<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vidicat.Net Hayatın Anlamı &#187; İlginç Hikayeler</title>
	<atom:link href="http://www.vidicat.net/category/hikayeler/ilginc-hikayeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.vidicat.net</link>
	<description>Hayatı Anlayan Blog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 May 2011 07:54:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Aşkın Aydınlatamayacağı Karanlık Yoktur.</title>
		<link>http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 20:09:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlayamayacağı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[imkansız]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilinin]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[


  Otobüs yolcuları elinde beyaz bir baston taşıyan  								genç ve güzel kadının otobüse binişini içten  								gelen bi sempati ile izlediler. Basamakları  								geçti, boş olduğu söylenen koltuğu el yordamıyle  								buldu, oturdu, çantasını kucağına aldı.  								Bastonunu koltuğa yasladı. 34 yaşındaki susan,  								bir yıldır görmüyordu. Bir yanlış teşhis sonucu  								görmez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://i42.tinypic.com/4htj14.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><span style="font-family: Comic Sans MS; color: #0000ff;"> Otobüs yolcuları elinde beyaz bir baston taşıyan  								genç ve güzel kadının otobüse binişini içten  								gelen bi sempati ile izlediler. Basamakları  								geçti, boş olduğu söylenen koltuğu el yordamıyle  								buldu, oturdu, çantasını kucağına aldı.  								Bastonunu koltuğa yasladı. 34 yaşındaki susan,  								bir yıldır görmüyordu. Bir yanlış teşhis sonucu  								görmez olmuş, birden karanlık bir dünyanın içine  								düşmüştü. Öfke, kızgınlık kendine acıma..  								Hayatta tek dayanağı artık kocası Mark&#8217;tı. <span id="more-264"></span>Mark  								hava kuvvetlerinde subaydı.Susan&#8217;ı bütün  								kalbiyle seviyordu. Susan gözlerini kaybedince  								Mark karısının içine düştüğü umutsuzluğu hemen  								farketmişti. Ona yeniden güç kazanması,  								kaybettiği kendine güvene yeniden sahip olması  								için yardım etmeliydi.<br />
Susan gene kendi kendine yeterli olduğuna  								inanmalı, kimseye bağımlı olmadan  								yaşayabilmeliydi. Sonunda Susan&#8217;ı işine dönmeye  								ikna etti. Peki ama evden işe nasıl gidecekti?  								Genelde otobüsle giderdi. Ama şimdi kenti bir  								uçtan ötekine tek başına geçmekten korkuyordu.<br />
Mark her sabah onu arabası ile işe bırakayı  								önerdi. Kendi işi tam tam aksi yönde olduğu  								halde. İlk günler Susan kendini rahat hissetti  								Mark da &#8221; Görmüyorum, artık hiçbir işe yaramam &#8221;  								diyen karısını çalışmaya başlattığı için  								mutludu. Aa bir süre sonra Mark işlerin iyi  								gitmediğini farketti. Başkasına bağımlı yaşamın  								Susan&#8217;ı mutlu etmesi mümkün değildi. İşe eskiden  								olduğu gibi işe kendi başına otobüsle  								gitmeliydi. Ama Susan hala o kadar hassas ,o  								kadar kırılgan, o kadar öfkeliydi ki Ne  								yapabilirdi?<br />
&#8220;Otobüs&#8221; lafı ağzından çıkar çıkmaz Susan  								öfkeyle haykırdı.. &#8220;Nasıl yaparım ?  								Görmüyormusun ben körüm!! Nerde olduğumu nereden  								bilirim, nereye gittiğimi nasıl anlarım. Galiba  								sana ağır gelmeye başladım, beni başından atmaya  								çalışıyorsun..&#8221; Duydukları Mark&#8217;ın kalbini fena  								halde kırdı. Ama ne yapacağını biliyordu.<br />
&#8220;Her sabah ve her akşam otobüsü arabala takip  								edeceğim. Sen bu yolculuqu tek başına yapmaya  								hazır olana dek sürecek bu.&#8221; Tam iki hafta Mark,  								Susan&#8217;ın otobüsünün arkasından gitti İki hafta  								boyu karısına görme dışındaki duyularını nasıl  								kullanacağını anlattı. Özellikle duymanın pek  								çok sorunu çözececeğini izah etti. Kulakları ona  								nerede olduğunu söyleyebilirdi. Yeni yaşam  								tarzına alışmasına yardımcı olabilirdi. Otobüs  								şöförü ile ahbap olursa, herşey kolaylaşır,  								şöför hergün önde bir yer ayırırdı. Nihayet  								susan yolculuğa tek başına yapmaya hazır  								olduğunu hissetti . Pazartesi sabahı geldi  								Ayrılırken otobüsün geçici eskortu kocasına ,  								hayattaki büyük dostuna sarıldı . Gözleri yaşla  								doluydu Susan&#8217;ın . Kocasına öyle teşekkürle  								doluydu ki Onun sabrı, sadakati, desteği ve  								sevgisiyle umutsuzlık uçurumundan nasıl çıkmış,  								nasıl yeniden hayata dönmüştü..  								&#8220;Allahasımarladık &#8221; dedi kocasına ve uzun  								amandan beri ilk defa ters yönlerde yola  								çıktılar. Pazartesi ,Salı, Çarşamba.. Hergün  								mükemmel geçti Susan için. Kendini hiç bu kadar  								iyi hissetmemişti,yapıyordu, başarıyordu, tek  								başına başarıyordu. Kendi kendine gidip  								gelebiliyordu işte. Cuma sabahı, Susan her günkü  								gibi otobüse bindi, ofisinin karşısındaki  								durakta inerken bilet parasını uzattı şöföre.<br />
&#8220;Sizi kıskanıyorum bayan &#8221; dedi şöför. &#8220;Neyimi  								kıskanıyorsunuz benim &#8221; diye sordu şöföre. &#8221;  								Sizin kadar sevilmek, bu kadar şefkat ve  								sevgiyle korunmak çok hoş bir duygu olmalı  								bayan&#8221; dedi söför. &#8221; Nasıl yani&#8221; dedi Susan . &#8221;  								Bir haftadır, her sabah yakışıklı bir subay  								köşede duruyor ve siz otobüsten inene kadar  								izliyor. Yolu kazasız geçmenize bakıyor,  								ofisinize girene kadar oradan ayrılmıyor. Sonra  								size bir öpücük yolluyor, elini sallıyor ve  								yürüyüp gidiyor. Siz çok talihli bir kadınsınız  								bayan..&#8221; Mutluluk gözyaşları Susan&#8217;ın  								yanaklarından akmaya başladı. Ve birden  								hatırladı Mark&#8217;ı hiç görmüyordu ama bir haftadır  								yanında olduğunu hem de öyle kuvvatli  								hissediyordu ki. Talihli gerçekten çok talihli  								idi. Öyle bir armağan vermişti ki ona hayat,  								görmeden daha değerliydi . Bu armağanın  								varlığına inanması için görsi gerekmiyordu.<br />
</span><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;SEVGİNİN  								AYDINLATMAYACAĞI KARANLIK YOKTU ÇÜNKÜ&#8230;&#8221;</span></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karınca İle Ağustos Böceği</title>
		<link>http://www.vidicat.net/karinca-ile-agustos-bocegi</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/karinca-ile-agustos-bocegi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 16:27:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[böceği]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dinle]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[karınca]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[versiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]  Agustos bocegi ve karinca masalini, uc ulkeye gore uc farkli sekilde yazmislar.
Çin versiyonu:
Karinca bütün yaz çalisir evini, yiyeceklerini hazir eder. Agustos böcegi de yan gelir yatar ve karincayla
alay eder, vur patlasin çal oynasin yazi geçirir.
Ve kis gelir..
Karinca sicacik yuvasinda karni tok bir sekilde kisi geçirirken, Agustos böcegi aclik ve soguktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://iktibaslar.files.wordpress.com/2009/05/karinca.jpg" alt="" width="150" height="150" /> Agustos bocegi ve karinca masalini, uc ulkeye gore uc farkli sekilde yazmislar.<br />
Çin versiyonu:<br />
Karinca bütün yaz çalisir evini, yiyeceklerini hazir eder. Agustos böcegi de yan gelir yatar ve karincayla<br />
alay eder, vur patlasin çal oynasin yazi geçirir.<br />
Ve kis gelir..<br />
Karinca sicacik yuvasinda karni tok bir sekilde kisi geçirirken, Agustos böcegi aclik ve soguktan iki gün sonra ölür.<span id="more-166"></span><br />
Fransiz versiyonu:<br />
Karinca bütün yaz boyunca calisir ve kis için evini, yiyeceklerini hazir eder. Agustos böcegi de yan gelir yatar ve karincayla alay<br />
eder, vur patlasin çal oynasin barlarda yazi geçirir..<br />
Ve kis gelir..<br />
Karinca sicacik yuvasinda karni tok bir sekilde sicacik kisi geçirmeye hazirlanirken kapi çalar. Bakar elinde bavulu agustos böcegi;<br />
-&#8217;Naber aptal komsum?Kisi geçirmek için Karaip Adalari&#8217;na gidiyorum da,bir istegin var mi sorayim dedim.Hadi bana eyvallah.&#8217;<br />
Der ve uzaklasir.<br />
Türk versiyonu<br />
Karinca bütün yaz çalisir evini, yiyeceklerini hazir eder. Agustos böcegi de yan gelir yatar ve karincayla alay eder, vur patlasin,<br />
çal oynasin yazi geçirir.<br />
Ve kis gelir.<br />
Karinca sicacik yuvasinda karni tok bir sekilde kisi geçirirken, agustos böcegi bir basin toplantisi düzenleyerek,<br />
&#8216;Etrafta onca aç ve üsüyen varken, karincalar nasil bir vurdum duymazlikla sicacik yuvalarinda yasayabiliyorlar&#8217; diye olayi kamuoyunun<br />
vicdanina sunar. STAR, KANAL D, ve diğer DOĞAN medyasının benzer TV&#8217;leri zavalli aç ve açiktaki agustos böcegi ile karni tok sIrtipek karincanin resimlerini yan yana yayinlayarak taraflari tartismaya davet eder. Türkiye olayin sokunu yasamaktadir. Nerededir bu devlet?<br />
YBKD (Yesil Böcekleri Koruma Dernegi) &#8216;nden bir temsilci SHOW Haber&#8217;e çikarak otuz yildir çektikleri sefaletin tek nedeninin sirf yesil renkli<br />
olmalarindan kaynaklandigini anlatir. Dünyanin en taninmis Nobel adayi yazarimiz Orhan PAMUK ve taninmis aydinlarimiz olayi Avrupa düzeyinde<br />
protesto ederek Türkiye&#8217;yi kinarlar.<br />
Konu Bakanlar Kurulu&#8217;nda tartismaya açilir ve Basbakan KANAL D&#8217;ye verdigi özel demecinde &#8216;Daha önceki hükümetler tarafindan bunca<br />
yildir sorunlari göz ardi edilen degerli agustos böcegi kardeslerimizin bundan böyle huzur ve refah içerisinde yasamalari için gerekenler yapilacaktir. &#8216; der. Diger yandan Uğur DÜNDAR karincayi canli yayina çikararak,&#8217;Reklâmini yapmak için zavalli bir agustos böceginin içler acisi durumundan yararlanmaya utanmiyor musun?&#8217; diye bir güzel haşlar.<br />
Ertesi aksam TEKE TEK&#8217;te ise &#8216;Ağustos böceginden yürüttügün para ve yiyecekleri nereye sakladin, öt çabuk&#8217; diye Fatih ALTAYLI&#8217; dan bir güzel<br />
azar işitir. Karinca en sonunda çareyi yurtdisina kaçmakta bulur. Ve agustos böcegi de onun evine yerlesir, yiyeceklerine konar, esyalarinin<br />
üzerine yatar ve refah içerisinde gül gibi yaşar gider.<br />
Ve güzel ülkemizde tarafsiz ve dogrucu (!) medyamiz<br />
sayesinde adalet yerini bulur (mu?)</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/karbelada-bulunan-aglayan-agac" rel="bookmark">Karbela&#039;da Bulunan Ağlayan Ağaç</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/seffaf3g-windows-telefon" rel="bookmark">Şeffaf3G Windows Telefon</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari" rel="bookmark">Aşkta Renklerin Anlamları</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/karinca-ile-agustos-bocegi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne Öğrendin Oğlum?</title>
		<link>http://www.vidicat.net/ne-ogrendin-oglum</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/ne-ogrendin-oglum#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 10:55:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[anlatan]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[ne]]></category>
		<category><![CDATA[oğlum]]></category>
		<category><![CDATA[öğrendin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü.
Çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu:
- &#8220;Yolculuğumuzu nasıl buldun?&#8221;
- &#8220;Çok güzeldi babacığım&#8221; diye cevap verdi oğul.
- &#8220;İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?&#8221;
- &#8220;Evet.&#8221;
- &#8220;Peki ne öğrendin ?&#8221;
- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" title="Zenginlik" src="http://www.masaustu-resimleri.com/d/4893-2/Zenginlik.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><span style="font-size: 16px;">Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü.</span></strong></p>
<p><strong>Çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu:</strong></p>
<p><strong>- &#8220;Yolculuğumuzu nasıl buldun?&#8221;</strong></p>
<p><strong>- &#8220;Çok güzeldi babacığım&#8221; diye cevap verdi oğul.</strong></p>
<p><strong>- &#8220;İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?&#8221;<span id="more-136"></span></strong></p>
<p><strong>- &#8220;Evet.&#8221;</strong></p>
<p><strong>- &#8220;Peki ne öğrendin ?&#8221;</strong></p>
<p><strong>- &#8220;Şunu gördüm&#8221; dedi oğul:&#8221;Bizim evde bir köpeğimiz, onların dört köpeği var. Bizim evde bahçenin yarısına gelen bir havuzumuz var, onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri var. Bizim bahçede ithal lambalarımız, onların yıldızları var. Bizim terasımız ön bahçeye kadar, onların ki ise ufka kadar uzanıyor.&#8221;</strong></p>
<p><strong>Ufaklık konuşurken, babası şaşkınlıktan tek kelime bile edemedi. Ve çocuk ekledi:</strong></p>
<p><strong>- &#8220;Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğiniz için, teşekkür ederim babacığım !&#8221;</strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun" rel="bookmark">Erkekler Sevmez Diyenler Okusun...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/isimsiz-sevgi-bu-olsa-gerek" rel="bookmark">İsimsiz Sevgi Bu Olsa Gerek</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/ne-ogrendin-oglum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölüm anında Azrail İle Konusulanlar</title>
		<link>http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail-ile-konusulanlar</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail-ile-konusulanlar#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 09:33:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[azrail]]></category>
		<category><![CDATA[fani]]></category>
		<category><![CDATA[fünya]]></category>
		<category><![CDATA[konusma]]></category>
		<category><![CDATA[öğren]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sırası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[Sabah kalktım. Güzelce kahvaltımı da yaptım ve işe gittim.
Klasik bir gün&#8230; Diğerleri gibi, sıradan bir başlangıç&#8230;
Nöbetçi arkadaştan öğrendiğime göre, gece problem çıkmamış cihazlarda. Bu iyi haber işte! Zaten dünden devam eden 2 tane sistem arızası vardı.
Cihaz odasındaki klimalar da problemli. Hem de ta kurulduğu günden beri!
Bugünde firmanın birinden eleman gelecek, onlarla ilgilenmem lazım. İş çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://www.zehirlimantar.com/blog/wp-content/uploads/2008/04/etiketbaslangic.jpg" alt="" width="150" height="150" />Sabah kalktım. Güzelce kahvaltımı da yaptım ve işe gittim.<br />
Klasik bir gün&#8230; Diğerleri gibi, sıradan bir başlangıç&#8230;<br />
Nöbetçi arkadaştan öğrendiğime göre, gece problem çıkmamış cihazlarda. Bu iyi haber işte! Zaten dünden devam eden 2 tane sistem arızası vardı.<br />
Cihaz odasındaki klimalar da problemli. Hem de ta kurulduğu günden beri!<br />
Bugünde firmanın birinden eleman gelecek, onlarla ilgilenmem lazım. İş çok bugün! Akşamı nasıl ederim bilmem. Bu hafta çok yoğun geçecek. Sezonda başladı malum. Beklentilerimiz epey yüksek.<span id="more-120"></span><br />
Neyse, odama gittim ve kapıyı kapadım. Bilgisayarımı da açtım ve maillerimi kontrol ediyordum ki, kapı çaldı. Girin bile diyemeden kapı açıldı ve içeriye bir şey girdi, kapıyı da kapadı hemen!<br />
Aman Allahım! O da ne!? Tanımlayamadım bir türlü. Kadın desen değil, erkek desen değil, turist belki! Bir çirkinlik abidesi! Kesin 10 gün rüyalarımın baş rol oyuncusu olur.<br />
Ona Kimsiniz? diye sormama bile fırsat kalmadan:<br />
- Hadi kalk gidiyoruz! dedi&#8230;</p>
<p>Aaa! Hem de Türkçe konuştu! Şaşırdım ama bozuntuya vermedim.<br />
- Sizi ilk kez görüyorum. Kimsiniz?<br />
- Ruhunu bedeninden söküp almak için görevlendirilen meleğim ben! Nam-ı diğer Azrail! Cehennem habercisi!<br />
- Dalganın sırası değil şimdi. Lütfen odamı terk edin. Yoksa güvenliği çağırırım!<br />
- Çağırsan ne olur? Beni sadece sen görüyorsun!<br />
- Dalga geçme. İşim gücüm var benim. Seninle uğraşamam&#8230;<br />
Bir yandan Azrail değildir diyorum ama böyle bir kişinin bana haber verilmeden buraya kadar gelmesi imkansız ki! Eyvaaah! Ya gerçekse! Bittim ben, bittim!<br />
Savsakladığım namazlarım, ahirette buruşturulup yüzüme çarpılacak olan oruçlarım geldi aklıma&#8230;<br />
Ufacık dünya menfaatleri için teptiğim Allahın emirleri geçti gözümün önünden hızla&#8230;<br />
Eti için kesilen bülbül, tahtası için yakılan saz gibi&#8230;<br />
Gayri ihtiyari:<br />
- Mesai saatleri içinde olmaz! deyiverdim. Sanki benden bitecek bir işi varmış gibi&#8230;<br />
-Neden? dedi.<br />
-Şu an hazır değilim!<br />
-Neye hazır değilsin?<br />
-Kabirde ve öbür alemde başıma geleceklere!<br />
-Ama senin son kullanma tarihin bugün son. 08 7. Sen ayvayı yedi&#8230; Hem sana yeterince vakit verilmedi mi?<br />
-İnan ki, bu yaşta öleceğim hiç aklıma gelmemişti.<br />
-Neden?<br />
-Gencim daha, ciddi bir sağlık problemim de yok. Turp gibiyim evelallah!<br />
-Senin yolun mezarlığa hiç düşmüyor herhalde! Ya da hastanelerin acil servislerine, morglara! Oradakilerin hepsinin teni buruşuk mu?<br />
-Değil de yani!&#8230; Bana 1-2 ay kadar daha süre tanısan?<br />
-Bu kadar kısa bir sürede ne yapabilirsin ki, onlarca yılını heba etmiş biri olarak?<br />
-İbadet borçlarımı öderdim&#8230; Kaza üstüne kaza ederdim namazlarımı deliler gibi&#8230; Kalplerini kırdıklarımdan, üzerimde hakkı olanlardan helallik dilerdim. Dünyanın öbür ucunda olsalar, taşların altına saklansalar gene de bulur, her şeyimi verir, haklarını helal ettirirdim. Üzerimde kul hakkı kalmasın diye&#8230; Daha vasiyetimi bile yazmadım hem!<br />
-Yeterince vaktin vardı! Yapsaydın! Neden düşünmedin? Engel mi oldular sana?<br />
-Hiç ölmeyeceğimi sanmıştım. Hep başkaları ölüyordu, başkalarının selaları okunuyordu minarelerden. Ben muaftım sanki ölümden. Meğer bu iş parayla değil, sıraylaymış.<br />
-Bir sene önceden haberin olsaydı geleceğimden, neler yapardın?<br />
-Kalan zamanımı çok iyi değerlendirirdim!<br />
-Hadi be sen de! Kimi kandırıyorsun! İlk 2 gün iyi giderdin. Namaz-niyaz full, sonra dönerdin gene eski haline. Bulurdun bir de bahane kendine. Her şey yine eski hamam eski tas olurdu. Bir rüyaydı o derdin sana verdiğim habere, kendini avutmak için&#8230;<br />
Haklıydı! Kaç kere hastalık geçirmiş, kaza atlatmıştım&#8230; Bunların hepsi birer haberdi aslında ama üzerimdeki etkisi çoğu zaman 2 gün bile sürmemişti&#8230;<br />
Ama şimdi kafamı taşlara vurmaya bile vaktim yoktu artık!&#8230;<br />
Bu arada telefonum çaldı. Başmüdür arıyordu. Önemli bir arıza varmış, trafiği durduran. Acil gitmemi istedi. Her şey önemini kaybetmişti ki benim için: para, pul, mevki, kadın, nefs&#8230; Her şey sıfırla çarpılmıştı. Can derdindeydim ben. Bir de baş da olsa arka da olsa müdürle veya başka bir şeyle falan uğraşacak durumda değildim. �Bırak bu fani işleri deyip kapadım telefon suratına müdürün&#8230;<br />
Baktım sırıtıyordu Azrail. Demek alışkındı benim gibi jetonu iş işten geçtikten sonra düşenlerin panik hallerine. Ben de güldüm gayri ihtiyari&#8230; Neye güldüysem! Ağlamayı bile beğenmemem lazımken!&#8230; En iyi savunma saldırıdır taktiğine geçtim hemen!<br />
-Hem sen, Azrail de olsan, can almakla da görevli olsan nihayetinde bir melek değil misin? Ne bu surat? Korku filmindeki yaratıklar gibi! Allah seni nurdan yaratmamış mıydı?<br />
-Nurdan yaratılmasına nurdan yaratıldım. Bu arada laf aramızda, güzelliğim dillere destandır.<br />
-Hiç de öyle görünmüyorsun ama! Notr Damın Kamburu bile sana on beş çeker.<br />
-Orası öyle! Ben de surat çok! Ama sor bakalım senin yanına neden bu suratımla geldim? Utanma sor, sor!<br />
-Neden bu suratla geldin yanıma?<br />
-İnsanın ameli güzelse ona güzel görünürüm ben. Hayatını Allahın rızasına göre dizayn etmeyenlere de çirkin görünürüm. Şimdi sana göründüğüm gibi! Ben senin aynanım şu anda. Kalp gözü açık olanlar, yüzüne baksalardı seni böyle görürlerdi!<br />
-Desene EYVAH!<br />
-Eyvah ki ne eyvah!<br />
-Birazdan kabirde başına neler gelecek biliyor musun? Karşılama mahiyetinde? Ön sıcaklardan!<br />
-Pek hayra alamet değil şu anki verilerim.<br />
-Okusaydın Allahın kitabından, Resulünün sünnetinden!&#8230; İşin ciddiyetini kavrasaydın, uykuyu haram ederdin gözlerine!&#8230; Neden okumadın?&#8230; Bir arkadaşından yıllar önce gelip de hiç okumadığın bir mektubun var mı? Ya da açmadığın bir mail? Madem Allahın kitabının kapağını açmadın, bük boynunu ve sus!<br />
- Dünya meşgalesi&#8230;Geçim derdi&#8230; Para, mevki, nefs, kadın&#8230; Çepeçevre kuşattılar beni, kıramadım sarmalı!<br />
-Halbuki dünyada kalma süren ne kadar azdı oran olarak! Bunu da biliyordun üstelik! Birazdan gideceğin hayat ise ebedi! Nasıl olur da senin gibi akıllı geçinen bir adam okyanusu unutur da bardakta boğulur? (Haşa) Allahın yerine kendini koy! Senin gibi bir kula müstehak değil mi azap! Bunca akıl vermiş ilim vermiş, dininden seni haberdar etmiş&#8230;<br />
-Haklısın! Ama dünya gözle görülüyor ama öbür dünya gayb, göz önünde değil!<br />
-Merak etme, biraz sonra ölünce, gaybın önündeki perdeler kalkacak!&#8230; Kuranda ve hadislerde anlatılıyor bunlar. Sen de okudun hem! Üstelik başkalarını uyaran yazılar da yazdın. Muhtelif yerlerde anlattın bile! Neden o zaman bu gafletteki ısrarın?<br />
-Başkalarına nasihat verirken kendimi unutmuşum&#8230;<br />
-Allah da din günü seni unutur o zaman! Bir yandan ele öğüt verirken diğer yandan da kırmadık söğüt bırakmadın ortalıkta!<br />
-Maalesef, biliyorum, kendim düştüm ve ağlamaya hakkım yok.<br />
-Kendin ettin kendin buldun! Hadi artık gidiyoruz, fazla oyalama beni. Senden sonra iki gafil daha var sırada!<br />
-Bırak çekiştirmeyi ya! Nereye gidiyoruz?<br />
-Allahın sana hazırladığı azabı tatmaya.<br />
-Doğru adrese geldiğinden emin misin? Benim adımda çok insan var da, hani o bakımdan!<br />
-Adın gibi eminim. Zaten nokta tarifler var elimde. Iskalamam mümkün değil!<br />
-Son bir şey soracağım: Allahın rızasına uygun olsaydı yaşamım, nasıl olacaktı ölümüm? Nasıl bir diyalog geçecekti aramızda?<br />
- Ben senin canını almaya gelince yüzümdeki güzelliği görünce hayrete düşecek ve: Aman Allahım! Bu ne güzellik! Rüyada mıyım ben! diyecektin. Çünkü o zaman cennet müjdecisi olacaktım sana, şimdiki gibi cehennem habercisi değil! Seni Rabbine götürmeye geldiğimi söyleyecektim. Sen korkuyla karışık: Rabbim benden razı değilse? diyecektin. Ben de yüzümdeki güzelliği hatırlatıp korkmana gerek olmadığını söyleyecektim. İçini bir huzur kaplayacaktı.<br />
-Keşke hayatımı yeniden yaşayabilme imkanım olsaydı&#8230;<br />
-Geçmiş olsun!&#8230; Neyse! Ailen ve sevdiklerin aklına gelecekti bir bir&#8230; Ama onların da zamanı gelince dünyadaki rollerinin son bulup yanına geleceklerini hatırlayınca rahatlayacaktın&#8230; Tereyağından kıl çeker gibi ayrılacaktı ruhun bedeninden&#8230; Bulutların üstünde gibi, yumuşacık&#8230;. Haberin bile olmayacaktı. Gül bahçesine girer gibi&#8230; Tüm hücrelerinde hissedecektin mutluluğu&#8230;<br />
-Ama şimdi<br />
-Çığlık atmayı bile beğenmeyeceksin çekeceğin acıdan!&#8230; Saat de tam 08 7 oldu. Bak konuşmaktan kelime-i şehadet bile getirmeyi unuttun&#8230;<br />
&#8230;<br />
Gözümün önündeki perdeler açılmaya başladı&#8230;<br />
Gayb meğer ne yakınmış&#8230;<br />
Keşke iş işten geçmiş olmasaydı&#8230;<br />
Neler yapmazdım ki!<br />
Artık hiçbir değeri yok keşkelerimin&#8230;<br />
ÇARP SIFIRLA!</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail" rel="bookmark">Ölüm Anında Azrail</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olumsuz-kirmizi-gullerin-aska-bakisi" rel="bookmark">Ölümsüz Kırmızı Güllerin Aşka Bakışı</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail-ile-konusulanlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</title>
		<link>http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 18:34:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtaj]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[5EKİM…
Bugün var edildim.Buradayım varım.Müthiş bir duygu bu.Varlığımı henüz annem ve babam bilmiyor.Bir elma çekirdeğindende küçüğüm.Ama nede olsa ben benim, varım ya! ßu bana yetiyor.Henüz bedenim bile belirsiz,yüzüm yok ama varlığımı ve benliğimi hissedebiliyorum.Bir kız olacağım ve baharda çiçekleri seveceğim…
19EKİM…
Biraz büyüdüm.Kımıldamam mümkün değil.Annem henüz farkında değil ama onun kanı ike besleniyorum.Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://www.humahastanesi.com.tr/resim/yenidogan3.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><em><span style="font-size: small;"><span style="color: #ffa500;"><span style="font-family: Arial;">5EKİM…</span></span></span></em></strong></p>
<p><strong><em>Bugün var edildim.Buradayım varım.Müthiş bir duygu bu.Varlığımı henüz annem ve babam bilmiyor.Bir elma çekirdeğindende küçüğüm.Ama nede olsa ben benim, varım ya! ßu bana yetiyor.Henüz bedenim bile belirsiz,yüzüm yok ama varlığımı ve benliğimi hissedebiliyorum.Bir kız olacağım ve baharda çiçekleri seveceğim…</em></strong></p>
<p><strong><em>19EKİM…<span id="more-88"></span></em></strong></p>
<p><strong><em>Biraz büyüdüm.Kımıldamam mümkün değil.Annem henüz farkında değil ama onun kanı ike besleniyorum.Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana geliyor.Beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissedebiliyorum.Annem beni çok sevecek.Annem için güzel bir sürpriz olacağım…</em></strong></p>
<p><strong><em>23EKİM…</em></strong></p>
<p><strong><em>Hiç görmediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı.Dudaklarımda onun dokunuşunu hissediyorum.Bu el!in dokunduğu yerler dudağım.yanağım oluyor.Düşünün bir yıl sonra bu elin dokunduğu yerde tebessümler olacak,güleceğim.. Dudağımdan ve dilimden sözler dökülecek.Heralde önce ‘ANNE’ diyeceğim.Anne duyuyor musun beni? Seninle konuşacağım! Sana gülümseyeceğim.Kimilerine göre hala daha var değilmişim… Nasıl olur? Varım ve gülüşler sunacak dudaklarımda var olmak üzere ya… Hem sonra bir ekmek kırıntısı ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir.öyle değil mi? Anneciğim.. Ah bir konuşabilsem!</em></strong></p>
<p><strong><em>27EKİM…</em></strong></p>
<p><strong><em>Bugün pek mutluyum.içimde tatlı bir kırpıntı başladı.Artık bir kalbim var.Kalbim atmaya başladı ve hayatım boyunca da böyle atıp durucak.Sevgilerle dolduracağım kalbimi.Tıpkı annemin ki gibi… Annem bedeninde iki kalbin birden atmaya başladığını bilseydi ne kadar sevinirdi.! Duyuyor musun anne?</em></strong></p>
<p><strong><em>2KASIM…</em></strong></p>
<p><strong><em>Hergün birazdaha büyüyorum.Kollarım ve bacaklarım biçimlenmeye başladı.Hele bir büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım seni anneciğim.Şu ayaklarım tamamlansın da, beraber çiçekli bahçemizde yürürüz.Belki birlikte okula gideriz.</em></strong></p>
<p><strong><em>12KASIM…</em></strong></p>
<p><strong><em>Ah evet… Bunlar…bunlar ne kadar sevimli ve küçük şeyler.Aman ALLAH’ım parmaklarım da çıkmaya başladı.Bunlarla çiçek toplayacağımiannemin elini tutacağım.Belkide güzel bir şiir yazacağım.Anneciğim orada mısın? Ellerimi ellerinin arasına koymak için sabırsızlanıyorum…</em></strong></p>
<p><strong><em>20KASIM…</em></strong></p>
<p><strong><em>Oh! Nihayet.Annem doktora gitti.Burada olduğumu öğrendi. Yaşasın!&#8230; Doktor teyze özel bir cihazla gördü beni! Ultrason diyorlarmış.Resmimi bile çekti.Sevinmiyor musun anneciğim? Seneye kalmaz,kollarının arasında olacağım…</em></strong></p>
<p><strong><em>25KASIM…</em></strong></p>
<p><strong><em>Artık babamda burada olduğumu biliyor.Fakat henüz kız olduğumun farkında değiller.Onlara sürpriz yapacağım.</em></strong></p>
<p><strong><em>10ARALIK…</em></strong></p>
<p><strong><em>Bugün yüzüm tamamlandı.Artık iki güzel gözüm, bir küçük burnum, dudağım ve yanağım var…Anneme benziyorum galiba…</em></strong></p>
<p><strong><em>13ARALIK…</em></strong></p>
<p><strong><em>Artık çevreme bakabiliyorum.Etrafım çok karanlık ama olsun.Yinede mutluyum.Yaşıyorum ve varım.Kısa bir süre sonra gün ışığını görebileceğim.Renkleri ve çiçekleri tanıyacağım.Rüyamda gördüm;dünya da gökkuşağı diye bir şey varmış.Onu çok merak ediyorum.Anneciğim, babacığım sizin yüzünüzüde göreceğim.Tanışacağız..Mutlu olacağız,Gülüşeceğiz…</em></strong></p>
<p><strong><em>24ARALIK…</em></strong></p>
<p><strong><em>Kulaklarım daha iyi duyuyor artık.Anneciğim senin kalbinin sesini duyuyorum.Benimde kalbimin sesini duyabiliyor musun? Hatta sesini bile tanıyabiliyorum.Sesin ne kadar güzel hiç duymadığım bir şey bu.Güzel ve sağlıklı bir kız olacağım.Kollarında uyuyacağım ve o tatlı sesini dinleyeceğim.Benim için ninni de söyleyecek misin anneciğim? Sende beni özlüyorsun mutlaka.Beni kollayacaksın çok seveceksin değil mi?</em></strong></p>
<p><strong><em>28 ARALIK…</em></strong></p>
<p><strong><em>Anne burada bir şeyler oluyor.Doktor teyze neden mutsuz bakıyor öyle?&#8230; Sen hasta gibisin kalp seslerin değişti… Sustun.. ßenimle niye konuş muyorsun? Anneciğim yüzümde soğuk bir şeyler hissediyorum.Anneciğim yüzümü parçalıyorlar.Anne kolumu çekiyorlar&#8230; Anne canım yanıyor çok.. Anne anneee&#8230; gözlerimi parçalıyorlar&#8230;. ßeni sana bağlayan damarı kopardılar anne.. anne&#8230; parçalıyorlar.. anne&#8230; anneciğim.. anne&#8230; anne… ah…!</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8230;.Kürtajınız tamamlandı hanım efendi geçmiş oLsun….. </em></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/kan-aglayan-insan" rel="bookmark">Kan Ağlayan İnsan</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

