu fark edince kurumamamı, yapraklarımın dökülmemesini sagladı. ömrümü uzattı. Aradan yıllar geçmesine rağmen hala yaşıyordum. Hala onunla beraberim. Onun yatağının başucundayım. Ben onunlayım ama buluşmamızı sağlayan bizimle değil artık. Korktuğum başıma geldi. Bir yıl sürdü ilişkileri. Aşk dolu geceler yerini kavgalara bırakti. Hic istememe ragmen birbirlerini kirmalarina sahit oldum. Onunla birlikte bende ağladım. Her kavga, daha tutkulu bir barışmayla sonuçlanıyordu. Ama sonra bir gün gitti ve bir daha hiç aramadı&#8230; Ama o günden sonra her gün bir arkadaşım geldi evimize. Her gün kırmızı bir gül getirdi çiçekciler. Kimden geldiğine dair hiçbir not olmadı güllerin üzerinde. Ama oda bende kimin gönderdiğini biliyorduk. Aradan yıllar geçti, başkaları geldi gitti eve. Ama o hiç gelmedi. Gülü hep geldi. O da güllerin hiçbirini atmaya kıyamadı. Hepsini yaprakları dökülmeye basladıktan sonra kuruttu, yaprakları ufaladı, banyoda, odalarda sakladı. Saklamaya devam ediyor&#8230; Bu güzel kokulu evde ben öldüm bir gün ve&#8230; benimle birlikte o güzel kadın da öldü.<br />
Ama ev hala onun kokusuyla doluydu&#8230;</strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/benim-canim-sevgilim" rel="bookmark">Benim Canım Sevgilim...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</title>
		<link>http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 20:14:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkım]]></category>
		<category><![CDATA[budur]]></category>
		<category><![CDATA[kalbimin]]></category>
		<category><![CDATA[sahibisin]]></category>
		<category><![CDATA[taraflı]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[ Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya başlamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi&#8230; Canını feda edecek birini arıyorlardı&#8230;Genç kız ise her gün hastane odasında biraz daha solmaktaydı.
Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu&#8230;Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://www.kalbimsin.net/resim/kalp/06.jpg" alt="" width="150" height="150" /> Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya başlamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi&#8230; Canını feda edecek birini arıyorlardı&#8230;Genç kız ise her gün hastane odasında biraz daha solmaktaydı.<br />
Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu&#8230;Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı dökmekten bıkmıştı&#8230; <span id="more-267"></span>Yinede engel olamadı pınar gibi çağlayan gözyaşlarına. Sevdiği geldi aklına, fakir ama onu seven sevgilisi&#8230; Her gün aynı şeyleri düşünüyor, anıları bir film şeridi gibi gözünün önünden geçiyordu&#8230;<br />
&#8220;Param yok ama sana verebileceğim sevgi dolu bir kalbim var&#8221; demişti delikanlı&#8230; Genç kızda zaten başka birşey istemiyordu&#8230;Sevgiye muhtaç biri, sevdiğinin sevgisinden başka ne isteyebilirdi ki&#8230; Ama olmamıştı<br />
işte, dünyalar kadar olan sevgilerinin arasına, o lanet olasıca para girmeyi bilmiş, onları ayırmıştı&#8230; İşte paranın geçmediği zamanlara gelmişlerdi.. Ne önemi vardı artık? Şu son günlerinde, sevdiği yanında olsa yeterdi&#8230;<br />
Ayrılıklarından bu yana 5 bitmeyen, çile dolu yıl geçmişti&#8230;Her günü zehir, her günü hüsran&#8230;Ama genç kız hep sevgisini yüreğinde taşımış,kalbini kimseyle paylaşmamıştı. Sevdiğini düşündü işte o an.. Acaba o neler yapmıştı bu kadar sene boyunca.. Kimbilir kiminle evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştı&#8230; Gözlerinden bir damla yaş daha damladı kurumuş, bitmiş ellerine. Ellerine baktı, bir zamanlar ellerinin, elerini tuttuğunu hayal edip, her gün saatlerce ellerini seyrederdi&#8230; En çokta saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş, koklamıştı onları. Her bir tanesi koptuğunda, kalbine bir ok daha saplanıyordu. Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Belki sevdiği yanında olsa, kalbi bu kadar yorulup, veda etmezdi yaşama&#8230; Zaten artık ölüm umrunda değildi genç kızın. Sevdiğinden ayrı yaşamanın ölümden ne farkı vardı ki.. Tekrar o geldi aklına&#8230; Keşke keşke yanımda olsa dedi. Son bir kez elini tutsa yeterdi. Gözlerini son bir kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi artık&#8230;<br />
Gözleri pınar gibi çağlamaya başladı. Sevdiğini son bir kez göremeden ölmek istemiyordu.. Ufakta olsa ondan bi hatırasını almadan bu dünyadan göçmek istemiyordu&#8230; Oysa sevdiği, kimbilir kiminle beraberdi. Kendi sevgi dolu kalbinin kimseyle paylaşmayı düşünmemişti bile, ama acaba o paylaşmış mıydı ? Onun sevgisini silmiş atmış mıydı acaba kalbinden ? İçi birden nefretle doldu. Üstüne büyük bir ağırlık çöktü. Onu düşündükçe her dakikasının zehir olması artık çok daha ağır geliyordu genç kıza&#8230; Ölmek istedi,<br />
artık yaşamak istemiyordu bu dünyada.. Ama sevdiğinden bir hatıra almadan ölmeyeceğine and içmişti. Tekrar gözlerini açtı. Kimbilir belki de sevdiği onu unutmuştu.. Bu düşünceler içinde derinliğe daldı&#8230;Birden babası girdi odaya, kızına kalp nakli için bir gönüllü bulduklarını müjdeleyecekti. Fakat genç kız çoktan uykuya dalmıştı.. Bir meleği andıran masum yüzü, sevdiğinin özleminden sırılsıklamdı&#8230;<br />
O gece biri gözlerini dünyaya kapadı, genç kız ameliyata alındı. Tekleyen ve görevini yerine getirmeyen kalbi değiştirilmişti. 1 hafta sonra tekrar gözlerini açtı dünyaya genç kız. Ama dünya daha farklı geldi ona. Sanki bir şeyler eksikti&#8230; Aradan aylar geçmiş genç kız artık iyice iyileşmişti. Ama içindeki burukluğu bir türlü atamıyordu. Sevdiği aklına gelince kalbi eskisinden daha çok sızlıyordu.. Bir kere, bir kere görebilsem diye mırıldandı&#8230;Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Yeni kalbi onu iyileştirmişti ama nedense her gece aniden hızlanıyor, onu uykusundan uyandırıyor ve sanki yerinden çıkacakmış gibi atmaya başlıyordu&#8230; Genç kız bir anlam veremediği bu durumu doktora anlatmış, ama ameliyat kolay değil, bir aydan geçer demişti doktor.<br />
Aylar geçmişti ama hala aynıydı durum. Çiçeklerinin yanına gitti. Her gün onlarla saatlerce dertleşiyor, zaman zaman ağlıyordu onlarla.. En çokta kan kırmızısı gülünü seviyordu. Çünkü kırmızı gülün onun için yeri apayrı idi.<br />
Oda genç kızla beraber gülüyor, onunla beraber ağlıyordu. Onu sevdiği gibi görüyordu genç kız. Ve gülünü sevdiğini ilk gördüğünde ona hediye edeceğine dair yemin etmişti. Başka türlü paylaşamazdı gülünü kimseyle&#8230;<br />
Kapı çaldı aniden. Kapıyı açtı ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz zarfa ilişti. Yavaşça eğilip zarfı yerden aldı. Birden kalbi deli gibi atmaya başladı. Ne olduğunu anlayamıyordu. Zarfın üzerinde ne bir isim, ne bir adres vardı. Zarfı açtı, içinden beyaz bir kağıda yazılmış bir mektup çıktı. Kalbi daha hızlı atmaya başladı. Onun kokusu vardı kağıtta. Evet, onun kokusu vardı. Yıllar yılı özlemini çektiği, yanında olabilmek için canını bile verebileceği<br />
sevdiğinin kokusu vardı mektupta.. Başı dönmeye başladı. Koltuğuna geçip oturdu yavaşça&#8230;Kağıdı açtı. Ve elleri titreyerek okumaya başladı.<br />
&#8220;Sevgilim, senden ayrıldıktan sonra, bir kalbe 2 sevginin sığmayacağını bildiğimden dolayı, ne bir kimseyi sevebildim, nede kimseye bakabildim&#8230; Her günüm diğerinden daha zor geçti, çünkü her gün özlemin dahada artıyordu.. Sana kitapları dolduracak kadar şiirler yazdım. Her biri diğerinden daha da hüzünlüydü. Yazdım, okudum, ağladım&#8230; Her gün yazdım, her gün okudum, senelerce ağladım&#8230; Her gece seni düşündüm sabahlara kadar, her gece senin yanında olmayı istedim. Ve her gece sensizliğe lanet ettim, uykuları haram ettim kendime, sensiz olmanın acısını gözlerimden çıkardım&#8230; Ve bir gün her şeyi değiştirecek bir fırsat çıktı önüme. Bunu fırsatı değerlendirmeyip, kendime haksızlık edemezdim&#8230;Ve değerlendirdim&#8230; Senden çok uzaklara gittim, belki seni unuturum diye..Ama tam tersi oldu. Seni daha çok özlüyorum artık&#8230; Senden çok uzaklardayım belki, ama yinede seni görmek için uzaklardan gelebiliyorum. Hem de her gece&#8230;Seni seviyor, seyrediyor ve eğilip sen uyurken yanağına bir öpücük konduruyorum.. Bazen gözlerini açıp bakıyorsun, geldiğimi bildiğimi sanıyorum ama yine o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Yarın birbirimizi sevmemizin 6. senesi&#8230; Hep ben geldim şimdiye kadar senin yanına, yarında sen gel olur mu sevgilim.. Ha, unutmadan, sana hep sözünü ettiğim, kalbime iyi bak olur mu ? Çünkü göz yaşlarımla, adını yazdım ona&#8230;Seni senden bile çok seven bir sevgi var kalbinin içinde&#8230; Unutma, kırmızı gülü de unutma olur mu ??&#8230;<br />
Seni Seviyorum, Yanıma Gelinceye Kadarda Seveceğim&#8230;<br />
SEVGİLİN !!! </strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkın Aydınlatamayacağı Karanlık Yoktur.</title>
		<link>http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 20:09:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlayamayacağı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[imkansız]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilinin]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[ Otobüs yolcuları elinde beyaz bir baston taşıyan  								genç ve güzel kadının otobüse binişini içten  								gelen bi sempati ile izlediler. Basamakları  								geçti, boş olduğu söylenen koltuğu el yordamıyle  								buldu, oturdu, çantasını kucağına aldı.  								Bastonunu koltuğa yasladı. 34 yaşındaki susan,  								bir yıldır görmüyordu. Bir yanlış teşhis sonucu  								görmez olmuş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://i42.tinypic.com/4htj14.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><span style="font-family: Comic Sans MS; color: #0000ff;"> Otobüs yolcuları elinde beyaz bir baston taşıyan  								genç ve güzel kadının otobüse binişini içten  								gelen bi sempati ile izlediler. Basamakları  								geçti, boş olduğu söylenen koltuğu el yordamıyle  								buldu, oturdu, çantasını kucağına aldı.  								Bastonunu koltuğa yasladı. 34 yaşındaki susan,  								bir yıldır görmüyordu. Bir yanlış teşhis sonucu  								görmez olmuş, birden karanlık bir dünyanın içine  								düşmüştü. Öfke, kızgınlık kendine acıma..  								Hayatta tek dayanağı artık kocası Mark&#8217;tı. <span id="more-264"></span>Mark  								hava kuvvetlerinde subaydı.Susan&#8217;ı bütün  								kalbiyle seviyordu. Susan gözlerini kaybedince  								Mark karısının içine düştüğü umutsuzluğu hemen  								farketmişti. Ona yeniden güç kazanması,  								kaybettiği kendine güvene yeniden sahip olması  								için yardım etmeliydi.<br />
Susan gene kendi kendine yeterli olduğuna  								inanmalı, kimseye bağımlı olmadan  								yaşayabilmeliydi. Sonunda Susan&#8217;ı işine dönmeye  								ikna etti. Peki ama evden işe nasıl gidecekti?  								Genelde otobüsle giderdi. Ama şimdi kenti bir  								uçtan ötekine tek başına geçmekten korkuyordu.<br />
Mark her sabah onu arabası ile işe bırakayı  								önerdi. Kendi işi tam tam aksi yönde olduğu  								halde. İlk günler Susan kendini rahat hissetti  								Mark da &#8221; Görmüyorum, artık hiçbir işe yaramam &#8221;  								diyen karısını çalışmaya başlattığı için  								mutludu. Aa bir süre sonra Mark işlerin iyi  								gitmediğini farketti. Başkasına bağımlı yaşamın  								Susan&#8217;ı mutlu etmesi mümkün değildi. İşe eskiden  								olduğu gibi işe kendi başına otobüsle  								gitmeliydi. Ama Susan hala o kadar hassas ,o  								kadar kırılgan, o kadar öfkeliydi ki Ne  								yapabilirdi?<br />
&#8220;Otobüs&#8221; lafı ağzından çıkar çıkmaz Susan  								öfkeyle haykırdı.. &#8220;Nasıl yaparım ?  								Görmüyormusun ben körüm!! Nerde olduğumu nereden  								bilirim, nereye gittiğimi nasıl anlarım. Galiba  								sana ağır gelmeye başladım, beni başından atmaya  								çalışıyorsun..&#8221; Duydukları Mark&#8217;ın kalbini fena  								halde kırdı. Ama ne yapacağını biliyordu.<br />
&#8220;Her sabah ve her akşam otobüsü arabala takip  								edeceğim. Sen bu yolculuqu tek başına yapmaya  								hazır olana dek sürecek bu.&#8221; Tam iki hafta Mark,  								Susan&#8217;ın otobüsünün arkasından gitti İki hafta  								boyu karısına görme dışındaki duyularını nasıl  								kullanacağını anlattı. Özellikle duymanın pek  								çok sorunu çözececeğini izah etti. Kulakları ona  								nerede olduğunu söyleyebilirdi. Yeni yaşam  								tarzına alışmasına yardımcı olabilirdi. Otobüs  								şöförü ile ahbap olursa, herşey kolaylaşır,  								şöför hergün önde bir yer ayırırdı. Nihayet  								susan yolculuğa tek başına yapmaya hazır  								olduğunu hissetti . Pazartesi sabahı geldi  								Ayrılırken otobüsün geçici eskortu kocasına ,  								hayattaki büyük dostuna sarıldı . Gözleri yaşla  								doluydu Susan&#8217;ın . Kocasına öyle teşekkürle  								doluydu ki Onun sabrı, sadakati, desteği ve  								sevgisiyle umutsuzlık uçurumundan nasıl çıkmış,  								nasıl yeniden hayata dönmüştü..  								&#8220;Allahasımarladık &#8221; dedi kocasına ve uzun  								amandan beri ilk defa ters yönlerde yola  								çıktılar. Pazartesi ,Salı, Çarşamba.. Hergün  								mükemmel geçti Susan için. Kendini hiç bu kadar  								iyi hissetmemişti,yapıyordu, başarıyordu, tek  								başına başarıyordu. Kendi kendine gidip  								gelebiliyordu işte. Cuma sabahı, Susan her günkü  								gibi otobüse bindi, ofisinin karşısındaki  								durakta inerken bilet parasını uzattı şöföre.<br />
&#8220;Sizi kıskanıyorum bayan &#8221; dedi şöför. &#8220;Neyimi  								kıskanıyorsunuz benim &#8221; diye sordu şöföre. &#8221;  								Sizin kadar sevilmek, bu kadar şefkat ve  								sevgiyle korunmak çok hoş bir duygu olmalı  								bayan&#8221; dedi söför. &#8221; Nasıl yani&#8221; dedi Susan . &#8221;  								Bir haftadır, her sabah yakışıklı bir subay  								köşede duruyor ve siz otobüsten inene kadar  								izliyor. Yolu kazasız geçmenize bakıyor,  								ofisinize girene kadar oradan ayrılmıyor. Sonra  								size bir öpücük yolluyor, elini sallıyor ve  								yürüyüp gidiyor. Siz çok talihli bir kadınsınız  								bayan..&#8221; Mutluluk gözyaşları Susan&#8217;ın  								yanaklarından akmaya başladı. Ve birden  								hatırladı Mark&#8217;ı hiç görmüyordu ama bir haftadır  								yanında olduğunu hem de öyle kuvvatli  								hissediyordu ki. Talihli gerçekten çok talihli  								idi. Öyle bir armağan vermişti ki ona hayat,  								görmeden daha değerliydi . Bu armağanın  								varlığına inanması için görsi gerekmiyordu.<br />
</span><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;SEVGİNİN  								AYDINLATMAYACAĞI KARANLIK YOKTU ÇÜNKÜ&#8230;&#8221;</span></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

