<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vidicat.Net Hayatın Anlamı &#187; aşkın</title>
	<atom:link href="http://www.vidicat.net/tag/askin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.vidicat.net</link>
	<description>Hayatı Anlayan Blog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 May 2011 07:54:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Gül ve Onun Kokusu</title>
		<link>http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 20:17:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[onun]]></category>
		<category><![CDATA[seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[turgutlu]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[


 Onlarla yıllar önce tanıştım. Bir bar veya diskotek yada gece kulübü, yani yemekten sonra dans edip, eğlenmeye, müzik dinlemeye gidilebilen bir yerde. Ben masalardan birinde, tek başıma vazonun içinde duruyordum. Canım sıkılıyordu aslında. Özel olarak bu iş için, evleri, barları, restoranları ve işyerlerini süslemek, insanlar tarafından sevdiklerine hediye edilmek üzere yetiştiriliyordum. Benim kaderimde de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://img.blogcu.com/uploads/1001resim_kadehte-gul-ask-resimleri.jpg" alt="" width="150" height="200" /><strong>Onlarla yıllar önce tanıştım. Bir bar veya diskotek yada gece kulübü, yani yemekten sonra dans edip, eğlenmeye, müzik dinlemeye gidilebilen bir yerde. Ben masalardan birinde, tek başıma vazonun içinde duruyordum. Canım sıkılıyordu aslında. Özel olarak bu iş için, evleri, barları, restoranları ve işyerlerini süslemek, insanlar tarafından sevdiklerine hediye edilmek üzere yetiştiriliyordum. Benim kaderimde de buraya satılmada vardı, sevdiklerimden ayrılmış, bu vazoya yerleştirilmiştim. <span id="more-270"></span>Can sıkıntısı içinde akibetimi bekliyordum daha ne kadar yasayacağımı bilmeden. Kimse benimle ilgilenmiyordu. O gelene kadar&#8230; Çok güzel bir kadındı. Simsiyah saçları, düzgün vücudu, sade elbisesi ve benim kadar kırmizi dudakları kadar yıldız gibi parlıyordu. Kapıdan içeri girer girmez gözüm takıldı. Onun elinde, saçında veya yakasında olmak isteğiyle dolup taştım birden. Boş masama otursunlar diye dua ettim. Yanında birileri vardı, etrafa bakıyorlardı. Bende bakındım ve kalbim çarpmaya başladı, benden başka boş masa yoktu, demek ki bana geleceklerdi. Yanılmamıştım. Oturur oturmaz beni fark etti. Tanrım ne güzel bir kırmızı gül diyerek önce beni seyretti, sonra yapraklarıma yumuşak elleriyle dokundu, daha sonra burnuna götürdü beni. Ben onun dokunuşları ve kokusuyla ürperirken oda benim kokuma bayılmıştı. Eline alıp, uzunca bir süre tuttu beni. Arada bir kokladı, kokumu içine çekti. Erkeklerden ikisi benim güzelle ilgileniyordu. Aralarında gizli bir rekabet vardı. İkisi de arkadaştılar, daha doğrusu iş ilişkileri vardı ama güzel kadın yüzünden birbirlerinden nefret ediyorlardı. Bir ara adamlardan esmer olanı dansa kaldırdı kadını. Beni yerime bırakıp eşlik etti adama. Uzaktan izledim onları, konuşmalarını duymuyordum ama anladığım kadarıyla tam anlamıyla asılıyordu. Benimkide gülümsüyor, arada bir başını eğiyor, bir şeyler söylüyor, çoğu zamanda bakışlarını adamdan kaçırıyordu. Sıkıldığını anlamıştım. Tam oturmuşlardı ki, sarışın olani kaldırdı dansa. Onu da kırmadı. Aşağı yukarı ayni şeyler cereyan etti. Ama bu adam daha kibardı ve sanırım ondan daha cok hoşlanmıştı. Derken&#8230; Derken o çıkageldi. Hiç beklemediğim, ummadığım bir anda masaya geldi. Diğerlerinin arkadaşıymış kadınla ilk kez tanışıyorlardı. Küçük bir merasimden sonra kadının yanına oturdu. Ben yine onun ellerindeydim&#8230; Birden kadının kulağına eğilip, &#8220;kırmızının sana çok yakıştığını biliyor musun?&#8221; dedi. Sesi çok ateşliydi. Doğrusunu isterseniz, ben bile etkilenmiştim. Gözlerini kaldırıp ona gülümsediği an bakışlarının son derece çarpıcı olduğunu gördüm. Benim ki daha etkilenmişti. İkimizde dikkatlice incelemeye başladık adamı. Kendini beğenmis bir havasi vardı. Yakışıklıydı Allah için, Şık ve iyi giyimli, ağzı laf yapan biriydi. Sık sık kulağına bir şeyler söylüyor, oda çapkına gülümsüyordu. Meğer oda benim gibi kapıdan içeri girdiği andan itibaren güzel kadını izlemiş. Birkaç dakika sonra iş isten geçmişti. Tahmin ettiğim şey gerçekleşti. Yukarılarda dolaşan Eros, ikisini görür görmez oklarını kalplerine sapladı. O andan itibaren yalnızca ikisi vardı orada. Birlikte dans ettiler, sarıldılar, konuştular&#8230; Bende mutluydum ama birazdan onların gideceğini düşünmek acı veriyordu. Daha goncaydım, en azından bir haftalık ömrüm vardı, ama bundan sonraki günlerimi burada, bu karanlık yerde geçirmek istemiyordum. Beni alırmıydı giderken? Yanında götürürmüydü? Ben bu duygularla doluyken kalkmakta olduklarını fark ettim. Tanrım gidiyordu! Gidiyorlardı. Adam geldikten sonra benimle hiç ilgilenmemişti. Beni unutmuştu. Ayağa kalktı, çantasını aldı, ceketini omuzlarına attı ve yavaş yavaş uzaklaştı masadan. Beni bırakarak&#8230; Kahrolmuştum. Bütün ümitlerim sona ermişti. Ona son bir kez veda etmek üzereyken, genc adamın masaya döndüğünü gördüm. Bir şey unutmuştu herhalde. Geldi bana uzandı. Yoksa&#8230; Beni aldı, önce kokladı, kokumu onun yaptığı gibi içine çekti ve onun yanına gitti&#8230; Gözlerinin içine bakarak &#8220;bütün bir gece çok hoş bir ikiliydiniz, onu yalnız mı bırakacaksın&#8221; diyerek beni uzattı. Daha önce biraz kıskanmıştım, ama o anda çok sevdim bu adamı. Sarılıp öpmek geldi içimden. O gece ve sonrası onlarla birlikte aşkı, mutluluğu, tutkuyu, ihtirasi yasadım. Çok büyük bir aşka tanık oldum. Ama korkuyordum. Hislerim bu aşkın uzun sürmeyeceğini söylüyordu. Evet çok seviyorlardı birbirlerini ama başka dünyaların insanıydılar&#8230; Her şeyleri farklıydı. Bu ilişki onları tüketecekti&#8230; Beni bir hafta boyunca vazoda baktı. Her gün suyumu değiştirdi, uzun yaşamam için vitaminlerle besledi beni. Her sabah yataktan kalkınca okşadı, sevdi, kokladı. Her akşam eve geldiğinde benimle ilgilendi. Yapraklarımın dökülmekte oldugunu fark edince kurumamamı, yapraklarımın dökülmemesini sagladı. ömrümü uzattı. Aradan yıllar geçmesine rağmen hala yaşıyordum. Hala onunla beraberim. Onun yatağının başucundayım. Ben onunlayım ama buluşmamızı sağlayan bizimle değil artık. Korktuğum başıma geldi. Bir yıl sürdü ilişkileri. Aşk dolu geceler yerini kavgalara bırakti. Hic istememe ragmen birbirlerini kirmalarina sahit oldum. Onunla birlikte bende ağladım. Her kavga, daha tutkulu bir barışmayla sonuçlanıyordu. Ama sonra bir gün gitti ve bir daha hiç aramadı&#8230; Ama o günden sonra her gün bir arkadaşım geldi evimize. Her gün kırmızı bir gül getirdi çiçekciler. Kimden geldiğine dair hiçbir not olmadı güllerin üzerinde. Ama oda bende kimin gönderdiğini biliyorduk. Aradan yıllar geçti, başkaları geldi gitti eve. Ama o hiç gelmedi. Gülü hep geldi. O da güllerin hiçbirini atmaya kıyamadı. Hepsini yaprakları dökülmeye basladıktan sonra kuruttu, yaprakları ufaladı, banyoda, odalarda sakladı. Saklamaya devam ediyor&#8230; Bu güzel kokulu evde ben öldüm bir gün ve&#8230; benimle birlikte o güzel kadın da öldü.<br />
Ama ev hala onun kokusuyla doluydu&#8230;</strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/benim-canim-sevgilim" rel="bookmark">Benim Canım Sevgilim...</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/kalbimin-sahibisin-ve-tek-kalacaksin" rel="bookmark">Kalbimin Sahibisin Ve Tek Kalacaksın.</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/serseriden-guzeline-hikaye" rel="bookmark">Serseriden Güzeline Hikaye</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkın Aydınlatamayacağı Karanlık Yoktur.</title>
		<link>http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur</link>
		<comments>http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 20:09:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlayamayacağı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[imkansız]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilinin]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://vidicat.net/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]  Otobüs yolcuları elinde beyaz bir baston taşıyan  								genç ve güzel kadının otobüse binişini içten  								gelen bi sempati ile izlediler. Basamakları  								geçti, boş olduğu söylenen koltuğu el yordamıyle  								buldu, oturdu, çantasını kucağına aldı.  								Bastonunu koltuğa yasladı. 34 yaşındaki susan,  								bir yıldır görmüyordu. Bir yanlış teşhis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 10px solid black; margin: 10px;" src="http://i42.tinypic.com/4htj14.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong><span style="font-family: Comic Sans MS; color: #0000ff;"> Otobüs yolcuları elinde beyaz bir baston taşıyan  								genç ve güzel kadının otobüse binişini içten  								gelen bi sempati ile izlediler. Basamakları  								geçti, boş olduğu söylenen koltuğu el yordamıyle  								buldu, oturdu, çantasını kucağına aldı.  								Bastonunu koltuğa yasladı. 34 yaşındaki susan,  								bir yıldır görmüyordu. Bir yanlış teşhis sonucu  								görmez olmuş, birden karanlık bir dünyanın içine  								düşmüştü. Öfke, kızgınlık kendine acıma..  								Hayatta tek dayanağı artık kocası Mark&#8217;tı. <span id="more-264"></span>Mark  								hava kuvvetlerinde subaydı.Susan&#8217;ı bütün  								kalbiyle seviyordu. Susan gözlerini kaybedince  								Mark karısının içine düştüğü umutsuzluğu hemen  								farketmişti. Ona yeniden güç kazanması,  								kaybettiği kendine güvene yeniden sahip olması  								için yardım etmeliydi.<br />
Susan gene kendi kendine yeterli olduğuna  								inanmalı, kimseye bağımlı olmadan  								yaşayabilmeliydi. Sonunda Susan&#8217;ı işine dönmeye  								ikna etti. Peki ama evden işe nasıl gidecekti?  								Genelde otobüsle giderdi. Ama şimdi kenti bir  								uçtan ötekine tek başına geçmekten korkuyordu.<br />
Mark her sabah onu arabası ile işe bırakayı  								önerdi. Kendi işi tam tam aksi yönde olduğu  								halde. İlk günler Susan kendini rahat hissetti  								Mark da &#8221; Görmüyorum, artık hiçbir işe yaramam &#8221;  								diyen karısını çalışmaya başlattığı için  								mutludu. Aa bir süre sonra Mark işlerin iyi  								gitmediğini farketti. Başkasına bağımlı yaşamın  								Susan&#8217;ı mutlu etmesi mümkün değildi. İşe eskiden  								olduğu gibi işe kendi başına otobüsle  								gitmeliydi. Ama Susan hala o kadar hassas ,o  								kadar kırılgan, o kadar öfkeliydi ki Ne  								yapabilirdi?<br />
&#8220;Otobüs&#8221; lafı ağzından çıkar çıkmaz Susan  								öfkeyle haykırdı.. &#8220;Nasıl yaparım ?  								Görmüyormusun ben körüm!! Nerde olduğumu nereden  								bilirim, nereye gittiğimi nasıl anlarım. Galiba  								sana ağır gelmeye başladım, beni başından atmaya  								çalışıyorsun..&#8221; Duydukları Mark&#8217;ın kalbini fena  								halde kırdı. Ama ne yapacağını biliyordu.<br />
&#8220;Her sabah ve her akşam otobüsü arabala takip  								edeceğim. Sen bu yolculuqu tek başına yapmaya  								hazır olana dek sürecek bu.&#8221; Tam iki hafta Mark,  								Susan&#8217;ın otobüsünün arkasından gitti İki hafta  								boyu karısına görme dışındaki duyularını nasıl  								kullanacağını anlattı. Özellikle duymanın pek  								çok sorunu çözececeğini izah etti. Kulakları ona  								nerede olduğunu söyleyebilirdi. Yeni yaşam  								tarzına alışmasına yardımcı olabilirdi. Otobüs  								şöförü ile ahbap olursa, herşey kolaylaşır,  								şöför hergün önde bir yer ayırırdı. Nihayet  								susan yolculuğa tek başına yapmaya hazır  								olduğunu hissetti . Pazartesi sabahı geldi  								Ayrılırken otobüsün geçici eskortu kocasına ,  								hayattaki büyük dostuna sarıldı . Gözleri yaşla  								doluydu Susan&#8217;ın . Kocasına öyle teşekkürle  								doluydu ki Onun sabrı, sadakati, desteği ve  								sevgisiyle umutsuzlık uçurumundan nasıl çıkmış,  								nasıl yeniden hayata dönmüştü..  								&#8220;Allahasımarladık &#8221; dedi kocasına ve uzun  								amandan beri ilk defa ters yönlerde yola  								çıktılar. Pazartesi ,Salı, Çarşamba.. Hergün  								mükemmel geçti Susan için. Kendini hiç bu kadar  								iyi hissetmemişti,yapıyordu, başarıyordu, tek  								başına başarıyordu. Kendi kendine gidip  								gelebiliyordu işte. Cuma sabahı, Susan her günkü  								gibi otobüse bindi, ofisinin karşısındaki  								durakta inerken bilet parasını uzattı şöföre.<br />
&#8220;Sizi kıskanıyorum bayan &#8221; dedi şöför. &#8220;Neyimi  								kıskanıyorsunuz benim &#8221; diye sordu şöföre. &#8221;  								Sizin kadar sevilmek, bu kadar şefkat ve  								sevgiyle korunmak çok hoş bir duygu olmalı  								bayan&#8221; dedi söför. &#8221; Nasıl yani&#8221; dedi Susan . &#8221;  								Bir haftadır, her sabah yakışıklı bir subay  								köşede duruyor ve siz otobüsten inene kadar  								izliyor. Yolu kazasız geçmenize bakıyor,  								ofisinize girene kadar oradan ayrılmıyor. Sonra  								size bir öpücük yolluyor, elini sallıyor ve  								yürüyüp gidiyor. Siz çok talihli bir kadınsınız  								bayan..&#8221; Mutluluk gözyaşları Susan&#8217;ın  								yanaklarından akmaya başladı. Ve birden  								hatırladı Mark&#8217;ı hiç görmüyordu ama bir haftadır  								yanında olduğunu hem de öyle kuvvatli  								hissediyordu ki. Talihli gerçekten çok talihli  								idi. Öyle bir armağan vermişti ki ona hayat,  								görmeden daha değerliydi . Bu armağanın  								varlığına inanması için görsi gerekmiyordu.<br />
</span><span style="font-family: Comic Sans MS;">&#8220;SEVGİNİN  								AYDINLATMAYACAĞI KARANLIK YOKTU ÇÜNKÜ&#8230;&#8221;</span></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.vidicat.net/gitarcinin-huzun-verici-ask-hikayesi" rel="bookmark">Gitarcının Hüzün Verici Aşk Hikayesi</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bitmeyen-sevgi-diye-buna-derim-ben" rel="bookmark">Bitmeyen Sevgi Diye buna derim ben</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/internette-ask-ve-sonucu" rel="bookmark">İnternette aşk ve Sonucu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/gul-ve-onun-kokusu" rel="bookmark">Gül ve Onun Kokusu</a></li><li><a href="http://www.vidicat.net/bebegin-kurtajda-hissetikleri" rel="bookmark">Bebeğin Kürtajda Hissetikleri :)</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vidicat.net/askin-aydinlatamayacagi-karanlik-yoktur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

