<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vidicat.Net Hayatın Anlamı &#187; aşk</title>
	<atom:link href="http://www.vidicat.net/tag/ask/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.vidicat.net</link>
	<description>Hayatı Anlayan Blog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Jul 2010 08:37:12 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</title>
		<link>http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 18:23:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[dön]]></category>
		<category><![CDATA[ger]]></category>
		<category><![CDATA[geri dön]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[sevdam]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[Yine  aralık  yine  sonbahar  yine  seni  soluyorum , gözlerim  senin  için  dalıyor  dipsiz  rüyalara  ellerim  yine  soğuk  solyanım  ise  ateşler  içinde  yanarken  yüzüme  senin  hasretin  vuruyor  biran&#8230;
 
Yinne  bir  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img457.imageshack.us/img457/3787/sezenaksugeridndg5.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><em>Yine  aralık  yine  sonbahar  yine  seni  soluyorum , gözlerim  senin  için  dalıyor  dipsiz  rüyalara  ellerim  yine  soğuk  solyanım  ise  ateşler  içinde  yanarken  yüzüme  senin  hasretin  vuruyor  biran&#8230;<span id="more-349"></span></em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Yinne  bir  aralaık  be  sinsice  ayrılık  vuruyor  kalbimi  gözleim  senin  için  yine  dalıyor  hayaline  bir  an  düşünüyorum   geçmişi  keşke  böyle  olmasaydı  diyorum  keşke  sensizlik  vurmasaydı  beni  sensizlikle  sınanmasaydım </em></strong></p>
<p><strong><em>O  soğuk aralık  akşamı  hiç çıkmıyor aklımdan  keşke  bana  ayrılık  demeseydin  ve  sessizce  gitseydin  belkide  bu  karar  sevmezdim  seni  bu  kadar  bağlanmazdım  hayaline  o aralık  akşamı nda  bana  söylediğin   ayrılık  sözleri  geliyor  aklıma  ve  inan  beynimden  vurulmuşa  dönüyorum   ve  şimdi  sensiz  geçirdiğim  her ana isyan  ediyorum </em></strong><strong><em>dudaklarımdan  bu aralık  akşamı</em></strong><strong><em> </em></strong><strong><em>sadece  iki  kelime  döküldü  yine</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN </em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum" rel="bookmark">Seni Seviyorum Ömrüm</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/by_uslanmaz%e2%84%a2-adin-dilimde-ezberim-olmus-izle" rel="bookmark">By_UsLaNMaZ™ Adın Dilimde Ezberim Olmuş... İzle</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail-ile-konusulanlar" rel="bookmark">Ölüm anında Azrail İle Konusulanlar</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UMUTSUZ BEKLEYİŞ</title>
		<link>http://www.vidicat.net/umutsuz-bekleyis</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/umutsuz-bekleyis#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 18:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[
5  YILIMI  ÇÜRÜTTÜM  SENİN  YOLUNA,
 
BİR  ÜMİT  GÖRSEM  5 YIL  DAHA  FEDA
 
BİR  SÖZÜN  YETER  BU  CANIM  FEDA,
 
SENSİZ  YAŞAMAK  ZATEN  HARAM  BANA.. 
Benzer Yazılar:GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖNBy_UsLaNMaZ™ Adın Dilimde Ezberim Olmuş... İzleKalbimin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://img211.imageshack.us/img211/522/kopyasjasminandchristiaxq7.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p><strong><em>5  YILIMI  ÇÜRÜTTÜM  SENİN  YOLUNA,</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>BİR  ÜMİT  GÖRSEM  5 YIL  DAHA  FEDA</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>BİR  SÖZÜN  YETER  BU  CANIM  FEDA,</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>SENSİZ  YAŞAMAK  ZATEN  HARAM  BANA..</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don" rel="bookmark">GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/by_uslanmaz%e2%84%a2-adin-dilimde-ezberim-olmus-izle" rel="bookmark">By_UsLaNMaZ™ Adın Dilimde Ezberim Olmuş... İzle</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olum-aninda-azrail" rel="bookmark">Ölüm Anında Azrail</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/umutsuz-bekleyis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seni Seviyorum Ömrüm</title>
		<link>http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 17:40:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ömrüm]]></category>
		<category><![CDATA[seni]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[
Yine yeniden merhaba ömrüm&#8230;. Eskiye dair ne kadar yanlış varsa attım kirlilerimin arasına… Yine yeniden ömrüm olanı çağırmak istedim… Beni koru, beni kolla, beni sakın yalnız bırakma diye… Bu kez olmanı beklemeden, bu kez sancılar ortasında gezinmeden, sadece sevmeyi dilercesine sevmek istiyorum… Evet, yine, yeniden sana uzanmak istiyorum… Yine Yeniden Merhaba Ömrüm; sancılarımdan bir köprü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img89.imageshack.us/img89/189/adszya1mb3.png" border="0" alt="" width="150" height="150" /><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-size: small;">Yine yeniden merhaba<strong> ömrüm</strong>&#8230;. Eskiye dair ne kadar yanlış varsa attım kirlilerimin arasına… Yine yeniden ömrüm olanı çağırmak istedim… Beni koru, beni kolla, beni sakın yalnız bırakma diye… Bu kez olmanı beklemeden, bu kez sancılar ortasında gezinmeden, sadece sevmeyi dilercesine sevmek istiyorum…<span id="more-335"></span> Evet, yine, yeniden sana uzanmak istiyorum… Yine Yeniden Merhaba Ömrüm; sancılarımdan bir köprü yaptım aylarca evvel… Yalnızlığın sınırında kol gezmedim, sevebilirsek bize fayda etmez zulüm demiştim… Çok askıya alındık… Ama yüreğimde yeniden bir kıpırtısın şimdi… Çok acı verdi o ilk yağmur, o ilk sancı çok küstürdü beni hayata… Çünkü ömrümü benden uzağa taşımak istedim, ihanet bayrağını çektim… Ama gelmeyecektin, gelecek miydin? Ne olursa olsun beklemeliydim… Sana seni sorup çekip gittim, acıtıp acıtmayacağıma bakmadan… Ama gelmeyecektin, gelecek miydin? Yalan bir sevdaya kaptırdım kendimi sonra, sonrasında yalan oldum… <strong>Merhaba</strong> ömrüm; beni kabul eder misin bu defa? Zorluklardan mutluluk aşılar mıyız şimdiden sonra? Çok çaresizim, çok yaslı, gözyaşlarım da çok yaşlı… Acıyor en dipte bir yara var, yangınım… Artık çok ama çok gülmek, artık çok sevdiğini söylemek yasak… Tılsımını yitirdi her şey… Her şeyin ölçüsü oldu o yangın… Seni çağırmışken ilkim olmalıydın son yangınım olmalıydın, hepim ol, tekim ol ama ol demiştim her şeyim ol… <strong>Sen gittin</strong> ömrüm… Ben gittim, yalanlarla helalleşemeden değiştim… Şimdi yine sana sesleniyorum uzunca bir zaman geçti, çok geçti ve ben yine karşındayım… Yangını oynuyorum şimdi ömrüm… Yangını oynuyorum… Ben artık çok yananım… Sana gel diyemem, seni mutlu edemem, ipleri çekildi ömrüm o delice aşkın… Korkusuz değilim ben… Ömrümü aldatırken, ömrümden oldum sonunda… Artık <strong>kimsesiz</strong> bir o kadar da yalnızım ömrüm… Korkularından uzak olmak istiyorsan gel demiştim… Artık ben cesaretimi yitirdim bu yollarda çok ruhsuzum, suskunum… Mürekkebimle aldattım seni, ilkim, tekim, hepim, sonum olmanı dilerken bir başka masala saldım kendimi, yüreğimdeki kurşunla vurdum seni… Şimdi affedebilecek misin ömrüm? Affetme… Şimdi duyar mısın beni, duyma… Şimdi sevebilir misin? Fakir bir gönlüm var… Kanmaya hazırsan, bu kez yanmaya hazırsan gel… Çok bekletsen de, çok sızlatıp çok ah ettirsen de yine de gel… Senden sonra attığım adımların hepsi çamura bulandı, mutluluk bahçesiyle bir türlü selamlaşamadım… Seni üzdüm mü ömrüm? Ömrüm; çekingen ömrüm… Yakılan, yıkılan bir yürek var şimdi… Korkularından uzak bana yakın olmak istiyorsan, gerçekten istiyorsan haydi sen de bu sözü fısılda… Seni Seviyorum Ömrüm… Yürekten yüreklerini ortaya koymuş fakat bir zaman sonra başka bir masalda yalan olmuş, asil sevebilen yüreklerini ağlatan, soylu dilencilere kanıp da yanan sevdalılara… </span></span></p>
<p>Yazar:  Dilara AKSOY</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/geri-don-sevdam-geri-don" rel="bookmark">GERİ  DÖN  SEVDAM  GERİ DÖN</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkta Renklerin Anlamları</title>
		<link>http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 18:24:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[anlatır]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[gökkuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[renkler]]></category>
		<category><![CDATA[renkleri]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[
Arkadaşlar birçok arkadaşımız çok merak ettiği bir konu; renklerin anlamları nelerdir.. Bazen aşk hayatımızda bazende normal hayatımızda bu renklerin ne demek olduğunu merak etmişizdir.. Biz vidicat.bet ailesi olarak bu renkleri sizler için aradık bulduk neden hep kırmızı gül veririz aşkımıza ,sevdiklerimize nedeni tabiki var.. Birbirinden güzel renkler mevcut dünyamızda biz en önemlilerini aldık koyduk. Umarım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://images1.hiboox.com/images/3007/mprcuvkv.gif" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p>Arkadaşlar birçok arkadaşımız çok merak ettiği bir konu; <strong>renklerin anlamları</strong> nelerdir.. Bazen aşk hayatımızda bazende normal hayatımızda bu renklerin ne demek olduğunu merak etmişizdir.. Biz vidicat.bet ailesi olarak bu renkleri sizler için aradık bulduk neden hep kırmızı gül veririz aşkımıza ,sevdiklerimize nedeni tabiki var.. Birbirinden güzel renkler mevcut dünyamızda biz en önemlilerini aldık koyduk. Umarım hoşnut olursunuz;</p>
<p>işte renkler ve anlamları <img src='http://www.vidicat.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <span id="more-285"></span></p>
<p><strong>KIRMIZI</strong>:</p>
<p>Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir.</p>
<p>İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış bir inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır.</p>
<p><strong>YEŞİL</strong>:</p>
<p>Duygusal olarak bizi en çok etkileyen bir organımız olan kalp organının , bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın rengidir. Güven veren renktir. O yüzden bankaların logolarında hakim renktir. Yeşil yaratıcılığı körükler. Bu yüzden büyük lokanta mutfaklarında yeşil tercih edilir. Hastanelerde de yeşil rahatlatıcı özelliği nedeniyle kullanılır. Yeşil alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır.</p>
<p><strong>SİYAH</strong>:</p>
<p>Duygusallığı ve hüznü simgeler. Gücü ve tutkuyu temsil eder. Bizde ve batıda siyah matemi temsil ederken, Japonya&#8217;da siyah mutluluktur. Siyah fonda kullanılırsa karamsarlığı çağrıştırır. Einstein konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan odaları tercih ederdi.</p>
<p><strong>MAVİ</strong>:</p>
<p>Vücudumuzda boğaz bölgesini yansıtan bir renktir. Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir. Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı simgeler. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır.</p>
<p><strong>LACİVERT</strong>:</p>
<p>Kozmik renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği simgeler. O yüzden dünyadaki firmaların yarıdan fazlası logolarında laciverdi kullanır. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır.</p>
<p><strong>MOR</strong>:</p>
<p>Eskiden beri ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih , yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını korkuttuğu saptanmıştır. İntihar edenlerin beğendiği renktir.</p>
<p><strong>PEMBE:</strong></p>
<p>Uyum ,neşe , şirinliğin ve sevginin simgesi. Rahat hissettiren ve dinlendiren bir renktir. Bu yüzden bazı büyük mağazalar tezgahtarlarına pembe üniforma giydirir ki, müşteriler kendilerini rahat hissetsin diye. Pembe aynı zamanda çocuk rengidir.</p>
<p><strong>SARI:</strong></p>
<p>Sarı zeka , incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür.</p>
<p><strong>BEYAZ</strong>:</p>
<p>Temizliği ve saflığı temsil eder. İstikrarı, devamlılığı simgeler. Politikacılar beyazı pek severler, çünkü temiz, dürüst izlenimi vermek isterler&#8230;</p>
<p><strong>KAHVERENGİ:</strong></p>
<p>Gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. Kansas Ünv.de bir sergide, duvarların rengi değiştirilebilir hale getirilmiş. Fonda beyaz kullanıldığında insanlar sergide yavaş hareket etmiş. Fon kahverengiye döndüğünde ise insanlar müzede daha çok yeri daha az zamanda gezmişler. Kahverengi insanı hızlandırır. Bu yüzden fastfoodlar iç mekanda kahverengi kullanır. Kahverengi toprak rengidir. Kıyafetlerde pek tercih edilmez, çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta dikkat çekmezler.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/ilginc-bir-zihin-yonlendirmesi" rel="bookmark">İlginç Bir Zihin Yönlendirmesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/migren-hastaliginin-dusmanlari" rel="bookmark">Migren Hastalığının Düşmanları</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/capa-makinasi" rel="bookmark">Çapa Makinası</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dunya-kupasi-2010-vuvuzela" rel="bookmark">Dünya Kupası 2010 Vuvuzela</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/zekayi-gelistirecek-5-yol" rel="bookmark">Zekayı geliştirecek 5 yol</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/askta-renklerin-anlamlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</title>
		<link>http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 20:14:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkım]]></category>
		<category><![CDATA[budur]]></category>
		<category><![CDATA[kalbimin]]></category>
		<category><![CDATA[sahibisin]]></category>
		<category><![CDATA[taraflı]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[ Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya başlamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi&#8230; Canını feda edecek birini arıyorlardı&#8230;Genç kız ise her gün hastane odasında biraz daha solmaktaydı.
Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu&#8230;Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://www.kalbimsin.net/resim/kalp/06.jpg" alt="" width="150" height="150" /> Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya başlamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi&#8230; Canını feda edecek birini arıyorlardı&#8230;Genç kız ise her gün hastane odasında biraz daha solmaktaydı.<br />
Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu&#8230;Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı dökmekten bıkmıştı&#8230; <span id="more-267"></span>Yinede engel olamadı pınar gibi çağlayan gözyaşlarına. Sevdiği geldi aklına, fakir ama onu seven sevgilisi&#8230; Her gün aynı şeyleri düşünüyor, anıları bir film şeridi gibi gözünün önünden geçiyordu&#8230;<br />
&#8220;Param yok ama sana verebileceğim sevgi dolu bir kalbim var&#8221; demişti delikanlı&#8230; Genç kızda zaten başka birşey istemiyordu&#8230;Sevgiye muhtaç biri, sevdiğinin sevgisinden başka ne isteyebilirdi ki&#8230; Ama olmamıştı<br />
işte, dünyalar kadar olan sevgilerinin arasına, o lanet olasıca para girmeyi bilmiş, onları ayırmıştı&#8230; İşte paranın geçmediği zamanlara gelmişlerdi.. Ne önemi vardı artık? Şu son günlerinde, sevdiği yanında olsa yeterdi&#8230;<br />
Ayrılıklarından bu yana 5 bitmeyen, çile dolu yıl geçmişti&#8230;Her günü zehir, her günü hüsran&#8230;Ama genç kız hep sevgisini yüreğinde taşımış,kalbini kimseyle paylaşmamıştı. Sevdiğini düşündü işte o an.. Acaba o neler yapmıştı bu kadar sene boyunca.. Kimbilir kiminle evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştı&#8230; Gözlerinden bir damla yaş daha damladı kurumuş, bitmiş ellerine. Ellerine baktı, bir zamanlar ellerinin, elerini tuttuğunu hayal edip, her gün saatlerce ellerini seyrederdi&#8230; En çokta saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş, koklamıştı onları. Her bir tanesi koptuğunda, kalbine bir ok daha saplanıyordu. Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Belki sevdiği yanında olsa, kalbi bu kadar yorulup, veda etmezdi yaşama&#8230; Zaten artık ölüm umrunda değildi genç kızın. Sevdiğinden ayrı yaşamanın ölümden ne farkı vardı ki.. Tekrar o geldi aklına&#8230; Keşke keşke yanımda olsa dedi. Son bir kez elini tutsa yeterdi. Gözlerini son bir kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi artık&#8230;<br />
Gözleri pınar gibi çağlamaya başladı. Sevdiğini son bir kez göremeden ölmek istemiyordu.. Ufakta olsa ondan bi hatırasını almadan bu dünyadan göçmek istemiyordu&#8230; Oysa sevdiği, kimbilir kiminle beraberdi. Kendi sevgi dolu kalbinin kimseyle paylaşmayı düşünmemişti bile, ama acaba o paylaşmış mıydı ? Onun sevgisini silmiş atmış mıydı acaba kalbinden ? İçi birden nefretle doldu. Üstüne büyük bir ağırlık çöktü. Onu düşündükçe her dakikasının zehir olması artık çok daha ağır geliyordu genç kıza&#8230; Ölmek istedi,<br />
artık yaşamak istemiyordu bu dünyada.. Ama sevdiğinden bir hatıra almadan ölmeyeceğine and içmişti. Tekrar gözlerini açtı. Kimbilir belki de sevdiği onu unutmuştu.. Bu düşünceler içinde derinliğe daldı&#8230;Birden babası girdi odaya, kızına kalp nakli için bir gönüllü bulduklarını müjdeleyecekti. Fakat genç kız çoktan uykuya dalmıştı.. Bir meleği andıran masum yüzü, sevdiğinin özleminden sırılsıklamdı&#8230;<br />
O gece biri gözlerini dünyaya kapadı, genç kız ameliyata alındı. Tekleyen ve görevini yerine getirmeyen kalbi değiştirilmişti. 1 hafta sonra tekrar gözlerini açtı dünyaya genç kız. Ama dünya daha farklı geldi ona. Sanki bir şeyler eksikti&#8230; Aradan aylar geçmiş genç kız artık iyice iyileşmişti. Ama içindeki burukluğu bir türlü atamıyordu. Sevdiği aklına gelince kalbi eskisinden daha çok sızlıyordu.. Bir kere, bir kere görebilsem diye mırıldandı&#8230;Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Yeni kalbi onu iyileştirmişti ama nedense her gece aniden hızlanıyor, onu uykusundan uyandırıyor ve sanki yerinden çıkacakmış gibi atmaya başlıyordu&#8230; Genç kız bir anlam veremediği bu durumu doktora anlatmış, ama ameliyat kolay değil, bir aydan geçer demişti doktor.<br />
Aylar geçmişti ama hala aynıydı durum. Çiçeklerinin yanına gitti. Her gün onlarla saatlerce dertleşiyor, zaman zaman ağlıyordu onlarla.. En çokta kan kırmızısı gülünü seviyordu. Çünkü kırmızı gülün onun için yeri apayrı idi.<br />
Oda genç kızla beraber gülüyor, onunla beraber ağlıyordu. Onu sevdiği gibi görüyordu genç kız. Ve gülünü sevdiğini ilk gördüğünde ona hediye edeceğine dair yemin etmişti. Başka türlü paylaşamazdı gülünü kimseyle&#8230;<br />
Kapı çaldı aniden. Kapıyı açtı ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz zarfa ilişti. Yavaşça eğilip zarfı yerden aldı. Birden kalbi deli gibi atmaya başladı. Ne olduğunu anlayamıyordu. Zarfın üzerinde ne bir isim, ne bir adres vardı. Zarfı açtı, içinden beyaz bir kağıda yazılmış bir mektup çıktı. Kalbi daha hızlı atmaya başladı. Onun kokusu vardı kağıtta. Evet, onun kokusu vardı. Yıllar yılı özlemini çektiği, yanında olabilmek için canını bile verebileceği<br />
sevdiğinin kokusu vardı mektupta.. Başı dönmeye başladı. Koltuğuna geçip oturdu yavaşça&#8230;Kağıdı açtı. Ve elleri titreyerek okumaya başladı.<br />
&#8220;Sevgilim, senden ayrıldıktan sonra, bir kalbe 2 sevginin sığmayacağını bildiğimden dolayı, ne bir kimseyi sevebildim, nede kimseye bakabildim&#8230; Her günüm diğerinden daha zor geçti, çünkü her gün özlemin dahada artıyordu.. Sana kitapları dolduracak kadar şiirler yazdım. Her biri diğerinden daha da hüzünlüydü. Yazdım, okudum, ağladım&#8230; Her gün yazdım, her gün okudum, senelerce ağladım&#8230; Her gece seni düşündüm sabahlara kadar, her gece senin yanında olmayı istedim. Ve her gece sensizliğe lanet ettim, uykuları haram ettim kendime, sensiz olmanın acısını gözlerimden çıkardım&#8230; Ve bir gün her şeyi değiştirecek bir fırsat çıktı önüme. Bunu fırsatı değerlendirmeyip, kendime haksızlık edemezdim&#8230;Ve değerlendirdim&#8230; Senden çok uzaklara gittim, belki seni unuturum diye..Ama tam tersi oldu. Seni daha çok özlüyorum artık&#8230; Senden çok uzaklardayım belki, ama yinede seni görmek için uzaklardan gelebiliyorum. Hem de her gece&#8230;Seni seviyor, seyrediyor ve eğilip sen uyurken yanağına bir öpücük konduruyorum.. Bazen gözlerini açıp bakıyorsun, geldiğimi bildiğimi sanıyorum ama yine o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Yarın birbirimizi sevmemizin 6. senesi&#8230; Hep ben geldim şimdiye kadar senin yanına, yarında sen gel olur mu sevgilim.. Ha, unutmadan, sana hep sözünü ettiğim, kalbime iyi bak olur mu ? Çünkü göz yaşlarımla, adını yazdım ona&#8230;Seni senden bile çok seven bir sevgi var kalbinin içinde&#8230; Unutma, kırmızı gülü de unutma olur mu ??&#8230;<br />
Seni Seviyorum, Yanıma Gelinceye Kadarda Seveceğim&#8230;<br />
SEVGİLİN !!! </strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsimsiz Sevgi Bu Olsa Gerek</title>
		<link>http://www.vidicat.net/isimsiz-sevgi-bu-olsa-gerek</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/isimsiz-sevgi-bu-olsa-gerek#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:56:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Adına]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[budur]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek aşk]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[isimsiz]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[Size sevmesini öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler.Hep bekletmeyi.,.hep ertelemeyi&#8230;bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini ama hep uzakta olanı özledik,hiç dinmedi doyumsuzluğumuz,biz hep uzaktakini sevdik sevgili&#8230;yanımızdakini değil,odamızın duvarının arkasındakini değil,birşeyler paylaştığımızı değil,uzaklardakini,ulaşamadığımız kadar uzaklardakini sevdik&#8230;Yanımızdakileri kırıp geçirdik,incitip üzdük de, hep ulaşamadıklarımıza sakladık söyleyemediğimiz o güzel sözleri&#8230; Özlediğimiz sevgiden delice korktuk biz sevgili. Sevmek bizim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://www.resimlersokagi.com/data/media/239/www.harikasozler.net_-_Hareketli_Sevgi_1.gif" alt="" width="150" height="150" /><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Size sevmesini öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler.Hep bekletmeyi.,.hep ertelemeyi&#8230;bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini ama hep uzakta olanı özledik,hiç dinmedi doyumsuzluğumuz,biz hep uzaktakini sevdik sevgili&#8230;yanımızdakini değil,odamızın duvarının arkasındakini değil,birşeyler paylaştığımızı değil,uzaklardakini,ulaşamadığımız kadar uzaklardakini sevdik&#8230;Yanımızdakileri kırıp geçirdik,incitip üzdük de, hep ulaşamadıklarımıza sakladık söyleyemediğimiz o güzel sözleri&#8230; Özlediğimiz sevgiden delice korktuk biz sevgili. <span id="more-261"></span>Sevmek bizim için sınırlarımızdan hiç çıkmamaktı. Kendi sınırlarımızda sevmek hep kapana kısılmaktı.Bu korku yüzünden hep karşımızdaki insanların sevgisini eksik bulduk,küçümsedik onların sevgisini,yeni heyecanlar arama isteği vardı.Bir kişide takılı kalmak ne kadar basit diyorduk. Gözümüz hep uçan kuşlardaydı.Yüksek dağların en tepesinden bakıyorduk insanlara biz. Sorun bizdeydi sevgili. Sevgiye inançsız olan bizdik&#8230;Bir insan bizi sevmeye başladığında,yenildiğinde sevgimize;ondan uzaklaşır, nasıl da tiksinirdik sevgilerinden biz. Ama bizden biraz uzaklaşmaya görsünler onları yana yakıla nasıl da arardık. Çünkü biz sevilmeye alışmıştık, hatırlasana nasıl da ihtiyaç duyardık seslerine, kokularına. Kaybolmuştuk dağıttığımız sevgilerde. Kim bizi seviyordu, biz kimi seviyorduk. Sınırlar erir, karışırdı herşey. Öksüz sahipsiz bir sevgimiz vardı ama onu kime vereceğimizi şaşırdık. İnanırlardı bize,inanırlardı o öksüz, sahipsiz, başıboş sevgimize. Çünkü çevremizdeki herkes o kadar hasretti ki sevgiye&#8230;Çünkü onlar da bizim gibi sınırlar içinde büyümüşlerdi. açılamıyorlardı,kendilerini tanıyamadan çıkamazlardı, sınırdan izinsiz çıkış yoktu bize,sevgiye geçit yoktu.Kaç zamandır kendimizi kandırdık sevgili. Kimi sevenler şarkılarda yaşatır sevdiğini,kimi eski cüzdanındaki eski, soluk bir resimde, kimi ise hayallerle süslediği sınırlı dünyasında anlatacak çok şeyleri yoktur.Çok olan sadece çektikleri acılardır sınırlı dünyalarında.Bunu bilirler sevgili,ama kıramazlar zincirleri. Aşkı,sevmeyi,sevilmeyi kendimizi adamayı o kadar çok özlemişken,aynı zamanda ikiyüzlülükte içimize işlemişti.Kendimden biliyorum,gözümüzde hayatımızın zerre kadar önemi yoktu.Gerektiğinde hayatımızı hiçe sayacak kadar kahraman ama bir o kadar da yalancı ve riyakardık sevgili. Patlayıcı bir madde gibi taşırdık sevgileri.Kaygı dolu,ürküntü dolu bir sır gibi taşırdık sevgileri.Okuduğumuz yoksulluk romanlarında,gözyaşlarıyla seyrettiğimiz filmlerde anlatılan kahramanların hayatlarından daha berbattı hayatımız aslında.Ama kendimize duymadığımız şefkati onlara duyardık&#8230;Birbirimize ne kadar ne kadar üzüldüğümüzü gösteremediğimizden,birbirimizin derdine yeterince eğilemediğimiz için bu filmlerdeki kahramanların hayatlarına ağlardık doyasıya&#8230;. Aslında birbirimizi çok sevmek istiyorduk,ama nedense çok utanıyorduk bundan ve hep erteliyorduk.Yürürken sokakta karanlıklar eşlik ederdi yalnızlığımıza.Sokağın sonunda o gökyüzünün yalancılığı bizi de vururdu kaybolan o sahipsiz aşklarıda&#8230; Biliyormusun bugüne kadar hep seviyormuşum gibi yaptım ben.Aslında onları tanımıyordum ben,ama yinede ihtiyacım vardı sevgilerine .Bağışlasınlar beni ve unutmasınlar,onlar adına onlardan daha çok acı çektim ben&#8230; Bir tek seni tanıyorum aslında ben&#8230;Bir tek seni&#8230; Dinliyorum anlat hadi&#8230;Demek sonsuza dek kaçıyormuş insan kendisinden&#8230;&#8230;</strong></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/ask-ne-zaman-baslar" rel="bookmark">Aşk Ne Zaman Başlar?</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/ask-maddiyat-degildir" rel="bookmark">Aşk Maddiyat Değildir..</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olumsuz-kirmizi-gullerin-aska-bakisi" rel="bookmark">Ölümsüz Kırmızı Güllerin Aşka Bakışı</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/99-depreminden-yasanmis-bir-hikaye" rel="bookmark">99 Depreminden Yaşanmıs Bir Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/isimsiz-sevgi-bu-olsa-gerek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</title>
		<link>http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:45:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[gitarcının]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[verici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=258</guid>
		<description><![CDATA[
Sabah erkenden  				gitarını alıp evden çıktı&#8230;posta kutusu boştu gene. Yoo, hayır.  				Beyaz birşeyler vardı. Kalbi hızla çarparken, kutuyu  				açıverdi.Elektrik faturası gelmişti&#8230;hem de herzamankinden  				&#8220;hoş&#8221; bir miktarda&#8230;Başka birşey olmadığını bildiği halde, gene  				kutunun içine bakti&#8230;Bo$&#8230;Dışarısı, ne soğuk ne de  				sıcak&#8230;kapalı bir havaydı.Yağmur yağmaması için dua  				etti&#8230;şemsiye evde kalmıştı ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://ilef.ankara.edu.tr/fotograf/galeri/data/media/14/DSC_2531.JPG" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p align="left"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Sabah erkenden  				gitarını alıp evden çıktı&#8230;posta kutusu boştu gene. Yoo, hayır.  				Beyaz birşeyler vardı. Kalbi hızla çarparken, kutuyu  				açıverdi.Elektrik faturası gelmişti&#8230;hem de herzamankinden  				&#8220;hoş&#8221; bir miktarda&#8230;Başka birşey olmadığını bildiği halde, gene  				kutunun içine bakti&#8230;Bo$&#8230;Dışarısı, ne soğuk ne de  				sıcak&#8230;kapalı bir havaydı.Yağmur yağmaması için dua  				etti&#8230;şemsiye evde kalmıştı ne de olsa&#8230;<span id="more-258"></span>Karşıya geçmek için  				trafik lambalarının yanında durdu&#8230;önünden son sürat geçen  				araba, bütün çamuru sıçrattı&#8230;en sevdiği siyah pardesüsü de  				batmıştı&#8230;karşıya geçti.Karnı açtı&#8230;Her pazar sabahı uğradığı  				cafe&#8217;ye gitti&#8230;&#8221;tadilat nedeniyle kapalıyız&#8221; yazısını okurken,  				gülümsedi&#8230;aklına mezar taşına yazılabilecek bir şey geldi  				&#8220;Tadilat nedeniyle oldu&#8230;açlıktan&#8221;&#8230;neyse dedi kendi kendine&#8221;  				o kadar da aç değildim&#8221;&#8230;sonra bi yerlerde yerim diye düşünerek  				yürümeye başladı. Derken yanından geçen bir grup çocuk, ona  				sertçe çarptı. Yere yığıldı.Karşısında, evin balkonunda oturan  				bir grup genç kız, gülüyorlardı&#8230;ona gülüyorlardı&#8230;Ayağa  				kalkarken, cebindeki bozuklukların düştüğünü farketti. Herbiri  				ayrı bir yöne yuvarlanıyor&#8230;çatlaklardan, deliklerden düşüp  				kayboluyordu.Parası da gitmişti.Bi gitarı, bi de canı  				vardı&#8230;Yemek yiyecek,eve gidecek parası kalmamıştı&#8230;yorgundu.  				Mektup yazmayan, arayıp sormayan, çok sevdiği o kızla bir  				zamanlar gittikleri parkı hatırladı&#8230;orada küçük çocuklar  				bileklik, kolye gibi hediyelik eşya satarlar&#8230;müzisyenler  				maharetlerini gösterir, para kazanır,kızlara hava  				atarlardı&#8230;Parktaki o eski nese kalmamıştı.Yolun kenarına  				geçti. Elindeki gitar çantasını yere koydu. Gitarını çıkarıp, o  				&#8220;en&#8221; hüzünlü besteyi çaldı&#8230;sonra, o kıza bestelediği  				parçayı&#8230;ve bir başkasını&#8230;ve bir başkasını&#8230;çaldı&#8230;çaldı.  				Kulağına gelen takırtı sesleriyle kafasını kaldırdı. Gitar  				çantasına para dolmaya başlamıştı. Sonra, neşeli bir parça  				çaldı&#8230;para geldikçe,şarkılar daha bir hareketli, daha bir  				neşeli oluyordu&#8230;Güneş batmaya başladı&#8230; İleride zabıtalar  				göründü&#8230;daha fazla kalamazdı orada.Gitarı çantaya koydu ve  				kalktı&#8230;eve gidecek, yemek yiyecek parası vardı&#8230; belki kirayı  				hala veremeyecekti, bu ay&#8230;ama, hiç değilse düşürdüğünü  				karşılıyordu bu miktar&#8230;</strong></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Derken yağmur başladı&#8230;Eve daha çok var,                 diye geçirdi içinden. Ne zordu hayat!Yağmur altında yürümeyi                 severdi&#8230;ama yalnızken değil.Yalnızken,daha bi ağır yağıyordu sanki yağmur&#8230;Daha                 bir soğuk&#8230; Eve vardığında, kuşu öterek karşılamadı onu&#8230;sessizlik                 dolu ev, o an ürpertti&#8230;kafesin yanına gittiğinde, minik kuşu kafesin                 tabanında yatıyordu hiç kıpırdamadan&#8230;öylece&#8230;&#8221;ölüm&#8221;                 dedi&#8230;&#8221;sürprizleri seviyor&#8221; Islak giysilerini çıkardı&#8230;kuş                 gibi o da ölecekti, bu sefil hayatta.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Gitar çantasını açtı, kalan bozuklukları               almak için. Arada beyaz bir kağıt gördü&#8230;Açar açmaz, yazı tanıdık               geldi&#8230;o beyaz ellerin yazdığı notu okurken, önce heyecanlandı, sonra üzüldü&#8230;Notta:               Demek hala bizim parçamızı çalıyorsun&#8230;ve yine çok hüzünlü bir şekilde.               Beraber aldığımız kuşları hatırlıyor musun? Bendeki bu sabah öldü&#8230;ayrılığa               dayanamadı herhalde&#8230;ama, biz insaniz, dayanabiliriz degilmi? Yarın               gidiyorum bu şehirden&#8230;kendine iyi bak&#8230;hoşçakal! Anladı o an, işlediği               hatayı&#8230;ne kadar da bencil olmuştu bugüne kadar. O bu şehirdeydi&#8230;ve hiç               aramamıştı&#8230;o arar diye. Şimdi aynı şehirde bile olmayacaklardı. Gün               batışını aynı anda izleyemeyecek, aynı ortamda aynı havayı               solumayacaklardı&#8230;ama, o da affetmezdi ki&#8230;yoksa eder miydi?Dal rüzgarı               affeder, ama kırılmıştır bir kere, diye geçirdi içinden&#8230;Kapı çaldı&#8230;ne               de çok istedi o an için, kapıdakinin o olmasını&#8230;Bu nedenle açmadı kapıyı&#8230;o               umudu taşımak istedi hep içinde&#8230;sonra uykuya daldı&#8230;uyanmamak üzere&#8230;</strong></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong> <img src='http://www.vidicat.net/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /><br />
</strong></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/msndeki-virusleri-temizleme-yontemleri" rel="bookmark">Msndeki Virüsleri Temizleme Yöntemleri</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun" rel="bookmark">Erkekler Sevmez Diyenler Okusun...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur" rel="bookmark">Aşkın Aydınlatamayacağı Karanlık Yoktur.</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekler Sevmez Diyenler Okusun&#8230;</title>
		<link>http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:31:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşık]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[budur]]></category>
		<category><![CDATA[diyenler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[okusun]]></category>
		<category><![CDATA[sever]]></category>
		<category><![CDATA[sevmez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=255</guid>
		<description><![CDATA[Sedef Çiceği
Mahkeme salonunda,             seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı             bakışlarla suskun, Nine&#8217;nin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözleri             ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2008/08/berfinberil_yaslilar.jpg" alt="" width="150" height="150" /><em><span style="font-family: arial black,avant garde;"><strong>Sedef Çiceği</strong></span></em></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Mahkeme salonunda,             seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı             bakışlarla suskun, Nine&#8217;nin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözleri             ve keskin çizgileriyle bıkkın bakışları süzüyordu etrafını&#8230;Ve             Hakimin tokmak sesiyle sustu uğultu ve tok sesiyle, sözü yaşlı             kadına verdi, hakim&#8230;</span></strong></p>
<p><strong>&#8220;Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun&#8230;?&#8221;<span id="more-255"></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Yaşlı kadın derin bir nefes çektikten             sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp,<br />
kısılmış sesiyle konuşmaya başladı&#8230;</span></strong></p>
<p><strong>&#8220;Bu herif yetti gari, 50 yıldır bezdirdi hayattan&#8230;&#8221;<br />
Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu mahkeme salonunda&#8230; Sessizlik             bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla             bozuldu, kimbilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın             ardından&#8230;Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı, kadın neler             diyecekti..Herkes onu<br />
dinliyordu.. Yaşlı kadının gözleri doldu&#8230;Ve devam etti&#8230;</strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;Bizim bir sedef çiçeği vardı,             çok sevdiğim&#8230;O bilmez&#8230;50 yıl önceydi.. O çiçeği bana             verdiği çiçeklerin arasından kopardığım bir yaprağı             tohumlamıştım, öyle büyüttüm..Yavrumuz olmadı, onları             yavrum bildim&#8230;Bir süre sonra çiçek<br />
kurumaya başladı. O zaman adak adadım&#8230; Her gece güneş açmadan             önce bir<br />
tas suyla suluycam onu diye&#8230;İyi gelirmiş dedilerdi&#8230;50 yıl             oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben sulayım             demedi&#8230; Taki geçen geceye kadar&#8230;o gece takatim kesilmiş..uyuyakalmışım&#8230;Ben             böyle bir adamla 50 yıl geçirdim&#8230; Hayatımı, umudumu herşeyimi             verdim&#8230;Ondan hiçbirşey göremedim..Bir kerecik olsun, benim             bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim&#8230;. Onsuz daha             iyiyim, yemin ederim.&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Hakim, yaşlı adama dönerek ;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;Diyeceğin bir şey var mı             baba&#8221; dedi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü             kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın<br />
utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle hakime yöneldi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;Askerliğimi, reisicumhur köşkünde             bahçevan olarak yaptım, o bahçenin görkemli görünümüyle büyümesi             için emeklerimi verdim&#8230; Fadimemi de orada tanıdım&#8230;Sedefleri             de&#8230; Ona en güzel çiçeklerden büketler verdim&#8230;O çiçeklerle             doludur bahçesi&#8230;Kokusuna taptığım perişan eder yüreğimi&#8230;İlk             Evlendiğimiz günlerin birinde boyun ağrısından onu hekime götürdüm&#8230;<br />
Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa boynundaki kireç sertleşir,<br />
kötüleşir dedi..Her gece uykusunu bölüp, uyansın, gezinsin             dedi&#8230; Hekimi<br />
pek dinlemedi, bizim hatun&#8230;lafım geçmedi&#8230; O günlerde tesadüf             bu çiçek<br />
kurudu&#8230;Ben ona gece sularsan geçer dedim..Adak dilettim&#8230;Her             gece onu uyandırdım. Ve onu seyrettim&#8230; O sevdiğim kadının             yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim&#8230;Her gece o çiçek             ben oldum&#8230;Sanki&#8230;Ona bu yüzden tapabilirdim&#8230;&#8221; dedi adam o             yaştaki bir adamdan beklenmeyecek<br />
ifadelerle&#8230;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;Her gece O yattıktan sonra             uyandım&#8230; Saksıdaki suyu boşalttım&#8230; Sedef gece sulanmayı             sevmez, hakim bey..Geçen gece de&#8230; Yaşlılık.. Ben de uyanamadım..             Uyandıramadım&#8230;Çiçek susuz kalırdı amma , kadınımın boynu             yine azabilirdi&#8230; Suçlandım..Sesimi çıkartamadım&#8230;&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">O an Mahkeme salonunda herşey             sustu&#8230;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS;">Ertesi sabah gazeteler &#8220;Sedef             susuz kaldı&#8221; diye yine yalnızca neticeyi<br />
haber yaptılar&#8230;</span></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/msndeki-virusleri-temizleme-yontemleri" rel="bookmark">Msndeki Virüsleri Temizleme Yöntemleri</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/erkekler-annesinden-niye-ayrilamaz" rel="bookmark">Erkekler Annesinden Niye Ayrılamaz</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bana-aski-anlat" rel="bookmark">Bana Aşkı Anlat</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/erkekler-sevmez-diyenler-okusun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternette aşk ve Sonucu</title>
		<link>http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:19:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[internette]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[msn]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sonucu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=252</guid>
		<description><![CDATA[
Saatlerdir             bilgisayarın başında oturuyordu, hala bekledigi mail gelmemişti.
Silkindi. Kac saat olmuştu bilgisayar başına oturalı? İki             saatten fazla olmuş, koskoca iki saat? Arkadaşları yemeğe davet        [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://www.kalem.biz/images/A%C5%9EK_0_2567.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p style="line-height: 150%;" align="left"><span lang="TR"><em><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: small;">Saatlerdir             bilgisayarın başında oturuyordu, hala bekledigi mail gelmemişti.<br />
Silkindi. Kac saat olmuştu bilgisayar başına oturalı? İki             saatten fazla olmuş, koskoca iki saat? Arkadaşları yemeğe davet             etmişti, Sinan sinemaya, oda arkadaşları ise fal partisine.. Hiçbirini             kabul etmemisti. Şimdi bu ücra internet cafede gelecek o maili             bekliyordu. Daha ne kadar sürecekti? Kimbilir belki bugün hesabına             bile girmemişti, girmeyecekti? Girse bile yazacağı daha önemli             insanlar vardı belki&#8230; Belki de onun ona<br />
önem verdigi gibi o ona önem vermiyordu? <span id="more-252"></span>Yok canım! O da en az             Sevgi kadar<br />
değer veriyordu Sevgi&#8217;ye, yazdiğı her mesajin karşılıgı             ertesi güne geliyor, hadi ertesi gün olmadı birkaç gün içinde             gecikmenin özürünü de içeren mail hesabında bekliyordu             Sevgi&#8217;yi. Aylar olmuştu yazışmaya başlayalı, bir kez bile             aksamamıştı mailler. Ta ki bu haftaya kadar. Hafta başından             beri tek bir satır gelmemişti ondan. Tuhaf! Oysa kendisi yazacak             bir şey bulamasa ki bu da ayda yılda bir olurdu !  forward             edilmis mesajlar gönderirdi, güzel sözler, fıkralar ya da ufacık             bir e-kart. Üçüncü gün dayanamamış, onu merak ettiğini söylediği             bir mail göndermişti: Heeeey, öldün mü kaldın mı? Haber             verseneeeee! diye şakalaşmıştı üstelik. Ses seda yoktu yine             karşı tarafta, beşinci gün iyiden iyiye meraklanır olmuştu,             hatta bir sapığın onun hesabına girip gelen mesajları ondan önce             okuyup sildiğini bile düşünmüştü. İyisi mi oturup bütün gün             bekleyecekti bilgisayar başında, hem icinde de bir şüphe             kalmayacaktı böylece. Bugün sekizinci gün de bitmişti. Yine en             ufak bir yazı bile gelmemişti. Unuttu beni diye geçirdi içinden.             Tabii, ne bekliyordun ki! diye kızdı kendi kendine. Alay etti bir             süre bu cocukluğuyla. Hiç görmediği, sadece yazılarıyla, şiirleriyle             tanıdığı biriydi karşıdakı ve hep öyle uzakta öyle bilinmez             kalacaktı. Ne bekliyordu ki? Kendisi de<br />
bilmiyordu. Hayalinde bu yazıları yazan kişiyi bir türlü             canlandıramıyordu. Ne<br />
zaman gözlerini kapasa sadece bir çift el görüyordu, klavyenin             tuşlarına dokunan güzel parmaklar&#8230; Bu elin kime ait olduğunu görmeye             çalışıyor didiniyor ama hayali bir anda dagılan sis gibi yok             oluyordu. Ertesi gün soluğu yine bilgisayar başında aldı.             Bekledi, bekledi. Birkac arkadaşından gelen mailleri yanıtladı             hemencecik. Aslında böyle beklemek fena da olmuyordu hani.Zaten             tatildeydi yapacak başka bir işi<br />
yoktu, arkadaşlarından çoğu eve dönmüştü kalanlar ise onu çağırsa             da o<br />
pek istemiyordu. Bu düşüncelere dalmışken yeni bir mesaj geldi.             Hayret adres pek yabancıydı ona.  Biraz tereddüt ettikten             sonra yüreği korku içinde açtı. Mail &#8220;Merhaba ben Akin&#8217;in             çok yakın arkadaşıyım. Kendisini trafik kazasında<br />
kaybettik, telefon defterinin arasında sizin mail adresinizi bulduk             ve haber vermeyi uygun gördük. Başımız sağolsun&#8221; diyor ve             devam ediyordu ama mailin devamı onu ilgilendirmiyordu artık.             Okuyacağını okumuştu zaten. Kaçıncı ölum haberiydi bu, bu kaçıncı             değer verdigi insandı yitip giden? Bazen bütün uğursuzluğun             kendinde olduğunu düşünüyordu. Sonra saçma geliyordu düşündükleri,             ama ne farkederdi ki işte<br />
çok sevdiği, her gün yazdıklarıyla onun gününe renk katan o             kişi artık yoktu. Kötü bir şaka olamaz mıydı? Ne yapacaktı             şimdi? Beklediği mail gelmiş miydi? Ne yani kalkıp gidecek ve             bir daha gelmeyecek miydi? Bir daha o güzel mesajları hiç göremeyecek             bir daha o elleri hayal edememenin üzüntüsüyle doğruldu. &#8221;             Cebinden size henüz yollamadığı, yollamak için doğum gününüzü             beklediği bir şiir bulduk. Tıpkı sahibine ulaşmamış bir             mektup gibi duruyordu oracıkta. Aşağıda onun sizin için yazdığı             son şiiri bulacaksınız.&#8221;<br />
</span></em></span></p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td width="68%" valign="middle"><span lang="TR"><em><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: small;"> <span style="color: #ff0000;"><br />
VAR MISIN?<br />
</span><span style="color: #000080;">Biliyorum şasıracaksın,<br />
Son sözler gibi gelecek kulağına,<br />
Yoo yanılmıyorsun , son sözler bunlar<br />
Bu uzaklığı kaldırmak için ortadan sadece bir ufacık bir             histik<br />
Sen bana ben sana iki satır laf iki misralık şiirdik,<br />
Bir gülücüktük, bir soru işareti,<br />
Oysa daha fazlasını istemek bencillik mi?<br />
Anla artık! sözler var ama satırlar yetersiz,<br />
Düşünceler var ama sayfalar yetersiz,<br />
Duygular var ama mısralar yetersiz,<br />
Anla artık, biliyorum bir sen var bir de ben ,<br />
Uzak uzak yerlerde ayrı ayrı şehirlerde<br />
Ama desem ki sana, biz demeye var mısın?<br />
Desem ki ne sen olsun ne de ben,<br />
Bir biz olalım Var mısın?<br />
</span><span style="color: #800080;"> Akın Yıldız<br />
</span></span></em></span></td>
<td width="32%" valign="middle"><img src="http://www.sevgidunyam.com/image/kalp.gif" border="0" alt="" width="200" height="100" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="line-height: 150%;" align="left"><span lang="TR"><em><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: small;">Şaşırmıştı, istemezdi etraftakilerin gözü önünde ağlasın.             Hiç adeti değildi ne de olsa. Oysa Akin hep &#8220;Nasıl             hissediyorsan öyle ol başkalarını boşver &#8221; derdi. İşte her             zamanki gibi yine dinlemişti onun sözünü. Demek o da ayni şeyleri             hissetmiş, o da artık bu uzaklığı kaldırmak istemişti. Doğum             günü geçmişti, hem de yine bilgisayar başında.Yeni bir yaşa             daha girmişti işte, yepyeni bir yaş, yepyeni umutlar, acılar, mutluluklar.             Her yas olgunlaştırırmış biraz daha insanı, belki de en cok bu             yaşa girdiğinde olgunlaştığını anlayacaktı yıllar sonra             arkasına dönüp baktığında kimbilir.<br />
Akin! Kahretsin, seni şimdiden özledim diyerek hıçkırıklara gömüldü.             Neden?<br />
sonra eli yanıta gitti. Akin&#8217;a gec kalmiş bir yanıttı             bu.<br />
Sadece tek bir sözcük yazdı:<br />
<span style="color: #800080;"> VARIM!</span></span></em></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/10-02-2010-atv-yayin-akisi" rel="bookmark">10.02.2010 Atv yayın akışı</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/dost-gibi-kalip-asik-olmak" rel="bookmark">Dost gibi kalıp aşık olmak</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/335-seni-seviyorum-omrum" rel="bookmark">Seni Seviyorum Ömrüm</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Maddiyat Değildir..</title>
		<link>http://www.vidicat.net/ask-maddiyat-degildir</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/ask-maddiyat-degildir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 19:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[hediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuzluktur]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=249</guid>
		<description><![CDATA[Tam bir dolar seksen yedi senti vardı. O kadar ne bir eksik, ne bir fazla. Della, paraları üç defa saydı. Bir dolar seksen yedi sent, o kadar. Halbuki ertesi gün yeni yıla adım atılacaktı. Della&#8217;nın evi, haftada sekiz dolara tutulmuş mobilyalı bir apartman. Tasvire değer bir hali yok. Tam bir fakirhane. Gözyaşları dindikten sonra Della [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://i35.tinypic.com/2zidd81.jpg" alt="" width="150" height="150" /><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Tam bir dolar seksen yedi senti vardı. O kadar ne bir eksik, ne bir fazla. Della, paraları üç defa saydı. Bir dolar seksen yedi sent, o kadar. Halbuki ertesi gün yeni yıla adım atılacaktı. Della&#8217;nın evi, haftada sekiz dolara tutulmuş mobilyalı bir apartman. Tasvire değer bir hali yok. Tam bir fakirhane. Gözyaşları dindikten sonra Della eline bir ponpon alarak yüzünü pudraladı pencerede durarak apartmanın o kasvetli arka avlusundaki parmaklıklar üzerinde yürüyen bulut renkli kediyi aptal aptal seyretti. Ertesi günü Yılbaşıydı ve kocası, sevgilisi Jim&#8217;e hediye alabileceği sadece bir dolar seksenyedi senti vardı.<span id="more-249"></span> Bu parayı da aylardır yavaş yavaş biriktirmişti . Halbuki şimdi hiçbirişe yaramadıklarını görebiliyordu. Sevgili Jim&#8217;ine güzel bir şey almak hususunda hülyalar kurarak birçok mesut anlar yaşamıştı. Pencereden uzaklaşarak kendini aynanın karşısına attı. Gözleri pırıl pırıl parlıyordu, ama yirmi saniye içerisinde rengi uçuvermişti. Saçlarını çözerek omuzlarının üzerine döktü. İftar ettikleri iki şeyleri vardı. Biri Jim&#8217;in büyükbabasından kalan altın saat, diğeri de Della&#8217;nın omuzları üzerine dökülen saçları. Della&#8217;nın saçları altın renkli bir çağlayan gibi parlayarak ve dalgalanarak dizlerine kadar döküldü ve elbise gibi vücudunu örttü. Bir aralık bir an durdu. Tereddüt eder gibi oldu. Yerdeki kırmızı tüyleri dökük halıya iki damla gözyaşı aktı. Della, gözlerinin yaşı kurumadan kapıdan fırladı. &#8220;MM. Sofronie. Her nevi saç levazımı &#8221; ibaresi taşıyanbir tabelanın önünde durdu. Bir hamlede içeri girdi. &#8220;Saçlarımı satın alır mısınız ? &#8221; diye sordu. Madam, saçları pişkin bir alıcı eliyle yokladıktan sonra &#8221; 20 dolar &#8221; dedi. Della, &#8220;Peki,derhal&#8221; cevabını verdi. Ondan sonraki iki saati pembe bir bulut üzerinde uçar gibi sevinçle nasıl geçirdiğini bilmiyordu. Jim için almak istediği hediyeyi bulmak için dükkanların altını üstünü getirdi. Nihayet bulabildi. Altın saat zinciri. Zincir, Jim&#8217;in o emsalsiz saatine layık derecede güzeldi. Eve gitti, saçlarına baktı. Jim&#8217;in bu hayalini beğenmesi için dua etti. Az sonra Jim kapıyı açıp içeri girdi. Gözlerini sevgilisine dikmiş sadece bakıyordu. Sonra, hediyesini uzattı. Della paketi açtığında, ipek gibi saçları için uzun zamandır beğenip alamadığı bir çift tarak gördü. Gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Kendisini toparladı, tatlı bir tebessümle Jim&#8217;e hediyesini uzattı. Jim, paketi açtığında saat zincirini gördü. Ama artık saati yoktu. Çünkü, Della&#8217;nın güzelim saçlarına çok beğendiği tarakları alabilmak için o da saatini satmıştı. Üzülmediler&#8230; çünkü önemli olan tek şey vardı sevgileri.. O da ne satılır nede satın alınabilirdi&#8230;..</strong></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/olumsuz-kirmizi-gullerin-aska-bakisi" rel="bookmark">Ölümsüz Kırmızı Güllerin Aşka Bakışı</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/ask-maddiyat-degildir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
